260 milyar euroluk Rus varlıklarında ABD ile Avrupa karşı karşıya

PAYLAŞ
  • ABD’nin dondurulan 260 milyar euroluk Rus varlıklarını serbest bırakıp kendi denetimindeki bir yapıya devretme teklifi Avrupa’dan döndü. Miami’deki zirvede sunulan planı reddeden Avrupalı müttefikler, fonların kontrolünü bırakmayarak Moskova’ya taviz verilmesine karşı çıktı.
260 milyar euroluk Rus varlıklarında ABD ile Avrupa karşı karşıya
Fotoğraf: iStock

ABD yönetimi, Ukrayna savaşına son verme hedefiyle yürütülen diplomasi trafiğinde dikkat çeken bir adımla Avrupalı müttefiklerinin kapısını çaldı. Washington, dondurulmuş Rus devlet varlıklarının bir kısmının üzerindeki blokajın kaldırılmasını ve bu kaynakların kendi denetiminde kurulacak özel bir finansal yapıya devredilmesini teklif etti. Rusya’yı barış masasına döndürmeyi amaçlayan bu diplomatik girişim, Miami’de gerçekleştirilen ve Ukrayna ile Avrupalı müttefiklerin katıldığı üst düzey toplantıda detaylandırıldı.

Avrupa cephesinden kesin ret

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

Donald Trump’ın temsilcileri tarafından sunulan bu plan, Avrupalı yetkililer nezdinde karşılık bulmadı. Görüşmelerde yer alan İngiltere, Fransa, Almanya, Avrupa Birliği ve NATO temsilcileri, dondurulan fonların kontrolünün ABD kontrolündeki bir yapıya devredilmesine ya da bu kaynakların Moskova’ya geri aktarılmasına açıkça karşı çıktı. Avrupalı diplomatlar, teklifin yürürlüğe girmesinin mümkün olmadığını vurgularken, Washington'ın bu hamlesi Kiev ve Avrupa başkentlerinde ABD’nin müzakere stratejisine dair endişelerin doğmasına yol açtı.

Hukuki engeller ve anlaşmazlığın boyutu

Savaşın başlangıcından bu yana Batı finans sisteminde dondurulan yaklaşık 260 milyar euroluk Rus devlet varlığının büyük bölümü Avrupa Birliği sınırları içinde bulunuyor. AB ülkeleri, söz konusu varlıkların ana parasına el konulmasının hukuki riskler taşıdığını savunarak sadece elde edilen faiz gelirlerinin Ukrayna’ya kredi teminatı olarak sunulmasını destekliyor. Dondurulan fonların serbest bırakılması veya statüsünün değiştirilmesi 27 üye ülkenin oy birliğini gerektirirken, Avrupa’nın mevcut tutumu göz önüne alındığında teklifin kabul edilme ihtimali oldukça zayıf görünüyor.