Adınız
 
  Soyadınız
 
  E-posta Adresiniz
 
   
 
   
DENİZBANK GENEL MÜDÜRÜ HAKAN ATEŞ
 

DENİZBANK GENEL  MÜDÜRÜ HAKAN ATEŞ

Büyüme ve kârlılıklarını olağanüstü artıran bankalar, tüm sermaye piyasalarının öncüsü oldular. 2008’in ise farklı bir yıl olacağı artık aşikar. Peki bu yıl ülke ekonomisi ve bankalar için nasıl olacak? Sektörün altıncı büyüğü Denizbank’ın genel müdürü, ekonominin geleceği ve sektörle ilgili görüşlerini anlattı.

Benel Hızarcı

2007 bankalar için kârlı bir yıl oldu. Ancak bankaların gelirlerini, iştirak satışı gibi faktörlerin desteğiyle olağanüstü artırarak bu rakamlara ulaştığını görüyoruz. Bu rakamları dışarıda tutunca durum nasıldı?
2007, 2000 global krizi ve 2001 finansal krizinden sonra gelen ardışık büyüme yıllarının zirvesi ve sonuncusuydu. Bankacılık ise tüm sermaye piyasalarının dinamosu oldu. Bunun nedeni, hem yabancı yatırımcıların ellerinde bulundurdukları hisselerin üçte ikisinin banka hissesi olması, hem de bankaların piyasa büyüklüğünün İMKB’nin toplam piyasa değeri içinde yüksek olması. Özvarlık getirilerinin, aktif getirilerin arttığı, verimlilik anlamında gider gelir rasyolarının iyileştiği, özellikle kredi kartlarında problemli kredilerin azaldığı, sermaye yeterliliğinde de yüzde 19 gibi bir rasyoya ulaşılan çok verimli bir yıl oldu 2007. Aktifler YTL değerlendiği halde büyüdü. Bir de herkesin bu yıl için beklediği kuru görseydik, dövizli aktiflerimizin YTL karşılığı daha da yüksek olabilirdi. Buna rağmen aktifler yüzde 25-30 büyüyerek hedefleri aştı. İştirak satışlarını bir yana bıraksak bile bankacılık için ortalamanın üzerinde kârlı bir yıl yaşadık.

2007 ardışık büyüme yıllarının sonuncusuydu dediniz. 2008 beklentilerinizin pek iyimser olmadığı anlamına mı geliyor bu?
2007’de bankaların bilanço büyümesi büyük proje finansmanının yanı sıra bireysel krediler, KOBİ kredileri, tarım kredileri ve konut kredileri gibi küçük ve orta ölçekli bireysel kredilerin ağırlığıyla oldu. Tüketici kredisi tarafındaki 85 milyar dolar bize geçen yıllara göre yüksek gibi görünüyor ancak GSMH’ye oranı hâlâ AB standartlarının çok altında. Artık enflasyon ve reel faizler geçmiş yıllardaki kadar yüksek değil. Dolayısıyla önümüzü daha iyi görerek uzun vadeli kredi verebilir olduk. Burada pazarın gidebileceği daha çok yol var. Bu nedenle büyüme 2008 ve sonraki yıllarda da devam edecek. Enflasyona ve faizlere baktığımız zaman... Reel faizi bu kadar yüksek tutmak enflasyona yaramadığı gibi, ekonomiyi de aşındırmaya başladı. Bu nedenle faizlerde bir düşüş mutlaka olacak. Bankalar da aktiflerinin vadesi, pasiflerinden daha uzun olduğu için faizlerin düştüğü bu ortamda para kazanacaklar. Kâr marjları, faiz düşüşü mevduat maliyetlerine yansıdığı ölçüde yine yüksek olacak.

Ne kadar bir düşüş öngörüyorsunuz faizlerde?
Türkiye ekonomisi 1-1.5 yıllık bir süreçte 150-225 baz puan arası faiz indirimini hazmeder. Ben faizlerin 2006 Mayıs-Haziran dalgalanması öncesindeki yüzde 13.5 - 14 bandına kadar gerileyeceğini düşünüyorum. Ama milyar dolarlık soru, Merkez Bankası'nın bunu her ay düzenli olarak mı düşüreceği, yoksa küresel dalgalanmanın yatışmasını mı bekleyeceği? Çünkü yüksek faizin bizi dış dalgalardan koruduğu gerçeğini de göz ardı etmemek lazım. Fed, resesyon riskini  enflasyon riskinden daha yüksek görerek faizleri hızla indirebilir ama enflasyonun hedeflenenin iki katı geldiği bir ortamda Merkez Bankası’nın faiz silahını hemen bırakmasını bekleyemeyiz.

“AYNI YOL AYRIMINDAYIZ
BÜYÜME Mİ ENFLASYON MU?”
Ama sanayi üretim rakamları, 23 aydan sonra ilk kez Aralık’ta düşüşe işaret etti. Bu durum Merkez Bankası’nın politikasını etkiler mi?
Elbette her hükümet ekonomiyi büyütmek ister. Ama merkez bankaları da paranın istikrarını düşünür. Kuvvetler ayrılığı prensibi burada ortaya çıkıyor. Türkiye’yi tek başına değil dünyayla birlikte değerlendirmek lazım. ABD’de ciddi bir resesyon tehlikesi var. Dünya daralırken sizin bundan etkilenmemeniz mümkün değil. Para politikasıyla ekonomiyi çok sıkarsanız dünyadan daha fazla daralırsınız. Bir miktar yapıcı enflasyona razı olup ekonomiye yol mu vereceksiniz, yoksa tamamen enflasyonla mücadeleye mi odaklanacaksınız? Buradaki önceliği iyi belirlemek lazım. Ama şunu da unutmamalı, Türkiye ekonomisinin daralmalardaki reaksiyonları çok daha sert oluyor.

Devamı CNBC-e Business’ın Mart sayısında...

 
Hemen üye olmak için tıklayınız.
 
     


 
Mahfi Egilmez
  Mahfi
Eğilmez
   
   
 

 

© 2006-2010 Doğuş İletişim

Doğuş Yayın Grubu Dergileri: National Geographic Türkiye | National Geographic Kids | CNBC-e Business | Motor Boat & Yachting | Robb Report | Billboard Türkiye