Özel sektörün fark yaratma peşinde koştuğu medya dünyasında TRT de ‘‘altın dönem”ine dönüş çabasında. Genel Müdür İbrahim Şahin, yeni radyo ve TV kanalları ile farklı yayın formatlarının yakında hayat bulacağını söylüyor.
Özgür Taşpınar
1990’DA ilk özel televizyon kanalı Magic Box Star 1’in kurulmasının ardından başlayan süreçte yavaş yavaş hayatımızdaki ağırlığını kaybeden TRT, sert rekabetin yaşandığı yayıncılık dünyasında atağa hazırlanıyor. “Hayat çok hızlı. Değişimden kaçmak imkansız” sözleriyle yeni dönem stratejilerinin ipuçlarını veren TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, ajandalarında çocuklar için bir televizyon kanalı projesinin bulunduğunu ayrıca yine değişik formatlardaki kanallar üzerinde çalıştıklarını söylüyor. Değişikliklerin sadece televizyonla sınırlı kalmayacağını ifade eden İbrahim Şahin, radyolar cephesinde de önemli atılımlar içinde olacaklarını ifade ediyor. Yeni bir haber radyosu ve Marmara Bölgesi’ne yönelik popüler bir kanal üzerinde çalıştıklarını kaydeden Şahin, nihai hedeflerini ise, “Amacımız Türkiye’de kaliteli ve izlenir bir kanal olduktan sonra “TRT INT” ve “TRT Türk” önderliğinde dünyaya açılmak. Bugün İngiliz kamu kuruluşu BBC’yi bütün dünya izliyorsa TRT’miz de izlenmeli” sözleriyle açıklıyor. Yeni TRT Yasası’nın 8 bin kişinin mesai yaptığı dev kurumun çehresini ve sistemini kökünden değiştireceğini kaydeden İbrahim Şahin, “hantallığımızı bu sayede atacağız” diyerek de kurumun mevcut yapısının verimsizliğini ortaya koymaktan çekinmiyor. İşte, Genel Müdür İbrahim Şahin’in ağzından kabuk değiştiren TRT’nin öyküsü ve gelecek stratejileri...
Yayıncılıkta rekabet kızışıyor. TRT, özel kanallar ile yarışabilmek için ne gibi adımlar atmaya hazırlanıyor? Yeni projeleriniz var mı?
TRT’nin tek amacı popüler programlarla Türkiye’de en çok izlenen kanal olmak değil; güven verebilmek, kaliteyi yansıtabilmek ve dünyaya açılabilmektir. Her şeyden önce TRT’yi tanımlamak gerekiyor. TRT’nin sahibi kim? TRT kime yayın yapar? TRT’nin misyonu nedir? Bu soruları cevapladıktan sonra elbette ki rekabete açığız. Bizim TRT yayınlarında ulaşmak istediğimiz bir seviye var. Bu seviyeyi yakaladıktan sonra da izlenirliğimizi artırmak istiyoruz. İşte bu noktada özel kanallarla rekabet ortaya çıkıyor. Rekabet, motivasyon ve başarı getirir. Ancak TRT, kamu yararını önceliğine aldığı için rekabet için her yöntemi deneyemez.
Kurumsal eksikliklerimizi tamamlıyoruz. Çıkaracağımız yeni yasa ile çalışanlarımızdan daha çok verim alacağız. Hantallığımızı atacağız ve daha hızlı karar alan daha esnek bir çalışma biçimimiz olacak. Yine TRT benzeri kamu yayıncılığı yapan dünya televizyonlarını inceliyoruz. Yayın sektörünün duayenlerinden ve bilim adamlarından görüş alıyoruz. Geçmişte yapılan yanlışları telafi edip yeni hedefler belirledik.
İzlenirliğimiz son aylarda ciddi biçimde arttı. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Resmi veriler ve çevreden aldığımız tepkiler çok olumlu. Tabi şunu söylemek zorundayım; Evet biz Türkiye’nin en çok izlenen kanallarından birisi olacağız. Asla ilkelerimizden taviz vermeyeceğiz. TRT sadece bir yayın kuruluşu değildir; aynı zamanda bir misyon kuruluşudur. Amacımız Türkiye’de kaliteli ve izlenir bir kanal olduktan sonra “TRT INT” ve “TRT Türk” önderliğinde dünyaya açılmak. Bugün İngiliz kamu kuruluşu BBC’yi bütün dünya izliyorsa bizim TRT’mizi de izlemeli. Küreselleşen dünyada kültürel etkilere verilebilecek en iyi cevap; “sizin de karşı tarafa iletebilecek bir mesajınızın olması”dır.
Yeni kanallar veya yeni formatlar gündemde mi?
Elbette ki gündemde. Hayat çok hızlı. Değişimden kaçmak imkansız. TRT’de her yeni gün, yeniliğe açılan gün demek. Çocuklar için bir televizyon kanalı kurmak istiyoruz. Yine değişik kanallar üzerinde çalışıyoruz. Yeni format konusuna gelince. Son aylardaki TRT yayınlarını incelerseniz kabuğunu kırmak isteyen bir yayın anlayışını fark edeceksiniz. Elbette ki yeni formatlar olacak.
Devamı CNBC-e Business’ın Haziran sayısında... |