Dünyanın en büyük 10 petrol rafinerisi! Dizel piyasasını kurtarabilirler mi?
Küresel dizel arzındaki sıkıntı büyürken dünyanın en büyük rafinerileri yeniden gündeme geldi. Ancak yüksek kapasite tek başına yeterli değil. Al Jazeera'nın analizine göre asıl belirleyici, rafinerilerin ne kadar ek dizel üretebildiği ve bunu ihtiyaç duyulan pazarlara ulaştırabilmesi.
Al Jazeera'nın haberine göre küresel dizel arzındaki sıkıntı, enerji piyasalarındaki fiyat artışının ötesine geçerek tedarik zincirleri ve küresel taşımacılık açısından önemli bir sorun haline gelirken, dünyanın en büyük rafinerileri yeniden gündeme geldi.
Ancak yüksek rafinaj kapasitesinin, otomatik olarak ihraç edilebilir dizel fazlası anlamına gelmediği ifade edildi.
Cezayir merkezli G7 ülkelerinin acil rezervlerden yaklaşık 100 milyon varil dizel ve ham petrolü piyasaya sürme planının ardından Çin'in ekim ayında petrol ürünleri ihracatını askıya alarak iç piyasaya yönlendirme kararı aldığı bildirildi.
Bu gelişmelerin, ülkelerin dizel ihtiyacını karşılamak için büyük rafinerilere yönelmesini hızlandırdığı aktarıldı.
Ancak asıl sorunun, hangi rafinerinin en büyük kapasiteye sahip olduğundan çok hangisinin kısa sürede üretimini artırabileceği ve elde edilen dizeli ihtiyaç duyulan pazarlara ulaştırabileceği olduğu vurgulandı.
Dünyanın en büyük rafinerileri
Al Jazeera'nın haberine göre kapasite açısından dünyanın en büyük 10 rafinerisi ve rafinaj kompleksleri şöyle sıralanıyor:
1 - Jamnagar – Hindistan: Reliance Industries'e ait kompleksin kapasitesi yaklaşık 1,4 milyon varil/gün. İki entegre rafineriden oluşan tesis, benzin ve dizel üretimi arasında esnek geçiş yapabiliyor ve deniz yoluyla ürün ihracatına uygun altyapıya sahip.
2 - Paraguaná – Venezuela: Amuay ve Cardón rafinerilerinden oluşan kompleksin tasarım kapasitesi 955 bin varil/gün. Ancak Nisan 2026'da yalnızca yaklaşık 237 bin varil/gün işlediği bildirildi.
3 - Ruwais – Birleşik Arap Emirlikleri: ADNOC'a ait rafinerinin kapasitesi 922 bin varil/gün. Dizel, jet yakıtı, benzin ve nafta üreten tesisin üç deniz iskelesi bulunuyor.
4 - Ulsan – Güney Kore: SK Energy'nin kompleksi yaklaşık 840 bin varil/gün kapasiteye sahip. Şirket verilerine göre 2025'te yaklaşık 91,1 milyon varil dizel üretildi.
5 - Yeosu – Güney Kore: Kapasitesi yaklaşık 800 bin varil/gün. Rafineri, dizel ve gazyağı üretiminde kullanılan gelişmiş ünitelerinin yanı sıra üç deniz iskelesiyle ihracat avantajına sahip.
6 - Dangote – Nijerya: Rafinerinin kapasitesi Şubat 2026'da 700 bin varil/güne çıkarıldı. Derin su limanına sahip tesisin Avrupa Birliği standartlarına uygun yakıt ürettiği belirtildi.
7 - Onsan – Güney Kore: S-Oil'e ait rafinerinin kapasitesi yaklaşık 669 bin varil/gün. Saudi Aramco'nun rafineride yüzde 63,4 payı bulunuyor.
8 - Port Arthur – ABD: Saudi Aramco'ya ait Motiva rafinerisinin ham petrol işleme kapasitesi yaklaşık 640 bin varil/gün. Tesisin ABD'nin tek başına en büyük rafinerisi olduğu belirtildi.
9 - Galveston Bay – ABD: Marathon Petroleum'a ait rafinerinin kapasitesi 631 bin varil/gün. Ürünler boru hatları, demiryolları ve deniz yoluyla taşınabiliyor.
10 - Al-Zour – Kuveyt: Rafinerinin maksimum kapasitesi 615 bin varil/gün. Ancak fiili üretim ile teorik kapasite arasında fark bulunduğu belirtildi.
Asıl potansiyel nerede?
Venezuela'daki Paraguaná kompleksi, kapasite ile fiili üretim arasındaki farkın en çarpıcı örneklerinden biri olarak gösterildi. 955 bin varil/günlük tasarım kapasitesine rağmen Nisan 2026'da yaklaşık 237 bin varil/gün üretim yapılması, yaklaşık 718 bin varil/günlük kullanılmayan kapasite bulunduğuna işaret etti.
Bu farkın teknik arızalar, elektrik kesintileri ve bakım ihtiyacından kaynaklandığı belirtildi. Dolayısıyla bu kapasitenin piyasaya kazandırılabilmesi için öncelikle çalışmayan ünitelerin yeniden devreye alınması gerektiği aktarıldı.
Kuveyt'teki Al-Zour rafinerisinde ise 2024/2025 mali yılında ortalama fiili işleme 507,5 bin varil/gün olurken, maksimum kapasitenin 615 bin varil/gün olduğu bildirildi. Rafinerinin dizel üretimi 5,473 milyon ton ile 7,195 milyon tonluk planın altında kaldı.
Güney Kore'deki Onsan ve Yeosu rafinerilerinin ise sırasıyla yaklaşık yüzde 96 ve yüzde 95 kapasite kullanım oranlarına ulaştığı, dolayısıyla kısa vadede üretimi önemli ölçüde artırma imkanlarının sınırlı olduğu belirtildi.
Buna karşılık Dangote rafinerisinin üretimini kademeli olarak artırdığı ve yaklaşık 700 bin varil/günlük kapasitesi nedeniyle ek arz açısından daha fazla potansiyel taşıdığı değerlendirildi.
En büyük kapasite değil, ihracat kabiliyeti önemli
Haberde, ek bir varil dizelin küresel piyasaya katkısının yalnızca üretim kapasitesine bağlı olmadığı vurgulandı. Ürünün ihtiyaç duyulan pazara ulaşması için nakliye, sigorta, liman ücretleri ve deniz yollarının güvenliği gibi unsurların da dikkate alınması gerektiği belirtildi.
Hindistan'daki Jamnagar bu açıdan öne çıkıyor. Kompleksin 2025'in ilk yarısında yaklaşık 9,81 milyon ton dizel ihraç ettiği ve rafine petrol ürünleri ihracatının yüzde 28'inin Avrupa'ya yöneldiği aktarıldı.
BAE'deki Ruwais rafinerisinin de deniz kıyısındaki konumu ve üç iskelesi sayesinde ihracat açısından avantajlı olduğu, ancak Körfez'den yapılacak sevkiyatların Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere bağlı olduğu kaydedildi.
Güney Kore'nin büyük rafinerilerinin ise Asya'nın ana deniz ticaret yollarına yakın konumunun, Çin'in petrol ürünleri ihracatını durdurduğu dönemde önem kazandığı belirtildi.
Dizel açığını kapatabilirler mi?
Küresel dizel piyasasında tek bir arz açığının bulunmadığı ve kullanılmayan rafineri kapasitesinin tamamının dizel üretimine dönüştürülemeyeceği vurgulandı.
Rafinerilerin ürettiği ürün miktarının ham petrolün özellikleri, tesislerin tasarımı, kâr marjları ve diğer petrol ürünlerine yönelik talebe göre değiştiği aktarıldı.
Bu nedenle kullanılmayan rafinaj kapasitesi tek başına küresel dizel arzının ne kadar artırılabileceğini göstermiyor. Asıl belirleyici unsurların rafinerilerin ne kadar yüksek kapasiteyle çalışabileceği, ne kadar dizel üretebileceği ve bu ürünleri ihtiyaç duyulan pazarlara zamanında ihraç edip edemeyeceği belirtildi.
Bu açıdan Jamnagar ve Dangote'nin ek arz açısından öne çıktığı, Ruwais'in ise yüksek kapasitesine rağmen Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılık koşullarına bağlı olduğu değerlendirildi.
Sonuç olarak, dizel piyasasındaki baskıyı hafifletebilecek rafinerinin mutlaka en yüksek kapasiteye sahip tesis olmadığı; kapasitesini fiilen artırabilen, ek dizel üretebilen ve bu ürünü ihtiyaç duyulan pazara zamanında ulaştırabilen tesislerin daha önemli olduğu vurgulandı.