Konut fiyatları nerede geriledi, nerede arttı? Bazı ülkelerde yüzde artış 15'i aştı
Avrupa'da konut fiyatları 2026'nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,7 artarken, ülkeler arasındaki ayrışma dikkat çekti. Portekiz ve Bulgaristan'da artış yüzde 15'i aşarken, Finlandiya, Lüksemburg ve Fransa'da konut fiyatları geriledi.
Avrupa'nın büyük bölümünde konut fiyatlarının yükselmeye devam ettiği, ancak artış hızının ülkeler arasında önemli farklılıklar gösterdiği bildirildi. 2026'nın ikinci çeyreğinde Portekiz, Bulgaristan ve İspanya'da yıllık artışların çift haneli seviyelere çıktığı, Finlandiya, Lüksemburg ve Fransa'da ise fiyatların gerilediği belirtildi.
Eurostat verilerine göre AB genelinde konut fiyatlarının geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,7 arttığı ve yüzde 3,2'lik enflasyonun üzerinde seyrettiği kaydedildi.
Portekiz ve Bulgaristan'da yüzde 15'in üzerinde artış
Eurostat verilerine göre Avrupa'daki 29 ülkenin dokuzunda konut fiyatlarında yıllık bazda çift haneli artış görüldü. 2026'nın ikinci çeyreğinde en yüksek yıllık artış yüzde 16,5 ile Portekiz'de kaydedilirken, onu yüzde 15,5 ile Bulgaristan'ın izlediği aktarıldı.
Global Property Guide gayrimenkul uzmanı Mikk Kalmet, Portekiz'de güçlü konut talebinin özellikle Lizbon, Porto ve popüler kıyı bölgelerinde arzı aşmaya devam ettiğini belirtti.
Kalmet, Euronews Business'a yaptığı değerlendirmede, sınırlı yeni konut üretimi, yabancı yatırımlar, turizme bağlı talep ve kalıcı konut arzı eksikliğinin fiyatlardaki artışa katkıda bulunduğunu ifade etti.
Kalmet, Bulgaristan'da ise hane gelirlerindeki artış, ücretlerdeki yükseliş, görece uygun konut kredisi koşulları ve gayrimenkulün yatırım aracı olarak güçlü talep görmesinin fiyatları desteklediğini söyledi.
Litvanya'da yüzde 14,3, Slovakya'da yüzde 13,6, Hırvatistan'da yüzde 12,7, İspanya'da yüzde 12,1, Romanya'da yüzde 12,1, Letonya'da yüzde 11,4 ve Macaristan'da yüzde 10,2 artış kaydedildi.
Danimarka'da yüzde 9,4, Slovenya'da yüzde 9,1 ve Çekya'da yüzde 8,6 artış görüldüğü belirtildi.
Konut fiyatlarının AB ortalamasından daha hızlı arttığı diğer ülkeler arasında Kıbrıs yüzde 7,9, Malta yüzde 6,9, Polonya yüzde 6,3, İrlanda yüzde 6, Estonya yüzde 5,8, Avusturya yüzde 5,1 ve İsveç yüzde 4,8 ile sıralandı.
Üç ülkede konut fiyatları geriledi
Finlandiya'da yüzde 2,7, Lüksemburg'da yüzde 2,2 ve Fransa'da yüzde 0,8 düşüş yaşandığı bildirildi. Bu üç ülkenin, söz konusu dönemde konut fiyatlarının yıllık bazda gerilediği tek ülkeler olduğu kaydedildi.
Kalmet, Finlandiya'daki düşüşte ekonomik büyümenin zayıf seyretmesi, tüketici güveninin düşük olması ve yüksek faiz oranlarının devam eden etkilerinin rol oynadığını belirtti.
Kalmet, Fransa'da ise konutların satın alınabilirliğine ilişkin sorunlar, görece zayıf konut talebi ve daha önce yüksek seyreden mortgage faizlerinin fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu ifade etti. Ekonomik belirsizliğin de bazı potansiyel alıcıları konut satın alma kararlarını ertelemeye yönelttiğini söyledi.
AB'nin dört büyük ekonomisi arasında İspanya'nın yüzde 12,1'lik artışla öne çıktığı, İtalya'da artışın yüzde 4 ile AB ortalamasının altında kaldığı belirtildi. Almanya'da ise konut fiyatlarının yalnızca yüzde 0,6 yükseldiği ve bu oranın fiyatların yüzde 0,8 gerilediği Fransa'nın hemen üzerinde bulunduğu aktarıldı.
ING ekonomistleri Carsten Brzeski ve Franziska Biehl, Almanya'ya ilişkin analizlerinde mortgage faizlerinin yeniden yükseldiğini, konutların satın alınabilirliğinin kötüleştiğini ve mortgage kredilerine yönelik talebin zayıfladığını belirtti.
Avrupa'daki konut piyasasındaki ayrışmanın temelinde yerel dinamikler bulunuyor
Kalmet, konut fiyatlarındaki farklı artış oranlarının büyük ölçüde ülkelerdeki konut arzı açığı, gelir artışı, mortgage koşulları ve demografik eğilimlerden kaynaklandığını belirtti.
Kalmet, Avrupa ülkelerinin birçok ortak ekonomik ve parasal koşulu paylaşmasına rağmen konut piyasalarının temelde yerel dinamiklere bağlı olduğunu ifade etti.
Güçlü talep ve sınırlı konut üretiminin bulunduğu ülkelerde fiyatların daha hızlı arttığı, ekonomik büyümenin zayıf, hanehalkı talebinin düşük veya borçlanma maliyetlerine duyarlılığın yüksek olduğu ülkelerde ise fiyat artışlarının daha yavaş kaldığı ya da fiyatların gerilediği aktarıldı.
Enflasyondan arındırıldığında da artış güçlü
Enflasyon hesaba katıldığında konut fiyatlarındaki reel artışın birçok ülkede güçlü seyrettiği belirtildi.
AB'de yüzde 3,2'lik enflasyona karşılık konut fiyatlarının reel olarak yüzde 1,5 arttığı aktarıldı.
Bazı ülkelerde reel artışın çok daha yüksek olduğu kaydedildi. Portekiz'de enflasyonun yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleşmesi sonucunda konut fiyatlarının reel olarak yüzde 12,1 arttığı belirtildi.
Reel konut fiyatlarının Slovakya'da yüzde 9,4, Bulgaristan'da yüzde 9,1, Litvanya'da yüzde 8,8, İspanya'da yüzde 8,3, Letonya'da yüzde 7,9, Danimarka'da yüzde 7,7, Macaristan'da yüzde 7,7 ve Hırvatistan'da yüzde 7,5 yükseldiği aktarıldı.
Altı ülkede ise konut fiyatlarının reel olarak gerilediği belirtildi. En büyük düşüşün yüzde 6,4 ile Lüksemburg'da kaydedildiği, Fransa'da reel fiyatların yüzde 3,2, Almanya'da ise yüzde 2 gerilediği bildirildi.
Kalmet, konut fiyatlarını son bir yılda etkileyen unsurları konut arzındaki kalıcı yetersizlik, hanehalkı gelirlerindeki artış ve mortgage koşullarındaki değişim olarak sıraladı.
Kalmet, birçok Avrupa ülkesinde konut üretiminin konut talebindeki artışın gerisinde kaldığını ifade etti.
Konut fiyatlarında sırada ne var?
Kalmet, devam eden konut arzı açığı ve güçlü talebin birçok Avrupa ülkesinde fiyat artışlarını desteklemeye devam edebileceğini belirtti. Bununla birlikte artışların ülkeler arasında farklılık göstermesinin beklendiği ve bir yıl daha çift haneli fiyat artışlarının yaşanacağının garanti olmadığı ifade edildi.
Kalmet, en büyük belirsizliğin faiz oranları olduğunu söyledi. Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Eylül 2026'da yeniden yükselen enflasyon baskılarına karşı faiz oranlarını artırdığını hatırlatan Kalmet, yüksek mortgage maliyetleri ile artan enerji fiyatlarının neden olduğu daha zayıf satın alma gücünün konut talebini yavaşlatabileceğini belirtti.
ING ekonomistleri Brzeski ve Biehl ise Almanya'da konut almayı planlayanların daha yüksek emlak fiyatları, artan finansman maliyetleri ve Orta Doğu'daki savaşın ekonomik etkileri nedeniyle reel satın alma gücündeki zayıflığın devam etmesi gibi zorlu bir tabloyla karşı karşıya kaldığını ifade etti.