Adınız
 
  Soyadınız
 
  E-posta Adresiniz
 
   
 
   

İşçisi, üreticisi perişan peki ya tüccarı?

 

MITSUBISHI BALIKÇISI


Tekel işçileri, sigara yasağı derken tütün gündemde... Dünyaca ünlü Türk tütününde yolun sonuna gelinmiş gibi. 70’li yıllarda 59 şirket tütün ihracatı yapıyordu. Şimdi sadece sekiz... Eski tütüncüler arasında birleşenler, başka sektöre geçenler ve üretimi yurt dışına kaydıranlar ayakta kalabildi. Peki işçiyi, üreticiyi, tüccarı işsiz bırakan bu süreç nasıl yaşandı?

Meryem Tek

YUNANLI yazar ve antrolopog Mara Meimaridi, “İzmir Büyücüleri” adlı kitabında uzun uzun kitabın kahramanı Katrina’nın 16 yaşına bastığı günün akşamı, annesiyle birlikte yaptığı damat listesini anlatır.
Katrina ve annesi listede birinci sıraya, o dönemde (1800’li yılların sonu) İzmir’in en zenginleri olan tütün tüccarlarını koyar.
Tütün tüccarlarını sabun ve üzüm tüccarları izler.
Müstakbel kayınvalide, en son sıraya ise bacaklarındaki ağrıyı düşünerek bir doktorun adını ekler. Sonunda istedikleri olur, Katrina listeye koydukları gibi kentin en zengin tütün tüccarlarından biriyle evlenmeyi başarır.
Acaba Katrina bugün yaşasaydı, damat adayları arasına tütün tüccarlarını koyar mıydı? Bırakın listeye almayı, öyle bir meslek grubu aklına gelir miydi?
Zira Katrina’nın yaşadığı yıllarda Osmanlı Devleti için en önemli gelir kaynaklarından biri olan tütün üretimi, bugün gücünü tamamen kaybetmiş durumda. Adeta yok olmaya doğru gidiyor...
Çok değil, 2000’li yılların başında dünyanın en büyük altı tütün üreticisi arasında yer alan Türkiye artık çok geriye düşmüş durumda... Son 10 yılda, hemen her yıl yüzde 25’lere varan oranlarda düşüyor tütün işinin hacmi. Örneğin 1999’da 251 bin ton olan tütün üretimi, 2008’de 118 bin, geçen yıl da 90 bin tona geriledi. Bu yıl ise 60 bin tona düşmesi bekleniyor.
Tütün ekimi de ticareti de, bu işi yapan firma sayısı da gelecek yıllarda daha da azalacak. Zira hükümetin Türkiye’nin yeni tarım politikalarının bel kemiğini belirlemek için oluşturduğu tarım havzaları projesinde tütünün adı bile geçmiyor. 
Peki Türkiye nasıl oldu da bu noktaya geldi? O ünlü Türk tütünü niye artık aranmıyor? Bu güç kaybı, tütün ticareti, ihracatı yapan şirketlere nasıl yansıdı? Tütün ticareti yapan şirketler bugün ne yapıyor, geleceklerini nerede arıyor?  Kırılma noktası ne oldu?
Bu tabloda kuşkusuz Tekel’in özelleştirilmesinin büyük etkisi var.
Ancak ondan önce uygulanan, tamamen hesaptan kitaptan yoksun destekleme politikalarının daha büyük payı var.

TEKEL ÖZELLEŞTİRMESİ BÜYÜK DARBE VURDU
90’lı yıllarda Süleyman Demirel’in başbakanlığı döneminde hükümetin üreticiye açık destek vermesi, ardından Mesut Yılmaz başbakanlığındaki hükümetin de benzer bir yolu izlemesi, tütünde üretim patlamalarına neden oldu. Demirel dönemindeki açık destekten sonra üretim bir anda 300 bin tonlara çıktı. Mesut Yılmaz’ın desteği sırasında da 180 bin tona... Oysa o dönemde Türkiye’nin ihtiyacı ortalama 110 bin tondu. Tütünde talebin düşük olmasına rağmen hükümetlerin teşvikleri o kadar yüksekti ki çiftçi tütün üretmeyi sürdürdü. Devlet de üretim fazlasını yaktı. Milyarlarca lira sokağa döküldü.  
Arkasından 2001 yılında Tekel’in özelleştirilmesi geldi. Bu hareketle birlikte tütünde sözleşmeli tarıma geçildi. Tekel tamamen piyasadan çekildi, destekleme alımları bir gecede bitti. Son on yılda üretici sayısı 575 binden 181 bine düştü.
Bu yıl sayı daha da azalacak gibi görünüyor. Çünkü Ege Bölgesi’nden elde edilen tütünün yüzde 30-40, Karadeniz’de yüzde 60’lara varan oranda düşmesi bekleniyor.

 

Devamı CNBC-e Business’ın Şubat sayısında...

Hemen üye olmak için tıklayınız.
 
     


 
Mahfi Egilmez
  Mahfi
Eğilmez
   
   
 

 

© 2006-2010 Doğuş İletişim

Doğuş Yayın Grubu Dergileri: National Geographic Türkiye | National Geographic Kids | CNBC-e Business | Motor Boat & Yachting | Robb Report | Billboard Türkiye