|
Artık büyük şirketlerin CEO’ları bile internet günlükleri olan blog’larda marifetlerini anlatıyor. Şirketin ve kendisinin zaaflarını itiraf eden de var; blog’lar üzerinden haksız rekabet yapan da... İşte iş dünyasının en şeffaf CEO’ları...
DÜNYANIN küçülüp internete girmesi sonucu artık kişilerin, grupların, şirketlerin ve ülkelerin gizlisi saklısı kalmadı. Şirketler ve yatırımcıları için internet şeffaflığı ilk bakışta önemli bir çözüm gibi duruyor. Her şey net, açık, şeffaf ve demokratik. Şirketin hem web sitesi var, hem de blog’ları. Çalışanlar, müşteriler, yatırımcılar ve en önemlisi CEO; şirketin durumu, duruşu, ürünleri ve çalışması konusunda internette sürekli yazışıyor; düşünce ve öneri değişimi yapıyor. CEO’nun bir de özel blog’u var. Ayrıca CEO’nuzu kameradan ofisinde canlı olarak izleyebiliyorsunuz. Kameranın sesi kapalı, ancak CEO’nuz blog’undan internette siz yatırımcılara ve müşterilere sürekli bilgi aktarıyor:
“Şimdi ABC şirketini satın almak üzereyiz. Ayrıca üretimi yüzde 20 artıracak bir tesisat için D.A. adlı profesörle görüşeceğiz. Dört alt şirketi satmak zorundayız. En az 565 kişi işten çıkarılacak. Birazdan yönetim kurulumuz toplanacak ve Paraguay’daki fabrika için alacağımız arsayı görüşecek. Paraguay yatırımını iç medyaya yalanlıyoruz ama Paraguay basınına durumu anlattık. Yönetim kurulundan sonra yemeğe gideceğim. Doktorum sadece ızgara tavuk yememi istiyor. Aklını kaçırmış olmalı... Sonra da evi arayıp, ofiste çalışacağımı bildirip, sevgilime gideceğim. Yarın da spor ve ardından bir masaj çekmeli. Salonda Asyalı bir güzel işe yeni başlamış... Sabah olmadan Karayipler offshore hesaba para aktarmam gerekiyor, unutmadan... Z.B.’ye çiçek yollayıp önceki gece için teşekkür etmeli... Mali işlerden sorumlu başkan yardımcısına dikkat! Herif kuyumu kazmaya çalışıyor, biraz hakkında malzeme bulalım... Koçum be! Kendimle gurur duyuyorum...”
Bu kadar cesur itiraflar taşıyan CEO blog’u belki henüz ortaya çıkmadı ama, birkaç yüz CEO’nun blog’undan ve internetten seçme yaparak buna benzer bir derleme mümkün.
TÜM DÜNYA
BLOG’LARDA YAŞIYOR
2007 ilkbaharında dünya internet kültürü “Web 1.0” sürecini tamamlamış ve “Web 2.0”a adım atmış durumda. Web 1.0 temel, başlangıç interneti... Yani e-mail alıp verme, ekrandan haber okuma, Target.com web sitesine girip haftanın indirimli ürünlerine bakma ya da Amazon.com’dan kitap ısmarlama gibi işlemler... Web 2.0 ise bir sınıf yukarısı ve internetin kişisel ve kurumsal iletişim aracı olarak kullanılması. İşte blog denen internet hatıra defteri burada karşımıza çıkıyor.
Dünyadaki kişisel blog sayısı on milyonlarla ölçülüyor. Technorati.com günde 75 bin yeni blogun sisteme katıldığını ve sitede 70 milyondan fazla blog olduğunu bildiriyor. 300 milyon Amerikalıdan en az 32 milyonu blog okuyor. Bir başka sınıflamada, yılda 150 bin doların üzerinde kazanan Amerikalıların yüzde 76’sı blog okuyor, yüzde 24’ü blog yazıyor. Blog aynı zamanda yazanın sayfaya yerleştirdiği ve başka sitelere yollama yapan web linkleri, yazı, haber ve görüntü linkleri ile zenginleşiyor. Blog, yoğun trafiği olan bir kavşak gibi. Blog’un faziletlerini keşfeden Amerikan şirketlerinin sayısı en az 5 bin.
AÇALIM MI, AÇMAYALIM MI?
ABD’deki şeffaflık trendi, isteyerek ya da istemeyerek şirketleri daha açık olmaya zorluyor. Şirketler internet ve blog denen ürkütücü oluşumlarla üç şekilde mücadele ediyor...
Devamı CNBC-e Business Mayıs sayısında... |