JE M’APPELLE ELISABETH

Jean-Pierre Améris, Je m’appelle Elisabeth / Benim Adım Elisabeth’te küçük bir kızın her şeyi göze alarak yalnızlıktan kurtuluşunu anlatıyor.

10 yaşındaki Elisabeth bir kır evinde yaşıyor. Başlangıçta ablası Agnes ona can yoldaşlığı ediyor, ama okula gitmek için evden ayrılınca, küçük kız neredeyse yapayalnız kalıyor. Annesiyle babasının evliliği mutlu olmaktan çok uzak. Babası, evin çok yakınındaki bir psikiyatri kliniğinde doktor, kendini işine vermiş. Annesi, evde durmamak için boyuna kendine şehirde işler icat ediyor. Bir hizmetçi var, o da sessiz, adeta sağır, basit bir kadın. Elisabeth’in, karanlık köşeler ve gölgelerle dolu eski, taş evde canı sıkılıyor. Civarda dolaşmayı seviyor gerçi ama, korktuğu şeyler var. Yakınlardaki perili şato gibi.
Jean-Pierre Améris’nin yönettiği, senaryosunu da Améris ile Guillaume Laurant’ın yazdıkları Benim Adım Elisabeth, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Fransa’nın kırsal kesiminde geçiyor. Yönetmen, küçük bir kızın yalnızlıktan kurtulmaya çalışmasını anlatmış. Hatta Elisabeth kendini o kadar yalnız hissediyor ki bir gün akıl hastanesinden kaçan Yvon’a rastlayınca, onu saklamaya karar veriyor. Yvon’un yalnızlığı, korkusu etkiliyor onu. Polis, tehlikeli olduğu söylenen hastayı ararken, küçük kızla genç adamın arasında bir bağ kuruluyor. Améris’nin filmi, 26. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde de gösterilmişti.