Petrolde korkutan senaryo: Hürmüz Boğazı neden önemli, en çok hangi ülkeler etkilenecek?
İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından Hürmüz Boğazı’nda tansiyon yükseldi. Fiilen kapatılan Hürmüz Boğazı'nda savaş sonrasında taşınan petrolün oranı yüzde 86 geriledi. Peki, Hürmüz Boğazı neden bu kadar önemli, en çok hangi ülkeler etkilenecek?
İran Savaşı ile birlikte Hürmüz Boğazı'nda güvenlik riskinin en üst seviyeye çıkmasıyla petrol tankerlerinin geçişi durma noktasına gelirken, 700'ün üzerinde tanker Boğaz'ın her iki yakasına yığıldı.
Basra Körfezi'nin ağzındaki Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile İran’ın Körfez’deki ABD üslerine füze misillemesinde bulunması ve Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması, petrol piyasasında sert fiyat hareketlerine yol açtı. Küresel arzın kilit geçiş noktalarından biri olan boğazdaki risk, yeni haftaya keskin bir yükselişle girilmesine neden oldu.
Vadeli Brent petrolün varil fiyatı 82,37 dolara kadar tırmandı. Brent petrol fiyatları şu sıralar 80 dolar seviesinde seyrediyor.
Savaş öncesi ve sonrası 'Hürmüz'
Gerçek zamanlı veri analitik şirketi Kpler'in analizine göre, 27 Şubat'ta Hürmüz Boğazı'ndan 21 milyon varil ham petrol ve petrol ürünleri taşıyan 15 tanker geçti. Geçişler 28 Şubat'ta 18 gemiyle 21,6 milyon varile yükseldi.
Ancak bölgede gerilimin artmasıyla 1 Mart'ta Hürmüz Boğazı'ndan sadece 3 tanker geçiş yaptı. Bu tankerlerde 2,8 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü taşındı. Tankerlerden birinde yaklaşık 2 milyon varil ham petrol bulunuyordu.
Hürmüz Boğazı'ndan ne kadar petrol taşınıyor?
Hürmüz Boğazı'ndan bu yıl itibarıyla taşınan ham petrol ve petrol ürünleri günlük ortalamada ise 19,8 milyon varil seviyesinde gerçekleşti. Böylece, Boğaz'dan petrol ihracatı 1 Mart'ta günlük ortalamaya göre yüzde 86 ile keskin şekilde düşüş gösterdi.
Bu düşüş, risklerin artmasından önce yüklerin boşaltılması için ilk etapta bir itici güç oluştuğunu ve ardından koşulların kötüleşmesiyle geçişlerin durma noktasına geldiğini gösteriyor.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyeleri arasında yer alan Suudi Arabistan, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak, ham petrolünün büyük bölümünü başta Asya olmak üzere bu boğazdan ihraç ediyor.
Hürmüz'de yığılma
Bugün itibarıyla ise İranlı olmayan 706 tanker, Hürmüz Boğazı'nın iki yakasına yığılmış durumda. Toplam 334 ham petrol tankeri, 109 kirli petrol ürünü ve 263 temiz petrol ürünü taşıyan tankerler Orta Doğu Körfezi (Boğaz'ın batısı), Umman Körfezi (Boğaz'ın doğusu) ve Arap Denizi'nde farklı noktalarda beklemede.
Körfez içinde tankerlere petrol yüklemesi devam etse dahi, Boğaz'dan doğu yönündeki çıkışların azalması ve yükün Boğaz'dan geçmek için daha uzun süre beklemesi nedeniyle, varışlarda gecikme ve nakliye maliyetlerinde artış bekleniyor.
Körfez içinde yükleme devam etse bile, doğu yönündeki çıkışların azalması, yüklerin ve tonajın darboğazdan geçmek için daha uzun süre beklemesi nedeniyle, varışların gecikmesine ve nakliye maliyetlerinin artmasına neden olabilir.
Hürmüz Boğazı neden kritik?
Dünyadaki petrol arzının yaklaşık beşte biri, yani günde yaklaşık 20 milyon varil petrol Hürmüz Boğazı’ndan taşınıyor. Bu durum, boğazı küresel enerji piyasalarının en kritik “dar boğazı” haline getiriyor.
Küresel ticaretin bağımlı olduğu az sayıdaki stratejik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz’de yaşanacak herhangi bir aksama, dünya piyasalarında ve tedarik zincirlerinde anında dalgalanmalara yol açıyor. İran’da çatışmaların sürmesi ve Orta Doğu genelindeki saldırılar nedeniyle, piyasaların açılmasıyla birlikte petrol fiyatlarının yakından izlenmesi bekleniyor.
Enerji ve gübre ticareti risk altında
Hürmüz Boğazı’ndan ağırlıklı olarak petrol tankerleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) gemileri geçiyor. Dolayısıyla yaşanacak bir kesinti doğrudan küresel enerji arzını etkiliyor.
Bunun yanı sıra daha az bilinen bir gerçek ise dünya gübre ticaretinin yaklaşık üçte birinin de bu boğazdan geçmesi. Ukrayna savaşıyla zaten sarsılan enerji ve tarım tedarik zincirleri, yeni fiyat artışlarıyla daha da baskı altına girebilir.
Hürmüz’den geçen petrol ve gazın başlıca alıcıları Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore. Ham petrol ithalatının yaklaşık yarısını bu boğaz üzerinden sağlayan Hindistan da enerji arzını korumakta zorlanabilir.
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hürmüz’ü bypass edebilecek bazı petrol ve gaz boru hatları bulunsa da, bu hatların günlük yaklaşık 2,6 milyon varillik kapasitesi, boğazdan normalde taşınan hacmin çok altında kalıyor.
Avrupa için felaket senaryosu
Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’si ve önemli miktarda doğalgaz Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Avrupa, başta Suudi Arabistan, Katar ve BAE gibi Körfez ülkelerinden ithal ettiği petrol ve sıvılaştırılmış doğalgazın büyük bölümünü bu güzergâh üzerinden alıyor. Boğazın kapanması, küresel petrol fiyatlarını hızla yükseltebilir ve özellikle Ortadoğu yakıtına bağımlı ülkelerde enerji krizi yaşanabilir.
Petrol fiyatlarında ani artış, Avrupa’da enflasyonu tetikleyebilir, enerji maliyetlerini yükseltebilir ve başta üretim, ulaşım ve tarım olmak üzere pek çok sektörü olumsuz etkileyebilir. Avrupa borsalarında dalgalanmalar yaşanabilir, piyasalar istikrarsızlaşabilir.
Petrol dışı ticaret açısından da Hürmüz Boğazı, küresel taşımacılığın kilit güzergahlarından biri. Olası bir kesinti, Avrupa’nın elektronik, hammadde ve tüketim ürünleri gibi pek çok alandaki ithalatını geciktirebilir, tedarik zincirlerini zorlayabilir. Sigorta primlerindeki yükseliş, lojistik maliyetlerini artırarak Avrupa’daki işletmeler ve tüketiciler üzerinde baskı oluşturabilir.
Petrolde kriz senaryosu var mı?
Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapatılmasının ardından petrol fiyatları 82 dolar seviyesine kadar yükseldi. Yaşanan gelişmelerin ardından Bernstein Research, Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli kapanması halinde enerji piyasalarında tarihi ölçekte bir şok yaşanabileceği uyarısında bulundu. Kuruma göre böyle bir senaryoda petrol fiyatları varil başına 120 ila 150 dolar aralığına yükselebilir.
JPMorgan'dan 'petrol' güncellemesi: Türkiye'de enflasyon ve faiz tahminini yükseltti
Dünyanın en büyük bankası JPMorgan, Ortadoğu'da yaşanan savaşın ardından Türkiye ile ilgili tahminlerini güncelledi.
JPMorgan, İran Savaşı'nın ardından artan petrol fiyatlarını dikkate alarak Türkiye için 2026 sonu enflasyon beklentisini yüzde 24'ten yüzde 25'e yükseltti.
Dev banka Merkez Bankası'nın mart ayı toplantısında faiz indirimi yapmasını beklemediğini ve pas geçme ihtimali üzerinde durduğunu açıkladı. Aynı zamanda banka yıl sonu gösterge faizi beklentisini de yüzde 30'dan yüzde 31'e çıkardı.