Adınız
 
  Soyadınız
 
  E-posta Adresiniz
 
   
 
   
Kutsal ekonomi
 

Kutsal ekonomi

Ali Babacan, Türkiye’de Müslümanların da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşadığı görüşünde. Peki bütçeden Diyanet’e ayrılan pay ne durumda? Hiçbir Avrupa ülkesi din işlerine Türkiye kadar bütçe ayırmıyor.

Burak Mavi

DIŞİŞLERİ Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi Üyelerine Türkiye'de sadece gayrimüslim azınlıkların değil, Müslüman çoğunluğun da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşadığını söyledi. Babacan, bu çıkışıyla bir yerde sistemi eleştirdi ancak devlet Müslümanların dini özgürlüklerini yaşayabilmesi için oldukça büyük bir ekonomik yükün altına girmiş durumda.
Türkiye’de son 10 yılda (1999-2008) Diyanet İşleri Başkanlığı’na 7.2 milyar doların üzerinde kaynak aktarıldı. Sadece bu yıl ayrılan bütçe 2 milyar YTL’ye yakın. Bütçenin birimler arasındaki dağılımına bakıldığında Diyanet’e ayrılan kaynak, Cumhurbaşkanlığı’nın 36, Meclis Başkanlığı ve MİT’in yaklaşık 5 katı, Başbakanlık bütçesinden ise yaklaşık yüzde 20 daha fazla. Aynı zamanda Milli Savunma Bakanlığı’na ayrılan bütçenin yüzde 15’ine, Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılanın yüzde 8.7’sine ve Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 18.5’ine denk geliyor.

80 BİN CAMİNİN GİDERLERİ
Aslında Diyanet bütçesinin yüksekliği cami sayısının fazlalığından kaynaklanıyor. Çünkü bütçenin neredeyse tamamına yakını personel maaşları ve SSK primlerinin ödenmesinde kullanılıyor. Türkiye’de 79 bin 96 adet cami var. Bu camilerin 47 bin 553’ü köylerde bulunuyor. Her şeyden önce bu kadar cami yapabilmek tamamen ekonomik bir temel gerektiriyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tüm bu camilere gereken din görevlisi ihtiyacına karşılık verebilmek için 84 bin 195 personel istihdam ediyor. Milli Emlak 2007 yılı faaliyet raporuna göre Diyanet İşleri Başkanlığı’nın personeline ait 550 lojman bulunuyor.
Yaklaşık 80 bin caminin aydınlatması bile başlı başına bir maliyet. 2003 başına kadar (yaklaşık 19 yıldır) camilerden elektrik parası alınmıyordu. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2004 yılında yaptığı 15 aylık araştırma sonucu 75 bin 941 caminin elektrik borcunun yaklaşık 50 milyon YTL olduğu ortaya çıktı. Bir caminin aylık elektrik masrafı ortalama 43 YTL civarında. Elektrik zammını dikkate almazsak Türkiye’deki bütün camilerin yıllık elektrik masrafının 42 milyon YTL civarında olduğunu söyleyebiliriz.
Dine aktarılan kaynak sadece Diyanet bütçesiyle sınırlı değil... Devlet Müslüman çoğunluğun din eğitimi ihtiyacının karşılanması için çok da görünmeyen bir başka ekonomik yükün altına giriyor. Anayasa’nın 24’üncü maddesi, ilk ve orta öğretim kurumlarında din ve ahlak eğitiminin devletin gözetimi altında yapılacağını, bunun dışındaki din eğitiminin isteğe bağlı olacağını düzenliyor. Milli Eğitim Bakanlığı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi eğitimi için sadece son beş yılda 9 bin 589 ilave öğretmen atadı. Tek başına bu 9 bin 589 öğretmenin bir yıllık maaşının devlete maliyeti 115 milyon YTL’yi geçiyor.

İMAM HATİPLİYE 46 KAT FAZLA ÖDENEK
Diğer yandan din eğitimini derinleştirmek isteyenlerin tercih ettiği İmam Hatip Liseleri’ne de giderek artan miktarlarda ödenek ayrılıyor. 2007 yılında Milli Eğitim Bakanlığı, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne bağlı 120 bin 688 öğrencinin eğitim gördüğü 455 İmam Hatip ve Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne 21 milyon 360 bin 969 YTL ödenek ayırdı. Bu ödenek toplam 2 bin 839 Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor lisesi ile burada eğitim gören 1 milyon 728 bin 346 öğrenciye aktarılan bütçenin neredeyse yarısı. Milli Eğitim Bakanlığı bir düz lise öğrencisine yılda 66 YTL, bir İmam Hatip Lisesi öğrencisine ise 3 bin 32 YTL (yaklaşık 46 katı) ödenek ayırıyor.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 2007 yılı itibariyle Türkiye’de 15-19 yaş grubuna dahil 6 milyon 157 bin kişi var. Bu da gösteriyor ki 2007 yılında her 51 kişiden biri İmam Hatip Lisesi’nde eğitim almayı tercih etmiş.

224 KİŞİDEN BİRİ KURSA GİDİYOR
Bunun haricinde bir de Kur’an kursu ihtiyacı söz konusu. İLEMOD (İl Envanteri Modernizasyonu) verilerine göre, 2007 yılında Türkiye’de 9 bin 643 eğitmen, 6 bin 770 Kur’an kursunda eğitim verdi. Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre 2006-2007 sezonunda Kur’an kursuna giden öğrenci sayısı ise 232 bin civarında. 156 bin kişi kursu bitirmiş. Kursu bitirenlerin 50 bine yakını 15-17, 35 bini 18-22, 48 bini 23-44, geri kalanı 45 ve üstü yaş grubunda. Kur’an kurslarına başlama yaşı 15, bu durumda şöyle bir manzara çıkıyor ortaya: Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre, 2007 yılı itibariyle Türkiye’de 15 ve üstü yaş grubuna dahil yaklaşık 52 milyon kişi var. Buna göre 2007 yılında Türkiye genelinde 15 ve üstü yaş grubuna ait her 224 kişiden birinin Kur’an kursuna gittiği ortaya çıkıyor.
Buna ek olarak işin bir de yüksek öğrenim kısmı var. YÖK’ün 2007 faaliyet raporuna göre 2006-2007 öğretim döneminde lisans eğitimi alanların sayısı 937 bin civarında. İlahiyat Fakülteleri’nde okuyan öğrenci sayısı ise 820. Yani lisans eğitimi gören her 1143 öğrenciden birisi ilahiyat eğitimi alıyor. 

Devamı CNBC-e Business’ın Temmuz sayısında.

 
Hemen üye olmak için tıklayınız.
 
     


 
Mahfi Egilmez
  Mahfi
Eğilmez
   
   
 

 

© 2006-2010 Doğuş İletişim

Doğuş Yayın Grubu Dergileri: National Geographic Türkiye | National Geographic Kids | CNBC-e Business | Motor Boat & Yachting | Robb Report | Billboard Türkiye