Ordusu olmayan tek NATO ülkesinden tarihi anlaşma! '40 bin kişilik güç' masada
- Ordusu bulunmayan tek NATO üyesi İzlanda, Kuzey Atlantik’te artan Rus askeri ve denizaltı faaliyetleri üzerine tarihinin ilk resmi güvenlik politikasını kabul etti.
NATO’nun ordusu, donanması ve hava kuvvetleri bulunmayan tek üyesi İzlanda, Kuzey Atlantik’te artan Rus askeri faaliyetleri nedeniyle savunma politikasını yeniden değerlendirmeye başladı.
Rusya kaynaklı yeni güvenlik endişesi
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleÜlke, yıllardır NATO ve ABD ile 1951'de imzaladığı savunma anlaşmasına güvenerek güvenliğini sağlarken, Rus denizaltılarının bölgedeki faaliyetlerinin artması yeni güvenlik endişelerini beraberinde getirdi.
Yaklaşık 400 bin nüfusa sahip İzlanda, bu ay düzenlenen Northern Viking tatbikatıyla NATO müttefikleriyle kritik altyapının ve deniz yollarının korunması, denizaltı savunma harbi ve mayın karşı tedbirleri gibi alanlarda hazırlık yapmaya başladı.
Tatbikata ABD, Kanada ve Belçika başta olmak üzere NATO ülkeleri katılırken, Belçika dört F-16 savaş uçağı ve 105 personel konuşlandırdı.

İzlanda Dışişleri Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdóttir, Rusya'nın bölgedeki askeri varlığını önemli ölçüde artırdığını, Çin'in de stratejik ilgisinin yükseldiğini belirterek NATO'nun yeni güvenlik gerçekliğine uyum sağlaması gerektiğini söyledi.
The Telegraph’ın haberine göre İzlanda'nın stratejik konumu, ülkeyi Kuzey Atlantik'te kritik bir noktaya dönüştürdü.
Grönland-İzlanda-Birleşik Krallık hattında yer alan ülke, Kuzey Atlantik ve Arktik bölgesinden Avrupa ile Kuzey Amerika'ya uzanan deniz yollarının kesişiminde bulunuyor.

Kritik konumda yer alıyor
Rusya'nın Kuzey Filosu için Atlantik'e açılan güzergahlardan biri olan bölgenin, olası bir çatışmada NATO'nun takviye ve ikmal hatları açısından da önem taşıdığı ifade edildi.
İzlanda’nın ayrıca denizaltı kabloları açısından da kritik bir konumda bulunduğu aktarıldı. Avrupa ve Kuzey Amerika'yı birbirine bağlayan dört transatlantik kablonun ülkeden geçmesinin, sabotaj ve hibrit saldırı risklerini artırdığı ifade edildi.

İzlanda tarihinde bir ilk
Artan tehditlere karşı İzlanda, şubat ayında tarihindeki ilk resmi savunma ve ulusal güvenlik politikasını kabul etti. Politikada NATO üyeliği ve ABD ile 1951 tarihli savunma anlaşması ülkenin güvenliğinin temel unsurları olarak yeniden teyit edildi.
İzlanda'da ordu tartışması yeniden gündemde
Habere göre İzlanda'nın kendi ordusunu kurması ise ülkede hala tartışmalı bir konu. İzlanda Sahil Güvenliği’nin yaklaşık 280 personelle görev yaptığı ve iki açık deniz devriye gemisi işlettiği belirtildi. Ülkenin hava savunma sistemi de Sahil Güvenlik tarafından yönetildiği bildirildi.
Ayrıca habere göre ada genelindeki dört radar kompleksinin hava sahasını izlediği belirtildi.
İzlanda Dışişleri Bakanlığı Savunma Ofisi Başkanı Jónas G. Allanson, artan Rus denizaltı faaliyetlerine rağmen çözümün mutlaka bir ordu kurmak olmadığını belirterek, orduların üstlendiği görevleri sivil araçlarla yerine getirmeye çalıştıklarını söyledi.
40 bin kişilik yedek güç önerisi
Buna karşılık ülkede "Guardians of Iceland" adlı hareketi kuran Arnór Sigurjónsson ve Daði Freyr Ólafsson, ülkenin kendi savunma gücünü oluşturması gerektiğini savundu. İkili, 2 bin aktif personelden oluşan, 2 bin kişilik yedek güce sahip ve savaş döneminde 40 bin kişiye kadar genişleyebilecek bir yapı önerdi.
Hareketin savunucuları, böyle bir gücün NATO takviyeleri ülkeye ulaşana kadar ilk savunma hattını oluşturabileceğini belirtiyor. Ancak ordu kurulması fikri İzlanda kamuoyunda hala oldukça tartışmalı.
İzlanda'nın önündeki bir diğer seçenek ise Avrupa ile daha yakın entegrasyon. Ülke, 29 Ağustos'ta Avrupa Birliği'ne katılım müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmayacağını oylayacak. Hükümet cephesinde NATO üyeliğinin yanı sıra AB ile daha yakın ilişkilerin ülkeye ek bir güvenlik katmanı sağlayabileceği savunuldu.

