Rapor: Altın 8.900 dolarlık hedef yolunda
Lihtenştayn merkezli varlık yönetimi ve yatırım şirketi Incrementum AG, yıllık "Altına Güveniyoruz (In Gold We Trust)" raporunu yayımladı. Rapora göre altının ons fiyatı 8.900 dolarlık yeni hedefle bir sonraki aşamaya giriyor. İşte yatırımcıların dikkatle takip ettiği analizden öne çıkan aytıntılar.
"Altın yapması gerekeni yapıyor"
Incrementum AG'nin yıllık "Altına Güveniyoruz" raporuna göre, yılın başında yaşanan benzeri görülmemiş yükselişin ardından gelen aşırı dalgalanma ve şu anki konsolidasyon dönemiyle altın, küresel ekonomide kilit bir parasal varlık olarak rolünü sürdürmeye devam ederken tam olarak yapması gerekeni yapıyor.
"Para Politikasının Geleceğine Dönüş" başlıklı kapsamlı raporun 20. yıl dönümü baskısında, baş yazarlar Ronald-Peter Stöferle ve Mark Valek, altının tarihi yükselişinin spekülatif bir anormallik değil, jeopolitik parçalanma, doların etkisinin azalması, enflasyon oynaklığı ve itibari paralara duyulan güvensizliğin artmasıyla tetiklenen daha geniş bir yeniden parasallaşma eğiliminin parçası olduğunu açıkladı.
20 yıl önceki ilk raporda ons altın 670 dolardı
Yazarlar, "Paranın geleceği geçmişinde yatıyor" diyerek, 1971 sonrası itibari para sisteminin "belirgin yorgunluk belirtileri" göstermesiyle altının giderek daha önemli bir parasal çıpa görevi göreceğini belirttiler.
Raporda, altının 2025 yılında yüzde 64,4'lük bir artış gösterdikten sonra, Ocak 2026'da ons başına 5.595 dolar ile rekor seviyeye ulaştığı ve 1979'dan bu yana en güçlü yıllık performansını sergilediği belirtildi.
Analistler ayrıca, hem altının hem de "Altına Güveniyoruz" raporunun son 20 yılda büyük bir yol kat ettiğini belirtti. İlk rapor sadece 20 sayfa uzunluğundaydı ve altın fiyatları ons başına yaklaşık 670 dolardı. Bu yılki rapor 400 sayfayı aşarken, altın fiyatları yüzde 600'den fazla artış gösterdi.
2020'deki senaryo tıkır tıkır işliyor
Yazarlar, metalin dramatik yükselişine rağmen, uzun vadeli boğa piyasasının henüz sona ermediğini savundu.
Raporda, "Altına Güveniyoruz 2020 raporunda ilan edilen Altın On Yıl tüm hızıyla devam ediyor. O zamandan beri altının fiyatı ABD doları cinsinden yüzde 165 arttı" denildi.
Analistler, piyasanın halka açık katılım aşamasının ortasında olduğunu ve bunu "boğa piyasasının en uzun ve en dinamik aşaması" olarak tanımladılar. Piyasanın güçlü uzun vadeli temellerle desteklenmesiyle birlikte, Incrementum AG'deki fon yöneticileri uzun vadeli fiyat beklentilerini revize ettiler.
"2020 tarihli 'Altına Güveniyoruz' raporumuzda belirttiğimiz gibi, 2030 yılına kadar 4.800 ABD doları hedefimiz 2026 yılında zaten gerçekleşti. Şimdi dikkatimizi enflasyonist alternatif senaryoya çeviriyoruz: On yılın sonunda 8.900 ABD doları" diye yazdılar.
Raporda, ayrıca mevcut para basma dinamiklerinin daha da hızlanması durumunda, "önemli ölçüde daha yüksek altın fiyatlarının" ortaya çıkabileceği de belirtildi.
80 yıllık düzen sona eriyor
Incrementum'un yükseliş yönlü görüşü, altının giderek sadece bir emtia veya güvenli liman yatırımı olarak değil, hızla değişen küresel para düzeni içinde tarafsız bir rezerv varlığı olarak ele alınması gerektiği görüşüne dayanıyor.
Raporda, "1945'ten beri küresel sistemi şekillendiren siyasi, askeri, ekonomik ve her şeyden önemlisi parasal düzen olan Pax Americana sona ermek üzere" denildi.
Yazarlar, bu geçişin en açık sinyallerinden birinin merkez bankalarının artan talebi olduğunu belirtti. Merkez bankaları, art arda üç yıl boyunca yıllık 1.000 tonu aşan alımların ardından 2025 yılında 863 ton altın satın aldı.
Rapor ayrıca, piyasa fiyatları 4.600 dolar civarında seyretmesine rağmen, ABD altın rezervlerinin resmi olarak ons başına 42,22 dolar olarak fiyatlandırılmasıyla ilgili artan tartışmalara da dikkat çekti.
Altın partisi daha yeni başlıyor
Yazarlar, "ABD altın rezervlerinin yeniden değerlendirilmesi artık uzak bir ihtimal değil, sessizce inandırıcılık kazanan siyasi bir olasılıktır" dedi.
Aynı zamanda Incrementum, altının genel finansal sisteme kıyasla önemli ölçüde düşük sahiplik oranına sahip olduğunu savundu. Rapora göre, özel sektörde tutulan altın, küresel finansal varlıkların yalnızca yüzde 2,7'sini oluşturuyor ve bu da mevcut boğa piyasasında kurumsal katılımın sınırlı kaldığını gösteriyor.
Analistler, "Altın piyasası kesinlikle kalabalık bir piyasa değil, aksine, ilk konukların yeni yeni gelmeye başladığı bir parti havasında" dediler.
Analistler, altın piyasasının bu bir sonraki aşamasında talebin merkez bankalarından yatırımcılara kaymasının beklendiğini söyledi. Raporda, artan devlet borcunun altın fiyatlarını destekleyen en güçlü uzun vadeli etkenlerden biri olmaya devam ettiği uyarısında bulunuldu ve küresel borcun 2025 yılı sonunda rekor seviye olan 348 trilyon dolara, ABD borcunun ise bu yılın başlarında 39 trilyon doları aştığına dikkat çekildi.
Devlet tahvillerinin risksiz varlık rolü bozuldu
Ayrıca, bu ortamda, enflasyona göre ayarlanmış getirilerin son derece negatif kalması nedeniyle devlet tahvillerinin geleneksel "risksiz varlık" rolünün hızla bozulduğunu ve yatırımcıların alternatif değer saklama araçları aramaya zorlandığını eklediler.
Altının uzun vadeli trendinin sağlam bir temel üzerine inşa edildiği doğru olsa da, Incrementum yatırımcıları yükseliş yolunun muhtemelen dalgalı kalacağı konusunda uyardı.
Analistler, “ Altın kısa vadede bir nefes almalı, orta vadede yükseliş trendine girmeli ve uzun vadede para sisteminin merkezine geri dönmelidir. Yaz başlarına kadar 4.500-4.950 ABD doları aralığında dalgalı bir yatay hareket bekliyoruz” dedi.
Aynı zamanda, yılın başlarında altının sert düzeltmesinin ardından, raporda yüksek tahvil getirileri, likidite sıkıntısı ve daha geniş piyasa oynaklığının kısa vadeli geri çekilmelere yol açmaya devam edebileceği uyarısında bulunuldu. Bununla birlikte, yazarlar her geri çekilmeyi bir alım fırsatı olarak gördüklerini de eklediler.
Kaynak: Kitco News