Hindistan, 12 yılda yaklaşık 500 milyon kişiyi yoksulluktan nasıl çıkardı? Oran yüzde 57,7'den 16,1'e geriledi
Dünya Bankası'nın yeni raporunda, Hindistan'da günlük 4,20 dolar olan alt-orta gelir grubu yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı 12 yılda yüzde 57,7'den yüzde 16,1'e geriledi. Söz konusu ölçüte göre yaklaşık 496 milyon kişi yoksulluktan kurtuldu.
Al Jazeera'nın haberine göre, dünyanın en kalabalık ülkesi Hindistan'da aşırı yoksullukla mücadelede önemli ilerleme kaydedildi.
Dünya Bankası'nın yeni raporunda, günlük 3 doların altında gelirle yaşayan nüfusun oranının 12 yılda yüzde 27,1'den yüzde 2,6'ya düştüğü belirtildi.
Yaklaşık 500 milyon insan yoksulluktan kurtuldu
Rapora göre, günlük 4,20 dolar olan alt-orta gelir grubu yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı da yüzde 57,7'den yüzde 16,1'e geriledi. Bu ölçüte göre yaklaşık 496 milyon kişi yoksulluktan kurtuldu.
Dünya Bankası, Hindistan'daki ilerlemeyi dünyanın en hızlı yoksulluk azalışlarından biri olarak nitelendirdi. Karşılaştırma açısından Çin, 40 yıllık dönemde 800 milyondan fazla kişiyi aşırı yoksulluktan çıkarmıştı.
Yoksullukla mücadelede hangi politikalar etkili oldu?
Ekonomistler, Hindistan'daki yoksulluğun azalmasında ekonomik büyümenin yanı sıra istihdam artışı, kadınların iş gücüne katılımı ve sosyal yardım programlarının etkili olduğunu belirtti.
Ülkenin 1990'ların başında ekonomisini dışa açmasıyla başlayan büyüme süreci, sonraki hükümetlerin uyguladığı sosyal politikalarla desteklendi.
Eski Başbakan Manmohan Singh döneminde kırsal kesimde yaşayanlara yılda en az 100 gün istihdam garantisi sağlayan program başlatıldı.
Narendra Modi'nin 2014'te iktidara gelmesinin ardından ise doğrudan nakit transferleri, ücretsiz gıda yardımları ve konut programları öne çıktı.
800 milyon kişiye ücretsiz gıda yardımı
Habere göre Hindistan hükümeti bugün yaklaşık 800 milyon kişiye ücretsiz gıda yardımı sağlıyor.
Kırsal bölgelerde tuvalet altyapısı ve temiz suya erişim de genişletildi. Hükümet verilerine göre, kırsal hanelerde şebeke suyuna erişim Ağustos 2019'daki yüzde 17 seviyesinden yüzde 80'in üzerine çıktı.
Dünya Bankası, yoksulluğun önümüzdeki yıllarda da azalmasının beklendiğini ancak düşüş hızının yavaşlayabileceğini öngörüyor. Bankanın tahminlerine göre, günlük 4,20 dolar yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı 2026'da yüzde 14,2'den 2028'de yüzde 12,1'e gerileyecek.
233 milyon kişi hala yoksulluk sınırının altında
Yoksulluk oranındaki düşüşe rağmen ülkedeki ekonomik eşitsizlik ve yaşam koşullarının tartışma konusu olmaya devam ettiği belirtildi.
Batı Avustralya Üniversitesi'nden ekonomist Nitin Kumar Bharti, günlük 4,20 dolar sınırının altında hâlâ 233 milyon kişinin yaşadığına dikkat çekerek, aşırı yoksulluktaki düşüşün mücadelenin tamamlandığı anlamına gelmediğini belirtti.
Ekonomistler, ücretsiz gıda yardımlarının beslenme ihtiyacını karşılamada önemli rol oynadığını ancak daha dengeli ve ihtiyaç sahiplerine yönelik desteklerin gerekli olduğunu ifade etti.
Ayrıca bu yardımların uzun vadede kamu bütçesi açısından sürdürülebilirliğinin de sorgulandığı vurgulandı.
Hindistan'ın kendi yoksulluk ölçümünü düzenli olarak yapmaması da eleştiriler arasında yer aldığı belirtildi.
Ekonomist Santosh Mehrotra, ülkenin 2014'ten bu yana kendi yoksulluk oranlarını hesaplamayı bırakarak Dünya Bankası verilerine dayandığını belirtti.
Eski Uluslararası Para Fonu (IMF) yöneticisi Surjit Bhalla ise Dünya Bankası'nın kullandığı yöntemin ülkeler tarafından incelendiğini ve verilerin güvenilir olduğunu savunuyor.
Hindistan dünyanın en eşitsiz ülkeleri arasında
2026 Dünya Eşitsizlik Raporu'na göre Hindistan, gelir dağılımındaki adaletsizliğin en yüksek olduğu ülkeler arasında bulunuyor.
Ülkede en yüksek gelire sahip yüzde 10'luk kesim milli gelirin yaklaşık yüzde 58'ini alırken, en düşük gelirli yüzde 50'lik kesimin payı yüzde 15'te kalıyor.
Dünya Bankası raporunda da 2023 yılında en yüksek gelirli yüzde 10'luk çalışan grubunun medyan kazancının, en düşük gelirli yüzde 10'luk grubun kazancının yaklaşık 13 katına ulaştığı belirtildi.
Ekonomistler, gelir eşitsizliğinin temel nedenleri arasında varlık sahipliğindeki farklılıkları, kast sisteminden kaynaklanan yapısal eşitsizlikleri ve eğitim ile sağlık hizmetlerine erişimdeki sorunları gösterdi.
Massachusetts Amherst Üniversitesi'nden ekonomist Jayati Ghosh, Hindistan'ın kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının yüzde 1'in biraz üzerinde kaldığını belirterek sağlık hizmetlerinin yetersiz finansmanına dikkat çekti. Ghosh, durgun seyreden reel ücretlerin de ekonomik refahın geniş kesimlere yayılmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Genç işsizliği ve fırsat eşitsizliği öne çıkıyor
Habere göre ülkede yoksulluk azalırken istihdam ve gelir dağılımına ilişkin sorunların özellikle genç nüfus açısından önemini koruduğu ifade edildi.
Hükümet verilerine göre genç işsizlik oranı Nisan 2025'te yüzde 13,8 iken Mart 2026'da yüzde 15,2'ye yükseldi.
Azim Premji Üniversitesi'nin 2026 Hindistan Çalışma Hayatı raporunda ise 15-25 yaş grubundaki üniversite mezunlarının yaklaşık yüzde 40'ının, 25-29 yaş grubundakilerin ise yaklaşık yüzde 20'sinin işsiz olduğu belirtildi.
Ekonomistler, yoksulluğun kalıcı biçimde azaltılması için gelir artışının yanı sıra eğitim, sağlık ve istihdam fırsatlarının da genişletilmesi gerektiğini vurguluyor.
Öneriler arasında daha artan oranlı bir vergi sistemi, nitelikli kamu hizmetlerine yatırım ve kırsal kesimde gelirleri artıracak politikalar bulunuyor.
Ekonomistlere göre, Hindistan'ın önündeki temel mesele yalnızca aşırı yoksulluğu azaltmak değil, ekonomik büyümenin kazanımlarını toplumun daha geniş kesimlerine yaymak.