THE MONEY PIT
Tom Hanks’in çok yatkın olduğu komediyi bağrına bastığı yıllardan The Money Pit, aldıkları ev harabeden farksız çıkan çiftin hikâyesini anlatıyor.
Şairlerden tutun da sıradan fanilere kadar bütün insanlar, hayatta en az bir kere bir ev hayal eder. Ama, Walter Fielding (Tom Hanks) ile karısı Anna’nın (Cheers’den Shelley Long) ev arama nedenleri biraz farklı. Anna’nın eski kocası Max’ın (genç yaşta ölen Sovyet asıllı dansçı/aktör Alexander Godunov) Manhattan’daki evinde otururlarken adam onları evinden atınca, bulabildikleri tek yeri, çok düşük fiyata satılan bir kır evini satın alırlar. Tamire muhtaçtır tabii ama, ön kapı menteşelerinden kopup düşünce, Walter işin içinde iş olduğunu düşünmeye başlar. Tom Hanks, artık aktör olduğu kadar yapımcı. Büyük yatkınlık gösterdiği komediyi de eskiden olduğu gibi bağrına basmadığı söylenebilir. Oysa biz onu, Splash’in bir denizkızına âşık olan genç girişimcisi Allen Bauer olarak tanımıştık. Mesleğe 1980’de sinemayla, He Knows You’re Alone ile başlayan Hanks, dört yıllık TV tecrübesinin ardından Splash ile sinemaya dönmüştü. The Money Pit de iki yıl sonrasının yapımı zaten, aktörü çeyrek yüzyıl önceki haliyle izliyoruz.