Trump yönetiminin vize planına mahkeme engeli: Uygulama durduruldu
- ABD'de federal yargıç F. Dennis Saylor, Trump yönetiminin uluslararası öğrenci, akademisyen ve yabancı gazetecilerin vize sürelerini kısaltacak düzenlemesinin uygulanmasını durdurdu.
ABD'de bir federal yargıç, Trump yönetiminin uluslararası öğrencilerin, akademisyenlerin ve yabancı gazetecilerin vize geçerlilik sürelerini kısaltacak düzenlemesinin uygulanmasını engelledi.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), 17 Temmuz'da yayımladığı düzenlemeyle öğrenci ve akademisyen vizelerinin süresini, "eğitim veya araştırma programının öngörülen ya da muhtemel süresine bakılmaksızın" 4 yılla sınırlandırmıştı. Yabancı gazeteciler için ise bu süre 240 gün olarak belirlenmişti.
Son derece zayıf gereçkeler
Massachusetts'teki federal mahkemede görev yapan Yargıç F. Dennis Saylor, Trump yönetiminin kalış sürelerini sınırlandırma gerekçelerini "son derece zayıf" bulduğunu belirterek düzenlemenin uygulanmasını durdurdu.
Üniversite, yüksekokul ve eğitimcileri temsil eden 3 kuruluş ile biri gazetecileri temsil eden 4 işçi kuruluşu, DHS'nin düzenlemesinin engellenmesi için dava açmıştı. Düzenlemenin, lisans ve lisansüstü eğitim gören yaklaşık 1,6 milyon F vizesi sahibini ve ABD'de yaşamak için sponsorluğa ihtiyaç duyan yaklaşık 500 bin J vizesi sahibini etkilemesi bekleniyordu.
Yabancı gazetecilerin vize sürelerini uzatmak için DHS'ye başvurması gerekecek, başvurularının reddedilmesi halinde ise karara itiraz etmelerine izin verilmeyecekti.
Saylor, Trump yönetiminin düzenlemeyi hayata geçirme gerekçelerinin keyfi olduğunu ve bu nedenle düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu belirtti.
Yargıç kararında, düzenlemenin gerekçeleriyle arasındaki bağın zayıflığının, asıl amacın ulusal güvenliği sağlamak ve sınırları korumak değil, akademik kurumlar ve basın üzerinde daha fazla hükümet kontrolü kurmak gibi açıklanmamış başka hedeflere ulaşmak olup olmadığı konusunda meşru soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti.
DHS'den savunma
DHS, karara itiraz edip etmeyeceği konusunda açıklama yapmazken, yaptığı açıklamada Trump yönetiminin "yaygın sahtekarlığa karşı mücadele ettiğini" savundu.
Bakanlık, yalnızca gerçekten eğitim görme niyetinde olan kişilere ABD'de eğitim alma ayrıcalığı verilmesini sağlamak amacıyla düzenlemenin gerekli olduğunu belirtti.
Saylor ise kararında, göçmenlerin öğrenci gibi davranarak sistemi yaygın biçimde suistimal ettiğine ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını kaydetti.
Yargıç, Trump yönetimi yetkililerinin gerekçelerini "neredeyse tamamen, yeni düzenlemenin önlemeyeceği veya etkisini azaltmayacağı az sayıdaki münferit olaya" dayandırdığını belirtti.
Saylor, düzenlemenin ABD açısından da ciddi zararlar doğuracağını ifade etti.
"Ekonomiye ve yükseköğretime zarar verebilir"
Yargıç, düzenlemenin yükseköğretim sistemi ve ABD ekonomisi üzerindeki zararının "felaket boyutunda" olabileceğini belirtti. Hükümetin, yalnızca düzenlemeye uyum maliyetlerinin ilk yılda 250 milyon doları aşmasının beklendiğini kabul ettiğini aktardı.
Saylor ayrıca davacıların, düzenlemenin dünyanın en başarılı öğrencileri için ABD'yi daha az cazip bir eğitim destinasyonu haline getireceği yönündeki görüşüne dikkati çekti.
ABD'deki birçok kolej ve üniversitenin demografik değişimler nedeniyle halihazırda azalan öğrenci sayılarıyla mücadele ettiğini belirten Saylor, düzenlemenin bu kurumlar üzerinde de ciddi ekonomik etkiler yaratacağını ifade etti.
Yargıç, Trump yönetiminin düzenlemeyi ulusal güvenliği korumak için gerekli gördüğü yönündeki savunmasını ise "absürtlük sınırında" olarak nitelendirdi.
Saylor, davacıların iddialarının esas bakımından başarılı olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek, düzenlemenin engellenmemesi halinde derhal telafisi mümkün olmayan zararların ortaya çıkacağını ve kamu yararının ön tedbir kararı verilmesini desteklediğini kaydetti.


