Volvo hisseleri tarihinin en sert satışlarından birini gördü

PAYLAŞ
  • Volvo’nun dördüncü çeyrek kârında sert düşüş açıklamasının ardından şirket hisseleri yüzde 25’in üzerinde değer kaybetti.
  • Gümrük vergileri, döviz baskısı ve talepteki zayıflama, Volvo tarihinde nadir görülen bir satış dalgasına yol açtı.
Volvo hisseleri tarihinin en sert satışlarından birini gördü

İsveçli otomobil üreticisi Volvo Cars, 2024’ün dördüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladıktan sonra borsada sert satışlarla karşılaştı. Şirket hisseleri perşembe günü yüzde 25’i aşan kayıp yaşadı. Bu düşüş, Volvo hisseleri açısından en kötü işlem günlerinden biri olarak kayda geçti.

Volvo, dördüncü çeyrekte kârlılığın belirgin şekilde zayıfladığını bildirdi. Karşılaştırılabilir kalemler hariç tutulduğunda faaliyet geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 68 azalarak 200,46 milyon dolara geriledi. Şirket, bu gerilemede gümrük tarifeleri, döviz kurlarındaki olumsuz seyir ve küresel talepteki zayıflamanın etkili olduğunu açıkladı.

Tarifeler ve döviz baskısı öne çıktı

Çinli Geely Holding bünyesinde faaliyet gösteren Volvo, özellikle ABD ve Avrupa pazarlarında uygulanan ticaret tarifelerinden olumsuz etkilendi. ABD ile Avrupa Birliği arasında geçen yıl imzalanan ticaret çerçevesi, ABD’nin birçok AB menşeli ürüne yüzde 15 oranında gümrük vergisi uygulamasının önünü açtı. Oran, daha önce gündeme gelen yüzde 30 seviyesinin altında kalsa da otomotiv sektörü için ek maliyet yarattı.

Çin pazarı ve rekabet baskısı

Volvo Üst Yöneticisi Hakan Samuelsson, özellikle Çin pazarında yoğun rekabet yaşandığını belirterek, Avrupalı otomobil üreticilerinin benzer zorluklarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Samuelsson, ABD ve Çin’de elektrikli araçlara yönelik teşviklerin sona ermesinin de faaliyet ortamını daha karmaşık hale getirdiğini vurguladı.

Samuelsson, şirket içinde maliyetleri düşürmeye ve nakit akışını güçlendirmeye yönelik adımlar atıldığını belirterek, bu alanlarda ilerleme kaydedildiğini ifade etti. Ancak bu önlemler, kısa vadede küresel piyasalardaki olumsuz koşulların etkisini dengelemeye yetmedi.