Otomotivden çiplere: Hürmüz krizi dünyayı sıkıştırıyor
- Hürmüz Boğazı'ndaki krizin etkileri petrol piyasasının ötesine geçerek küresel tedarik zincirlerine yayıldığı aktarıldı.
- Toyota'nın üretiminde 80 binden fazla araçlık düşüş yaşanırken, alüminyum, gübre ve helyum tedarikindeki aksamaların otomotiv, havacılık, çip, ilaç ve teknoloji sektörlerinde üretim maliyetlerini ve arz risklerini artırdığı kaydedildi.
Mart 2026'dan bu yana Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması, yalnızca petrol piyasasını değil, otomotivden uçak ve ilaç üretimine, akıllı telefonlardan yarı iletkenlere kadar uzanan küresel tedarik zincirlerini de etkiliyor.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleAl Jazeera'nın dijital platformlarında yayımlanan bir rapora göre kriz, ABD-İran savaşının küresel bir sanayi krizine dönüşmesine yol açıyor.
Japonya'nın Toyota, Güney Kore'nin Samsung ve Tayvan'ın TSMC şirketlerinin, çatışma bölgesinden binlerce kilometre uzakta olmalarına rağmen krizden etkilendiği aktarıldı. Toyota'nın üretimini 80 binden fazla araç azalttığı, çip üreticilerinin ise helyum gazı tedarikinde sıkıntı yaşadığı belirtildi.
Alüminyum ve gübre tedariki de sekteye uğradı
Körfez bölgesinin dünya alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 9'unu gerçekleştirdiği belirtilirken, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn'deki alüminyum tesislerine yönelik saldırıların küresel alüminyum fiyatlarını 4 yılın en yüksek seviyesine çıkardığı aktarıldı.
BAE'nin tek başına ABD'nin yüksek saflıktaki alüminyum ithalatının yaklaşık yüzde 90'ını karşıladığı ifade edildi. Boeing ve Airbus tarafından uçak üretiminde kullanılan bu malzemenin tedarikindeki aksama nedeniyle Avrupa, Asya ve ABD'deki bazı fabrikalarda üretimin zorlaştığı, uçak gövdeleri ve elektrikli araç parçalarının tedarikinin daha pahalı hale geldiği kaydedildi.
Körfez ülkelerinin deniz yoluyla taşınan küresel gübre ihracatının yaklaşık yüzde 20'sini, dünya üre ticaretinin ise yüzde 46'sını kontrol ettiği belirtildi. Savaşın başlamasıyla üre fiyatlarının yaklaşık yüzde 80 arttığı, bunun Asya, Afrika ve Amerika kıtalarındaki tarımsal üretimi tehdit ettiği ifade edildi.
Körfez bölgesinin Hindistan ve Çin'in gübre ithalatının yaklaşık yüzde 20'sini karşıladığı belirtilirken, tedarik sorunlarının buğday, pirinç ve mısır gibi temel ürünlerin üretimini tehdit edebileceği aktarıldı.
Hassas sanayilerde kritik malzeme sıkıntısı
Rapora göre, tıbbi ekipmanların sterilizasyonunda, serum torbaları, enjektörler ve diyaliz tüplerinin üretiminde kullanılan etilen oksit ve metanol gibi gaz ve kimyasalların sevkiyatları da durdu.
Katar'ın dünya helyum ihtiyacının yaklaşık yüzde 30'unu karşıladığı belirtilirken, ihracattaki aksamalar Tayvan ve Güney Kore'deki yarı iletken üreticilerini baskı altına aldı. Helyum, elektronik çiplerin soğutulması ve temizlenmesi süreçlerinde kullanılıyor.
Helyum sıkıntısının akıllı telefon ve bilgisayar üretimini de tehdit ettiği, Asya'daki tekstil fabrikalarının ise polyester maliyetlerinde yüzde 10 ila 15 arasında artışla karşı karşıya kaldığı kaydedildi.
Raporda, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin etkilerinin petrol piyasasının ötesine geçtiği ve gıda, ilaç, otomotiv, havacılık ve teknoloji sektörlerindeki küresel tedarik zincirlerine yayıldığı vurgulandı.
ğ
