Altın artık güvenli liman değil mi? Dev bankadan 'rolü sorgulanıyor' analizi, yön ne olacak?
Jeopolitik gerilim altını uçuramadı, Morgan Stanley’den dikkat çeken analiz geldi. Piyasalar artık savaştan çok Fed’i fiyatlıyor. Bankaya göre güvenli liman algısı zayıflayan altında yönü yeniden faiz indirimleri ve merkez bankalarının alımları belirleyecek.
Morgan Stanley, altının İran kaynaklı çatışmanın başlamasından bu yana diğer büyük varlık sınıflarına kıyasla zayıf performans göstermesinin, yatırımcıların “güvenli liman” algısına ilişkin soru işaretleri yarattığını değerlendirdi.
Banka yayımladığı analizde, altın fiyatlarındaki son zayıflığın ana nedeninin jeopolitik risklerden çok yükselen reel faiz beklentileri olduğuna dikkat çekti. Analizde, piyasaların mevcut aşamada çatışma risklerinden ziyade para politikasına odaklandığı vurgulandı.
“Fed etkisi savaş riskinin önüne geçti”
Morgan Stanley’e göre yatırımcı davranışında belirleyici unsur, ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası oldu. Yüksek reel faiz beklentileri, faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı yaratırken, güvenli liman talebinin sınırlı kalmasına neden oldu.
Banka ayrıca ilk çeyrekte merkez bankalarının ve altın destekli ETF’lerin alımlarında yavaşlama görüldüğünü, bunun da fiyatlar üzerinde ek aşağı yönlü baskı oluşturduğunu belirtti.
Yıl sonu için yükseliş beklentisi sürüyor
Buna rağmen Morgan Stanley, yılın ilerleyen dönemlerinde altın fiyatlarında yeniden güçlü yükseliş görülebileceğini öngörüyor.
Analize göre merkez bankalarının ve ETF’lerin yeniden alıma dönmesi, ayrıca piyasaların Fed’den faiz indirimi beklentilerini fiyatlamaya başlaması durumunda ons altın 5 bin 200 dolar seviyesine yükselebilir.
Bu tahmin, nisan sonundaki seviyelere göre yaklaşık yüzde 9’luk yükseliş potansiyeline işaret ediyor.
Altında yönü ne belirleyecek?
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının seyrinde üç ana başlık öne çıkacak:
Fed’in faiz politikası
ABD tahvil faizlerindeki hareket
Merkez bankaları ile ETF’lerin altın talebi
Özellikle ABD’den gelecek enflasyon ve istihdam verilerinin, piyasaların faiz indirimi beklentileri üzerinde belirleyici olması bekleniyor.