Tunus'ta su kıtlığı alarm veriyor! Şişelenmiş su talebi yüzde 30 arttı

PAYLAŞ
  • Tunus'ta su kaynaklarının azalması, yıpranan dağıtım şebekeleri ve yeraltı suyunun aşırı kullanımının krizi derinleştirdiği ifade edildi. Şişelenmiş su talebi yaz aylarında yüzde 30 artarken, su kıtlığının tarımdan gıda fiyatlarına kadar ekonominin farklı alanlarına yansıdığı belirtildi.
Tunus'ta su kıtlığı alarm veriyor! Şişelenmiş su talebi yüzde 30 arttı
Fotoğraf: iStock

Tunus'ta su krizi yalnızca evlere su verilmemesi veya market raflarında şişelenmiş su bulunamamasıyla sınırlı kalmadı. Al Jazeera'nın haberine göre, yaz aylarında tüketicilerin alternatif su kaynakları araması ve artan maliyetlerle karşılaşması, sınırlı kaynaklardan bakıma ve yatırıma ihtiyaç duyan dağıtım şebekelerine kadar uzanan daha geniş bir krize işaret etti.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

Bu durumun aile bütçesine, çiftçilerin gelirlerine ve suya dayalı sektörlerin üretim kapasitesine kadar yansıdığı belirtildi.

Ulusal Alkolsüz İçecek Üreticileri Sendikası Odası'nın verilerine göre, şişelenmiş suya yönelik talep normal yaz ortalamalarına kıyasla yaklaşık yüzde 30 arttı. Bazı üretim ve dolum tesislerinin elektrik kesintilerinden etkilendiği aktarıldı.

Ancak şişelenmiş suya yönelik talepteki artışın yalnızca bu faktörlerle açıklanamayacağı belirtildi. Tunus Su Gözlemevi Direktörü Alaa el-Marzuki'ye göre, talepteki artışın bir bölümünün tüketicilerin musluk suyunun kalitesine duyduğu güvenin azalmasıyla bağlantılı olduğu ifade edildi.

Al Jazeera muhabiri Seyfeddin Buallak, Tunus'un yaz aylarında karşı karşıya kaldığı durumun geçici bir kuraklık dalgasıyla sınırlı olmadığını, daha karmaşık ve yapısal bir krizi ortaya çıkardığını belirtti.

Buallak, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Tunus Su Gözlemevi gibi kuruluşların, mevcut kaynaklarla nüfusun, ekonominin ve tarımın ihtiyaçları arasındaki açığın büyüdüğü konusunda uyarılarda bulunduğunu aktardı.

Sınırlı su kaynakları, yıpranmış şebekeler

El-Marzuki, krizin yağış eksikliğinden daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Tunus'ta kişi başına yıllık su miktarının 380 ila 430 metreküp arasında bulunduğunu söyledi. El-Marzuki, su kıtlığı sınırı olarak yaklaşık 500 metreküplük seviyeye işaret edildiğini ve bazı senaryolarda kişi başına düşen su miktarının 2050'de 180 metreküpe kadar gerilemesinin beklendiğini ifade etti.

Sorunun yalnızca kaynakların miktarıyla ilgili olmadığına dikkat çeken El-Marzuki, suyun nasıl yönetildiğinin de önemli olduğunu belirtti.

El-Marzuki'ye göre, yeraltı suyu çıkarımı yenilenebilir kaynakların yüzde 133'üne ulaştı. Son 10 yılda kayıt dışı ve ruhsatsız kuyuların sayısının ise 33 bin 988'e çıktığı aktarıldı.

Dağıtım şebekesinde de benzer bir sorun yaşandığı belirtildi. El-Marzuki'nin verdiği bilgilere göre, Tunus Ulusal Su İşletme ve Dağıtım Şirketi'ndeki faturalandırılmayan su oranı yüzde 41'e ulaştı. Sulama suyundaki kayıp oranının yüzde 30, içme suyundaki kayıp oranının ise yüzde 23 olduğu ifade edildi.

Bu verilerin, su kıtlığı yaşayan bir ülkenin kaynaklarının önemli bölümünü tüketiciye veya çiftçiye ulaşmadan kaybetmesi gibi bir çelişkiyi ortaya koyduğu kaydedildi.

Su faturasından gıda sepetine

Al Jazeera'nın haberine göre, su krizi yalnızca dağıtım şebekesiyle sınırlı kalmadı. Ekonomist Aram Belhac, krizin ekonomiye fiyatlar, üretim ve gelir olmak üzere üç kanaldan yansıdığını belirtti.

Su kıtlığının tarım, üretim ve ulaşım maliyetlerini artırarak gıda fiyatlarına yansıyabileceği ve düşük gelirli hanelerin bütçesi üzerindeki baskıyı artırabileceği ifade edildi.

Üretim tarafında ise doğrudan girdi olarak suya ihtiyaç duyan tarım, gıda sanayisi, turizm, tekstil ve fosfat sektörlerinin etkilendiği aktarıldı.

Belhac, sulamalı tarımı en kırılgan sektörlerin başında gösterirken, bunu büyük ölçekli tarım ve gıda sanayisinin izlediğini belirtti. Su krizinin oteller, tekstil ve hazır giyim sanayisi ile çıkarma ve işleme faaliyetlerinde yüksek miktarda suya ihtiyaç duyan fosfat sektörüne de yayıldığı kaydedildi.

Dünya Bankası'na ait bir belgenin de su krizi ile ekonomi arasındaki bağlantıya dikkat çektiği belirtildi. Buna göre, mevcut eğilimin devam etmesi halinde Tunus'taki su talebinin dörtte birinin 2050'de karşılanamayabileceği ifade edildi.

Belgede, mevcut durumun devam ettiği senaryoda Tunus ekonomisinin 2030'da yüzde 3,4, 2050'de ise yüzde 6,4 oranında küçülebileceği öngörüsüne yer verildi. Tarım sektörünün katma değerinin de 2050'de yüzde 29 azalabileceği tahmin edildi.

Haberde, su sistemindeki her gecikmenin maliyeti gıda fiyatlarına, çiftçinin gelirine ve ailelerin faturalarına taşıdığı belirtildi.