“Sosyal güvenlik sistemi kendini 50 yıl sonra çevirebilir”
Hazine Müsteşarlığı koltuğunda en uzun süreyle oturan isim olma yolunda ilerleyen İbrahim Çanakcı, medyada sık sık görünmekten hoşlanan bürokratlardan biri değil. Uzun süreli sukunluğunu CNBC-e Business için bozdu...
Ahmet Ergen
Son beş yılda Türkiye, önemli bir büyüme süreci yakaladı... Bu sürecin sürdürülebilir olması için neler yapılıyor?
Büyümenin sürekli kılınması için makroekonomik istikrarın devamı, verimlilik ve uluslararası rekabet gücünün daha da artırılması kritik önemde. Makroekonomik istikrar için mali disiplin ve ihtiyatlı para politikası uygulaması sürdürülecek. Ekonomide, kamu politikalarından kaynaklanan belirsizlikler azaltılacak. Böylece özel sektörün uzun vadeli plan yapabileceği bir ortam oluşturulmasına devam edilecek. Ekonomide verimlilik ve rekabet gücünün artırılması içinse öncelikle iş ortamının daha da iyileştirilmesini, ekonomideki kayıtdışılığın azaltılmasını, finansal sistemin geliştirilmesini ve şirket birleşmelerinin desteklenmesini planlıyoruz.
Cari açıktaki artış, son dönemin en çok tartışılan konularından biri... Oranın yüksek çıkmasının nedenleri ne?
Birkaç önemli faktör var... Yükselen enerji fiyatları, özel sektörün yoğun yatırımları sonucu sermaye malı ithalatındaki yükseliş, son dönemlerde imalat sanayisi üretiminde yüksek ithal girdi kullanan sektörlerin hızla gelişmesi... Özellikle enerji fiyatlarındaki artışın cari açığa etkisi oldukça yüksek. Örneğin fiyatlarının 2002 yılı düzeyinde kaldığı varsayılırsa, 2006 itibariyle enerji fiyatlarındaki artışın yarattığı ek maliyet 17 milyar dolar seviyesinde. Cari açığın en önemli nedeni olan dış ticaret açığını azaltmak için de öncelikle ihracatın, katma değeri yüksek, bilgi yoğun ve ileri teknolojiye dayalı bir yapıya dönüşümü sağlanmalı. Yurt içi üretimin ithalata olan bağımlılığı azaltılmalı ve yatırım ortamı daha da iyileştirilerek doğrudan uluslararası yatırım girişinin sürmesi sağlanmalı.
Uluslararası yatırım girişi demişken... Türkiye’ye gelen yabancı sermaye miktarı artıyor. Fakat daha çok satın alma yoluyla... Uluslararası sermaye, sıfırdan yeni yatırımlara ne zaman başlayacak?
2006’da dünya genelindeki 1.3 milyar dolar tutarındaki uluslararası doğrudan yatırım girişinin yüzde 67’si satın alma ve birleşmelerden oluştu. Türkiye’de de dünyadakine benzer bir yapı gözleniyor. Yüksek miktarda uluslararası doğrudan yatırım girişi sağlayan ülkelerin deneyimlerine bakın. Artışların özellikle finans sektörü ve altyapı yatırımlarındaki büyük ölçekli satın alma ve birleşmelerle başladığını görürsünüz. Ama bu girişler, daha sonra diğer sektörlerdeki sıfırdan yatırımlar ve satın almalarla devam ediyor. Önümüzdeki yıllarda hem yeni yatırımlarda, hem de satın alma sonrası genişleme yatırımlarında artış bekliyoruz.
Kamu Net Borç Stoku’nun GSMH’ye oranındaki düşüşünü yeterli buluyor musunuz? Önümüzdeki yıllar için borç stoğu hedefleriniz ne?
Kamu Net Borç Stoku’nun GSMH’ye oranının 2007 sonunda yüzde 40’ın altına inmesini bekliyoruz. Benzer şekilde, 2001’de yüzde 104.4 olan AB tanımlı genel yönetim borç stokunun GSYİH’ye oranının da 2007 sonunda Maastricht kriteri seviyesinin, yani yüzde 60’ın altına gerileyeceğini öngörüyoruz. Ancak kredi notumuzun yatırım yapılabilir seviye olan BBB düzeyine çıkabilmesi için borç stokumuzun GSMH’ye oranı daha da düşmeli. 2012 sonunda Kamu Net Borç Stoku’nun GSYİH’ye oranının yüzde 25, AB tanımlı borç yükünün ise yüzde 40’a düşmesini hedefliyoruz.
Devamı CNBC-e Business’ın Ocak sayısında |