Bill Farren-Price: Petrolde 100 doların üstü artık unutulmalı

PAYLAŞ
  • Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü uzmanı Bill Farren-Price petrol piyasalarının artık kalıcı yüksek fiyatları taşıyamayacağını söyledi.
  • Farren-Price, “100 doların üzeri kısa vadeli görülebilir ama bu seviyelerde tutunmak artık mümkün değil” diye konuştu.
  • İsrail-İran gerilimi sonrası petrol fiyatlarındaki dalgalanmayı değerlendiren Farren-Price talep yapısındaki değişim, yapay zekanın fiyatlamaya etkisi ve arz tarafındaki esneklik nedeniyle kalıcı zirvelerin geride kaldığını vurguladı.
Bill Farren-Price: Petrolde 100 doların üstü artık unutulmalı

Yaklaşık 35 yıldır petrol piyasasını yakından izleyen petrol piyasası uzmanı Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü’nden Bill Farren-Price, CNBC-e Londra Temsilcisi Berfu Güven’in sorularını yanıtladı.

Farren-Price, jeopolitik tansiyonların enerji fiyatlarını yükselttiğini ancak bu etkinin giderek daha kısa sürdüğünü belirtti:

“Birinci Körfez Savaşı’nda da gördük; fiyatlar önce sert yükseldi ama sonra hızla geri geldi çünkü bu tür çatışmalar genelde küresel ekonomi için iyi olmaz. Bugün de benzerini yaşıyoruz. Doğalgaz fiyatları kriz öncesi seviyelerin bile altına indi, petrolde ise kazançların büyük kısmı silindi. Üstelik Trump, düşük enerji fiyatları vaadiyle seçmene gitti. Bu yüzden fiyatların yükselmesi onun açısından da politik olarak sürdürülebilir değil. Bu kriz de aynı döngüyü gösterdi. Savaş çıktı, fiyat yükseldi ama piyasalar çok hızlı şekilde normale döndü.”

'100 doların üzerini ancak büyük bir felaketle görürüz, o da uzun sürmez'

Brent petrol için önümüzdeki yıllarda 65 dolar civarında bir taban oluşabileceğini belirten Farren-Price, yukarı yönlü potansiyelin sınırlı olduğuna dikkat çekti:

“Brent’te 65 dolar civarında bir taban oluştuğunu düşünüyorum ama yukarı yönlü hareket sınırlı. Çünkü önümüzdeki birkaç yıl içinde küresel ölçekte taşımacılıkta petrol talebi zirve yapacak. Büyüme artık daha çok petrokimya gibi alanlara kayacak. Yani petrol piyasası başka bir döngüye giriyor. Bu yüzden 100 doların üzerini ancak büyük bir felaketle görürüz, o da uzun sürmez.”

'İsrail-İran krizi tamamen bitmedi'

Farren-Price’a göre İran ile İsrail arasındaki ateşkes bölgesel istikrar açısından bir rahatlama getirse de kriz riski bütünüyle geçmiş değil.

Bu çatışma onlarca yıldır devam ediyor. Ne İran ne de ABD büyük bir savaşı istemiyor ama burada asıl belirleyici İsrail. IAEA’nın İran’ın nükleer programını aylar içinde yeniden aktive edebileceğini açıklaması yeni bir saldırıyı tetikleyebilir.

Bu nedenle Körfez’de gerilimin 'potansiyel olarak her an yeniden alevlenebileceğini' söyleyen Farren-Price kalıcı çözüm için İran’ın şeffaf ve denetime açık bir nükleer program yürütmesi gerektiğine dikkat çekti.

'Petrolde yükselişin makro etkisi yok'

Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde kalıcı bir etkisi olmayacağını belirten Farren-Price, kısa vadeli yükselişlerin merkez bankalarının politika alanını daraltabileceğini söyledi:

“Bu tür şoklar faiz indirimi bekleyen merkez bankaları için hesapları zorlaştırıyor ama küresel makro ekonomi üzerindeki etkisi sınırlı. Sadece enerji arzının kırılganlığına dair güçlü bir uyarıydı.”

'İran temkinli davrandı, piyasalar sakinleşti'

ABD’nin saldırısına İran’ın Katar’daki bir üsse düşük etkili yanıtla karşılık vermesini “performans amaçlı” olarak tanımlayan Farren-Price, enerji altyapısının hedef alınmamasının piyasalar tarafından “tırmanma niyeti yok” şeklinde okunduğunu belirtti.

“Sigorta ve navlun maliyetlerinde kısa vadeli bir artış gördük ama bunun kalıcı olacağını sanmıyorum. İran’ın Katar’daki üsse verdiği yanıttan anlaşılan, bu saldırı daha çok sembolikti ve enerji altyapısına zarar vermemeye özen gösterildi. Özellikle Katar gibi LNG devlerinin olduğu bölgede hiçbir enerji tesisine zarar verilmemesi, İran’ın piyasaları rahatlatmak istediğini gösterdi. Bu da sigorta ve navlun maliyetlerindeki sıçramayı kısa ömürlü tuttu.”

Petrol fiyatlamasında 'kör nokta' riski

Yapay zeka ve algoritmik işlemlerin piyasaların jeopolitik risklere verdiği tepkileri değiştirdiğini belirten Farren-Price, bu durumun fiyatlamalarda yeni bir döneme işaret ettiğini söyledi.

“Bazı çok ciddi jeopolitik risklere karşı bile piyasaların verdiği tepki zayıf kalıyor. Çünkü artık fiyatlamalar daha çok algoritmalar tarafından belirleniyor. Piyasalar o kadar hızlı tepki veriyor ki, aynı hızla unutuyorlar. Bu da fiyatlamalarda ciddi kör noktalar yaratıyor.”

Farren-Price’a göre, bu yeni yapay zeka çağında her risk aynı şekilde fiyatlanmıyor ve bu durum yatırımcılar açısından yeni türden bir belirsizlik anlamına geliyor.

'Türkiye dış şoklara açık ama asıl risk içeride'

İran’dan doğalgaz ithalatı yapan Türkiye’nin Körfez gerilimlerinden etkilenebileceğini söyleyen Farren-Price, enerji arzı konusunda Ankara’nın LNG ve Rusya gibi alternatif kaynaklara sahip olduğuna dikkat çekti. Ancak esas kırılganlığın dışarda değil içeride olduğunu vurguladı:

“Türkiye’nin en büyük meselesi şu anda kendi iç ekonomik dengeleri. Bölgedeki gerilimlerden etkilenir elbette ama gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkisini asıl belirleyecek olan içerideki tablo. Enerji arzında bir miktar esneklik var ama genel kırılganlık yüksek.”