18 ülkeden küresel deniz ticareti uyarısı: 'İki kademeli sistem' oluşuyor
- 18 ülkenin denizcilik otoritelerini bir araya getiren Consultative Shipping Group, jeopolitik gerilimler ve yaptırımları aşan gölge filonun küresel deniz taşımacılığında paralel sistemler oluşturduğu uyarısında bulundu.
Küresel denizcilik otoritelerinin, jeopolitik çalkantıların etkisiyle uluslararası deniz taşımacılığında "paralel sistemlerin" ortaya çıkmasının, güven ve deniz güvenliğini zedeleyen iki kademeli bir yapıya yol açabileceği konusunda uyarıda bulunduğu bildirildi.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle18 denizcilik ülkesinin denizcilik otoritelerinin oluşturduğu gayriresmi işbirliği grubu Consultative Shipping Group'un (CSG) salı günü yayımladığı ortak açıklamada, küresel ticaretin yüzde 80'inden fazlasının deniz yoluyla taşındığına dikkat çekildi.
CSG tarafından yapılan açıklamada, "Deniz ticareti olmadan tedarik zincirleri parçalanır ve bildiğimiz haliyle küresel ekonomi aniden durma noktasına gelir" ifadesi kullanıldı.
Denizcilik tedarik zincirlerinin, küresel tedarik zincirlerinin verimliliği üzerindeki belirsizliği artıran ve işleyişi zorlaştıran çok sayıda kesintiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi. Bu kapsamda Kovid-19 salgını, Ukrayna'daki savaş, Panama Kanalı'ndaki kuraklık ve ABD-İran savaşı örnek gösterildi.
Hürmüz Boğazı'nda büyük darboğaz
Ortadoğu'daki çatışmaların, İran'ın güneyindeki kritik Hürmüz Boğazı ve çevresindeki çatışmalar ile ablukalar nedeniyle bu yıl küresel deniz taşımacılığında önemli bir darboğaz oluşturduğu aktarıldı.
Bunun sonucunda petrol ve gübre gibi diğer emtia fiyatlarının da yükseldiği belirtildi.
CSG, "ayrımcı ticaret önlemlerinin" deniz taşımacılığını etkileyen gelişmelerin sonuçlarını daha da güçlendirdiği konusunda uyardı.
Grup tarafından yapılan açıklamada, küresel deniz taşımacılığının kuralların dünya genelinde açık ve tutarlı olması halinde en iyi şekilde işlediği ifade edildi. Limanlara veya güzergahlara gelecekte erişim konusunda yaşanan belirsizliğin uzun vadeli ticari planlamaları etkileyebileceği, ülkelerin farklı yaklaşımlar benimsemeye başlamasının ise bölgesel girişimler veya sekteye uğrayan çok taraflı süreçlerle birlikte sistemin bütünlüğünü zayıflatabileceği kaydedildi.
Kurallardaki parçalanmanın doğrudan piyasalardaki parçalanmaya ve nihayetinde şirketler ile tüketiciler açısından daha yüksek maliyetlere yol açtığı belirtildi.
CSG üyeleri arasında Almanya, Kanada, Japonya, İngiltere, Danimarka ve Güney Kore'nin yanı sıra çok sayıda ülkenin ilgili denizcilik otoritelerinin bulunduğu aktarıldı.
Grup, jeopolitik baskıların deniz taşımacılığı üzerindeki etkisinin "dönemsel şoklar" olmadığını, küresel ticaretin faaliyet ortamında "yapısal bir değişimin işaretleri" olduğunu ifade etti.
Açıklamada, deniz taşımacılığı güzergahlarının giderek daha fazla "baskı aracı ve risk unsuru" haline geldiği belirtilerek, egemenlik, dayanıklılık ve refahın açık bir küresel ticaret sistemini korumak için ortaklık, pratik işbirliği ve koordinasyona bağlı olduğu vurgulandı.
Yaptırımları aşan gölge filo uyarısı
CSG, giderek daha fazla sayıda geminin yaptırımları aşmaya yönelik faaliyetlerde bulunduğu konusunda da uyardı.
Yüzlerce gemiden oluşan ve standart sigorta, güvenlik ve şeffaflık çerçevelerinin dışında faaliyet gösteren düzenlemeye tabi olmayan bir "gölge filo"nun küresel tedarik zincirlerini daha da parçaladığı belirtildi.
CSG, bu durumun küresel deniz taşımacılığı içinde paralel sistemler oluşturduğunu, riskleri artırdığını ve çevre ile güvenlik standartlarını devre dışı bıraktığını ifade etti.
Açıklamada, "Bu durum güveni ve denizcilik piyasalarındaki öngörülebilirliği zayıflatıyor. Sonuç, biri kurallarla yönetilen, diğeri ise şeffaflıktan uzak iki kademeli bir sistemin ortaya çıkması ve nihayetinde her iki sistemin de zayıflaması oluyor." değerlendirmesinde bulunuldu.
Grup, denizcilik ülkelerine taşımacılığı yöneten temel ilkeleri aktif şekilde destekleme ve uygulama çağrısında bulundu. Mevcut uluslararası kuralların farklı yargı bölgelerinde uygulanması ve ortak standartların geliştirilmesiyle korunmasına yönelik siyasi desteğin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.
CSG, güçlü uluslararası işbirliğinin egemenlik açısından bir kısıtlama olmadığını, birbirine bağlı bir dünyada etkin yönetişimin ön koşulu olduğunu vurguladı.
Açıklamada, parçalanmanın derinleşmesine izin verilmesinin küresel kurallara dayalı denizcilik çerçevesini zayıflatacağı ve kritik deniz geçiş noktalarında kesinti riskini artıracağı ifade edildi.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının buna açık bir örnek olduğu belirtilerek, "Deniz taşımacılığı tedarik zincirleri parçalandığında küresel ekonomi de beraberinde parçalanır." değerlendirmesi yapıldı.

