Altın ve gümüşte yükseliş devam edecek mi? İşte 4 kritik değişken
Altın ve gümüş rekorların ardından gerilese de dünyaca ünlü yatırım şirketi Sprott, düşüşü boğa piyasasındaki döngüsel düzeltme olarak niteledi. 4.000 dolarda taban oluşturan altın; merkez bankası alımları, gümüş açığı, dolar/faiz dengesi ve vadeli akışlar yönü belirleyecek.
Kanada merkezli Sprott Asset Management tarafından yayınlanan yeni raporda, 2026 yılının ilk aylarında altın ve gümüş fiyatlarında yaşanan belirgin geri çekilmenin uzun vadeli yükseliş trendinin sonu değil, boğa piyasası içerisindeki döngüsel bir düzeltme ve yeniden dengeleme süreci olduğu belirtildi.
2025 yılında altın %64,58, gümüş ise %147,95 oranında değer kazandıktan sonra 2026 başlarında rekor seviyelere ulaştı. Ardından gelen kâr satışları ve kaldıraçlı pozisyonların tasfiyesiyle piyasada geri çekilme yaşandı. 31 Temmuz itibarıyla altın ons başına 4.046,15 dolar (yıl başından bu yana %6,33 düşüş), gümüş ise 57,60 dolar (yıl başından bu yana %19,63 düşüş) seviyesinden işlem gördü. Ancak her iki metalin fiyatı da bir yıl önceki seviyelerinin belirgin şekilde üzerinde kalmayı sürdürüyor.
Fiyatlarda 4.000 dolar desteği ve 7 Ağustos sıçraması
Mart ayında yaşanan jeopolitik çatışmaların küresel likiditeyi sıkılaştırması ve yatırımcıları nakde geçmeye zorlamasıyla başlayan satış baskısı; ikinci çeyrekte ABD-İran geriliminin yumuşaması, gerileyen petrol fiyatları, güçlü dolar ve yüksek ABD faiz beklentileriyle devam etti.
Yaz aylarına girilmesiyle birlikte satış baskısının hafiflediği görüldü. Altın, 4.000-4.100 dolar aralığında fiziki talep ve merkez bankası alımlarıyla taban oluşturduktan sonra 7 Ağustos itibarıyla kısa süreliğine 4.350 dolar/ons seviyesinin üzerine çıkarak son yedi haftanın en yüksek seviyesini kaydetti. Gümüş ise 55-60 dolar bandında istikrar kazanırken zaman zaman 60 doların üzerini test etti.
Merkez Bankası alımları ikinci çeyrekte 5 katına çıktı
Dünya Altın Konseyi verilerine göre, küresel merkez bankaları 2026'nın ikinci çeyreğinde net 289 ton altın satın aldı. Bu miktar, 57 tona revize edilen birinci çeyrek alımlarının yaklaşık beş katına ve yıllık bazda %62'lik bir artışa karşılık gelerek tarihsel olarak en yüksek ikinci çeyrek alımı olarak kayıtlara geçti. İkinci çeyrekte en çok alım yapan ülkeler arasında Polonya (51 ton) ve Çin (33 ton) ilk sırada yer aldı.
Ancak ilk çeyrek verilerinde yapılan aşağı yönlü revizyon nedeniyle, 2026'nın ilk yarısındaki toplam net alım 345 tonda kalarak 2022'den bu yana kaydedilen en düşük ilk yarıyıl toplamı oldu.
Gümüşte altıncı yıl üst üste arz açığı beklentisi
2026 Dünya Gümüş Araştırması verilerine göre, küresel gümüş piyasasında 2025 yılında gerçekleşen 40,3 milyon onsluk arz açığının, 2026 yılında 46,3 milyon onsa yükselmesi bekleniyor. Bu durum, piyasada üst üste altıncı yıl da arz açığı yaşanacağını gösteriyor.
Öte yandan yüksek gümüş fiyatlarının sanayicileri birim başına gümüş kullanımını azaltmaya yöneltmesi nedeniyle, endüstriyel gümüş talebinin 2026'da %3 azalarak 639,6 milyon onsa düşeceği, güneş enerjisi (fotovoltaik) sektöründeki talebin ise %19 oranında gerileyeceği öngörülüyor.
Spekülatif pozisyonlarda dönüş işaretleri
CFTC ve Saxo Bank verilerine göre, 4 Ağustos ile biten haftada vadeli işlem piyasalarında yönetilen fonların altındaki net uzun pozisyonlar 132.000 kontrata yükselerek Ocak ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Gümüşteki net uzun pozisyonlar da haftalık bazda %32 artışla yaklaşık 11.000 kontrata çıktı.
Aynı dönemde spekülatörler bir hafta içinde yaklaşık 13 milyar dolarlık net dolar pozisyonunu eksilterek son altı yılın en büyük haftalık düşüşünü gerçekleştirdi. Buna rağmen genel dolar pozisyonlanması net uzun tarafta kalmaya devam ediyor.
Sprott değerlendirmesinde, uzun vadeli yükseliş senaryosunun korunmasına rağmen yeni bir tek yönlü rallinin teyit edilmesi için merkez bankası alımlarının sürekliliği, gümüş stoklarındaki değişim, dolar/reel faiz dengesi ve vadeli işlem akışlarının yakından takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.