JPMorgan'dan ‘Türkiye' açıklaması: “Çekilmiyoruz, büyüme için çalışmalar sürüyor"
- JP Morgan, Türkiye’deki bankacılık faaliyetlerini büyütme kararı aldığını açıkladı. Banka, 11 yıldır fiilen aracı kurum faaliyeti yürütmeyen şirketinin faaliyet izninin iptali için SPK’ye başvururken, bu sürecin Türkiye’den çekilme anlamına gelmediğini vurguladı.
Dünyanın en büyük finans kuruluşlarından JP Morgan, Türkiye’deki bankacılık faaliyetlerini büyütme kararı aldığını duyurdu. Kurum, aracı kurum faaliyet izninin iptaline yönelik sürecin uzun süredir faaliyet göstermeyen bir şirketle sınırlı olduğunu ve Türkiye’deki diğer faaliyetlerini etkilemediğini bildirdi.
JP Morgan’dan SPK’ye faaliyet izni başvurusu
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleJP Morgan, 3 Temmuz 2015’ten bu yana sermaye piyasalarında fiilen faaliyet göstermeyen şirketinin aracı kurum faaliyet izninin iptali için Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurdu.
Kurum, söz konusu kararın uzun süredir faaliyeti bulunmayan şirketin hukuki statüsünü mevcut durumla uyumlu hale getirmeyi amaçladığını belirtti. Açıklamada, kararın Türkiye’deki güncel gelişmelerle ilgisinin bulunmadığı ifade edildi.
“Türkiye’den çekilme anlamına gelmiyor”
JP Morgan, aracı kurum faaliyet izninin iptal edilmesine yönelik sürecin JPMorgan Chase grubunun Türkiye’deki diğer faaliyetlerinin sona ermesi veya sınırlandırılması anlamına gelmediğini vurguladı.
Açıklamada, aracı kurum şirketi ile JPMorgan Chase Bank’ın İstanbul Şubesi’nin hukuken ayrı kuruluşlar olduğu hatırlatıldı. İstanbul Şubesi’nin bankacılık faaliyetlerinin söz konusu süreçten etkilenmeyeceği ve Türkiye’de kesintisiz şekilde devam edeceği bildirildi.
Türkiye’de büyüme için çalışmalar sürüyor
Kurumun açıklamasına göre JPMorgan İstanbul Şubesi, yakın zamanda Türkiye’deki bankacılık faaliyetlerini büyütme kararı aldı. Bu doğrultuda gerekli çalışmaların ilgili yasal otoritelerle koordinasyon içinde sürdürüldüğü belirtildi.
JP Morgan, aracı kurum faaliyet izninin iptaline ilişkin sürecin yalnızca uzun süredir faaliyeti bulunmayan şirketi kapsadığını yineleyerek, bunun grubun Türkiye’deki faaliyetlerini sınırlandırma veya ülkeden çıkma kararı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.

