Adınız
 
  Soyadınız
 
  E-posta Adresiniz
 
   
 
   
İLK AZAR İLK ÖVGÜ
 

İLK AZAR  İLK ÖVGÜ

Yöneticinizden ilk övgüyü aldığınızda ne kadar mutlu olduğunuzu, ilk azarı işittiğinizde ise dünyanın nasıl başınıza yıkıldığını hatırlıyor musunuz? İş dünyasının deneyimli isimleri hatırlıyor. Aldıkları ilk övgüleri gururla, uyarıları ise dürüstçe anlatıyorlar...

Cüneyt Türktan AVEA CEO’SU
“Tabloları müdürün istediği gibi hazırlayamadım ve...”
Türkiye’de övgü, anında gelmiyor. Zaman geçtikçe alıyorsunuz. Yapılan işlerin bütününe bakıldığında, eski yaptığınız işler bir bakıyorsunuz zamanla övgüye dönüşüyor. Bu yüzden olsa gerek ilk aldığım övgüyü tam olarak hatırlayamıyorum...
Türkiye’de hiçbir zaman direkt uyarı alışkanlığı yoktur. Çünkü performansa dayalı değerlendirme olmadığı için böyle bir sistem gelişmemiştir. Ama yurt dışında böyle değil.
Örneğin ABD’de performans değerlendirmesi sistemi ile olumlu ya da olumsuz uyarılar alırsınız. Amerika’da denetim alanında çalışırken hazırladığımız tabloların daha düzgün yazılması, daha okunaklı olması için müdürümden uyarı almıştım. “Kenar köşelere sıkıştırma, tek bir sayfada yazma. Tablolardaki bilgileri birden fazla sayfaya yaymalısın” demişti bana. Bunun ileride çok yararını gördüm.

Mustafa Boydak BOYDAK HOLDİNG YÖN. KUR. BŞK. VEKİLİ
“Öngörümle kâr ettirdim ve...”
Kablo üretiminde kullanılan polietilen LDPE kodlu ürün için bir dönem siparişlerimizi partiler halinde verirdik. 1991’de fiyatlar bir ara çok aşağıya indi. Gördüm ki Petkim’in normal LDPE fiyatlarının da bayağı altına inmiş. Finansal gücümüz yeterli olmamasına rağmen beş partilik LDPE almaya yönetim kurulu başkanımızı ikna etmiştim. Kısa süre sonra fiyatlar iki kat yükseldi. Bu öngörümden dolayı destek almış ve güvenilir bir yönetici olarak anılmaya başlamıştım.
İlk uyarımı 90’ların başında Hes Kablo’da yöneticiyken o zaman ki genel müdürümüzden aldım. Bir kamu kurumuna teslim edeceğimiz kabloların üretimini tamamlayamadığımız için teslimat gecikti. Dolayısıyla kabule gelen heyete ürünlerin tamamını arz edemedik. Ödeme programına da faturanın tam olarak girmesi gerekiyordu. Daha az ürün teslimatı planlamalıydım, ancak gençlik heyecanından dolayı, yaşanabilecek olumsuzlukları hesaba katmamıştım.

Hakan Serim MCDONALD’S TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ
“Görevi verdim ama takibini yapmadım ve...”
1987 yılıydı. McDonald’s, Türkiye’de bir senedir faaliyet gösteriyordu. Ben de ilk açılan Taksim restoranının müdürüydüm. Restoran Avrupa bölgesinde satış rekorları kırıyordu. Yurt dışındaki merkezden Taksim restoranının gösterdiği performanstan ötürü “Üstün Başarı Gösteren Restoran Müdürü” plaketi verdiler. Genel müdürümüz, bana plaketi övgü dolu sözlerle takdim etti. Çok gurur duymuştum. Ayrıca, elime bir araba anahtarı uzattılar ve bundan sonra şirket arabası olarak kullanabileceğimi söylediler. Karşımda o zamanın en popüler arabalarından olan Kartal Station’ı görünce gerçekten şok olmuştum.
Restoran müdürü olduğum dönemde, “planlı bakım takvimi”ne göre bir makinenin bakımıyla ilgili olarak bana bağlı müdürlerden birine görev verdim ve o gün içinde tamamlanmasını istedim. Ertesi gün bu ekipmana bağlı bir arıza çıktı ve bundan dolayı bir süre içecek satamadık. Ve sonuçta benim istediğim bakımın yapılmadığı ortaya çıktı. Ancak genel müdürümüz, toplantıda birinci sorumlu olarak bana iyi bir fırça çekti. Durumu izah ettiğimde de, “Görev verilir ama sorumluluk devredilemez ve takip şarttır” dedi. O günden beri kime ne görev verirsem, sonuna kadar sorumluluğu üstlenir ve takibini yaparım.

Devamı CNBC-e Business’ın Eylül sayısında

 
Hemen üye olmak için tıklayınız.
 
     


 
Mahfi Egilmez
  Mahfi
Eğilmez
   
   
 

 

© 2006-2010 Doğuş İletişim

Doğuş Yayın Grubu Dergileri: National Geographic Türkiye | National Geographic Kids | CNBC-e Business | Motor Boat & Yachting | Robb Report | Billboard Türkiye