Adınız
 
  Soyadınız
 
  E-posta Adresiniz
 
   
 
   
AZRAİL’İN UZAK DURDUĞU TERSANELER
 

AZRAİL’İN  UZAK DURDUĞU TERSANELER

Tuzla’nın adı ölümle anılır oldu. Cehalet, vurdumduymazlık 100’den fazla işçinin ölümüyle sonuçlandı. Oysa Tuzla ve komşusu KOSBAŞ’ta ölüm bir yana, kaza bile yaşanmayan tersaneler de var. İşte güvenlik için özel kadro kuran, işçilerini sürekli eğiten, sınavlara tabi tutan tersaneler...

ASLINDA, 1960’lı yıllarda planlanmasına rağmen Tuzla’nın tersaneler bölgesi haline gelmesi son 10 yıl içinde gerçekleşti. Bölge özel sektör tersaneciliğine açıldıktan sonra hızla gelişme gösterdi. Bu tersaneler her tip ve boyutta üretim yapıp dünya çapında tanınırlığa kavuştular. Gemi yapımcılığı bir anda Türkiye’nin ana sektörlerinden biri haline geldi. Hatta Türkiye 2003 yılından itibaren “gemi ve suda yüzen taşıtlar” faslında dış ticaret fazlası vermeye başladı. Yani ülke o güne kadar net ithalatçı olduğu bir alanda net ihracatçı pozisyonuna yükseldi. Bundan tam 10 yıl önce, yani 1998 yılında ise 150 milyon dolara yakın bir ihracat gerçekleştiren sektör geçtiğimiz yıl 1.8 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmıştı. Bu yılın sadece ilk altı aylık döneminde de 1.4 milyar dolara yakın bir ihracat rakamı gerçekleştirdi.
Gemi Mühendisleri Odası Eski Başkanı Sacit Demir, 2004 yılında gemi inşa alanında dünyada 23’üncü sırada bulunan Türkiye’nin bugün sekizinciliğe yükseldiğini söylüyor. Demir, sektörle ilgili şunları kaydediyor: “Adet bazında dünyada yapılan her 100 gemiden 23’ünü biz yapıyoruz. Ancak gemilerin taşıma kapasiteleri bazında dünyada yüzde 1’den aşağıda, yani yüzde 0.8 paya sahibiz. Ekonomik olarak değer biçersek, denizcilik pastası dünyada 300 milyar dolar. Biz yüzde 1.5’ine sahip bir ülke olarak 300 milyarın 4.5 milyar dolarlık bölümüne hakimiz. Bu arada Türkiye’deki tersaneler her geçen gün, daha yüksek tonajlı gemiler inşa ediyor. Örneğin şu anda 180 bin tonluk gemiler yapılıyor.”
Ancak sokaktaki insan, Türkiye’nin gemi inşa sanayisinde gösterdiği bu hızlı gelişmeyi kötü haberler eşliğinde öğrenebildi: Bu tersanelerden, birbiri ardına gelen ölümlü iş kazası haberleriyle...
Son sekiz yılda 100’den fazla ölümlü kaza meydana geldi Tuzla tersaneler bölgesinde... Bu derece yüksek sayıda bir kayıp karşısında Meclis’te bir araştırma komisyonu kuruldu. Komisyonun Tuzla Raporu’nda son sekiz yıldaki iş kazalarında yaşanan ölümler şöyle sınıflandırılıyordu: “Yüzde 34 yüksekten düşme, yüzde 16.6 elektrik çarpması, yüzde 16.5 fırlayan malzeme çarpması veya düşmesi, yüzde 33 de patlama, sıkışma ve diğer nedenler...”
Ölümlerle ilgili akla gelen “Neden Tuzla” sorusunun yanıtı ise çok açık; ülkedeki tersanelerin yüzde 52’si ile gemi inşa çalışanlarının yüzde 75’i Tuzla’da... Türkiye’nin gemi ve büyük yat ihracatının yüzde 80’i de yine Tuzla’dan yapılıyor. 2002’de tüm Türkiye’de 37 olan tersane sayısı 2007 ve 2008’e gelindiğinde 100’e yaklaşıyor. Tesis sayısındaki bu artışa karşılık tersanelerde çalışacak eğitimli işçi sayısı ise yok denecek kadar az. Bunları yetiştirecek okullar ve eğitim kurumları ise hiç yok. Ama bu korkutucu veriler, Türkiye’deki ve Tuzla’daki bütün tersaneler için geçerli değil. Tuzla ve Kocaeli Serbest Bölgesi KOSBAŞ’ta ölümün  giremediği pek çok tersane de var. Bunlar işçilerini eğitiyor ve her türlü güvenlik önlemini alıyor. İşte bunlardan bazıları...

Devamı CNBC-e Business’ın Eylül sayısında

 
Hemen üye olmak için tıklayınız.
 
     


 
Mahfi Egilmez
  Mahfi
Eğilmez
   
   
 

 

© 2006-2010 Doğuş İletişim