Frank Giustra'dan altın uyarısı: Dolar kaynaklı para krizi yaşanabilir
Madencilik yatırımcısı Frank Giustra, ABD'nin 40 trilyon doları aşan kamu borcunun altına yönelimi destekleyebileceğini belirtti. Giustra, yapay zeka ve enerji yatırımlarının etkisiyle bakırda 5 ila 7 yılda yüzde 30'a varan arz açığı oluşabileceğini öngördü.
Madencilik yatırımcısı ve Fiore Group Üst Yöneticisi Frank Giustra, ABD'nin 40 trilyon doları aşan kamu borcu ve doların uluslararası sistemdeki konumuna ilişkin endişelerin altın ve diğer emtialara yönelimi destekleyebileceğini belirtti.
Giustra, bakırda ise önümüzdeki 5 ila 7 yılda arz açığının yüzde 30'a ulaşabileceği öngörüsünde bulundu.
2026 New Orleans Yatırım Konferansı'nda Daniela Cambone ile gerçekleştirdiği söyleşide değerlendirmelerde bulunan Giustra, ABD'de 3 Kasım'da yapılan ara seçimlerin Washington'daki siyasi dengeleri değiştirse de ülkenin temel ekonomik sorunlarını çözmesinin beklenmediğini ifade etti.
ABD'nin kamu borcunun 40 trilyon doları aştığını ve yılda 2 trilyon dolardan fazla arttığını belirten Giustra, iki büyük siyasi partinin de mali sorunların çözümüne yönelik yeterli irade ortaya koymadığını savundu.
ABD hükümetinin yıllık faiz giderlerinin yaklaşık 1,3 trilyon dolara ulaştığını aktaran Giustra, kamu borcunun ortalama faizinin yüzde 3,6'dan yüzde 5'e yükselmesi halinde bu tutarın 2 trilyon dolara çıkabileceğini öngördü.
Giustra, artan borç yükü karşısında ABD yönetiminin parasal genişlemeye yeniden başvurabileceğini ve önceki programlardan daha büyük ölçekli bir uygulamanın gündeme gelebileceğini dile getirdi.
Altının uluslararası para sistemindeki rolü
Giustra, artan borç yükünün ilerleyen dönemde dolar kaynaklı bir para krizini tetikleyebileceğini savunarak, hükümetlerin finansal baskı politikalarına başvurabileceği uyarısında bulundu.
Bu kapsamda sermaye kontrolleri, tasarruf faizlerine yönelik sınırlamalar ve devlet tahvillerine talebi artıracak düzenlemelerin gündeme gelebileceğini belirtti.
Bu ortamda altının uluslararası para sistemindeki rolünün güçlenebileceğini ifade eden Giustra, özellikle Çin ve Küresel Güney ülkelerindeki merkez bankalarının dolar bağımlılığını azaltmak amacıyla altın rezervlerini artırdığına dikkati çekti.
Dünya Altın Konseyi'nin 2026 üçüncü çeyrek Altın Talep Eğilimleri raporuna göre, merkez bankaları ve diğer resmi kuruluşlar söz konusu dönemde rezervlerine net 321 ton altın ekledi. Bu miktar, yıllık bazda yüzde 42 artışa işaret ederken 2024'ün son çeyreğinden bu yana en yüksek üç aylık alım olarak kaydedildi.
Yılın ilk 9 ayında merkez bankalarının altın alımı 675 tona ulaşarak 2025'in aynı dönemine göre yüzde 6 arttı. Altın talebinin toplamı ise üçüncü çeyrekte 1.369 ton oldu.
Giustra, fiziki altının ülkeler arasında ticaretin mutabakatında kullanılabileceğini belirterek, Çin'in Hong Kong başta olmak üzere farklı bölgelerde fiziki altın kasaları geliştirmesine işaret etti. Malezya, Singapur, Riyad, Dubai ve İsviçre'nin de bu tür altyapılar için değerlendirilebilecek merkezler arasında bulunduğunu söyledi.
Bireysel yatırımcılar açısından fiziki altını finansal ürünlere tercih ettiğini belirten Giustra, gümüşü ise sanayi kullanımının yanı sıra hisse senedi yatırımları açısından da fırsat olarak değerlendirdi.
Bakırda arz açığı beklentisi
Giustra, değerli metallerin yanı sıra sanayi metalleri arasında en belirgin yatırım fırsatının bakırda olduğunu savundu.
Bakır sektöründe uzun yıllardır devam eden yetersiz yatırımlar, maden cevherlerinin tenöründeki düşüş ve yeni madenlerin devreye alınmasının uzun sürmesinin arzı kısıtladığını belirten Giustra, piyasada önümüzdeki 5 ila 7 yılda yüzde 30'a varan arz açığı oluşabileceğini öngördü.
Yapay zeka altyapısı ve veri merkezlerinin genişlemesi, yaşlanan elektrik şebekelerinin yenilenmesi, elektrikli araç üretimi ve büyük ölçekli yeniden inşa projelerinin bakır talebini destekleyeceğini ifade eden Giustra, ABD'nin elektrik şebekesinin de önemli bir talep kaynağı olacağını kaydetti.
ABD'de 1960'lı ve 1970'li yıllarda tasarlanan elektrik şebekesinin yenilenmesi için gelecek 20 yılda yaklaşık 5 trilyon dolarlık yatırım yapılmasının beklendiğini belirten Giustra, bu sürecin bakır tüketimini artırabileceğini dile getirdi.
Jeopolitik rekabetin de kritik minerallerin tedarikinde yeni bir dönemi beraberinde getirdiğini savunan Giustra, ülkelerin geleneksel küresel ticaret ağlarına bağımlılığı azaltarak stratejik gördükleri kaynaklara doğrudan erişim sağlamaya çalıştığını söyledi.
Bu kapsamda Latin Amerika'nın ABD açısından önemli bir tedarik bölgesi haline gelebileceğini belirten Giustra, Peru, Ekvador ve Kolombiya ile yürütülen diplomatik temaslara dikkati çekti. Giustra, Kolombiya'daki büyük ölçekli bakır porfiri projesi nedeniyle Copper Giant Resources şirketini de beğendiği yatırımlar arasında gösterdi.
Küresel eşitsizlik ve borç yükü
Uluslararası Kriz Grubu Eş Başkanı da olan Giustra, küresel ekonomide 2008 finansal krizinden bu yana servetin giderek daha fazla üst gelir gruplarında biriktiğini savundu.
Konut, gıda, eğitim ve sağlık harcamalarındaki artışın orta ve düşük gelirli haneler üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Giustra, ekonomik eşitsizliğin toplumsal huzursuzluk riskini de yükselttiğini ifade etti.
Küresel borcun yaklaşık 365 trilyon dolara ulaştığını kaydeden Giustra, mevcut para sisteminin ilerleyen dönemde kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecinden geçebileceğini, ancak bu dönüşümün uluslararası koordinasyondan ziyade bir krizle tetiklenebileceğini öne sürdü.
Ons altın ne kadar?
Uluslararası piyasalarda spot altının ons fiyatı günü 4.069,63 dolardan kapattı.
Serbest piyasalarda spot altının ons fiyatı, önceki kapanışa göre yüzde 0,43 oranında kayıpla 4.069,63 dolar seviyesinde gerçekleşti.
Gün içinde 17,52 dolarlık geri çekilme kaydeden ons altın, bir önceki seansı 4.087,15 dolar seviyesinden tamamlamıştı.