Fitch ve Moody's'in Türkiye kararı ne olacak? Uzmanlar beklentisini açıkladı
Piyasalarda gözler uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarında. Fitch bugün, Moody's ise 24 Temmuz'da Türkiye ile ilgili not kararını açıklayacak. Uzmanlar, enflasyon, Merkez Bankası rezervleri, cari açık ve para politikasının kararların seyrinde belirleyici olacağını vurguladı.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Fitch ve Moody's'in bu ay açıklayacağı Türkiye kararları piyasaların odağında yer alıyor. Uzmanlar not kararına yönelik tahminlerini cnbce.com'a açıkladı.
Prof. Dr. Zeynep Ökten, Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ve Kıdemli Analist Tuncay Turşucu, kredi notunda değişiklik beklemezken, görünümde olası bir revizyon ihtimaline işaret etti. Uzmanlar, enflasyon, Merkez Bankası rezervleri, cari açık ve para politikasının kararların seyrinde belirleyici olacağını vurguladı.
“Kredi notunda artış beklemiyorum”
Prof. Dr. Zeynep Ökten, kredi derecelendirme kuruluşlarının not kararlarının takip edileceğini hatırlattı. "Değişiklik beklemiyorum" dedi. Kredi derecelendirme kuruluşlarının yakından takip ettiği göstergelerden biri olan enflasyonda çekirdek enflasyonun yüzde 29,84'e indiğine işaret eden Ökten, ancak diğer önemli göstergelerden biri olan Merkez Bankası rezervlerinde Ocak ayından bu yana ciddi bir erime yaşandığına dikkat çekti.
Fitch Ratings’in temmuz ayı başında bankacılık, banka dışı finansman kuruluşları ve sigorta sektörlerine ilişkin görünümünü olumsuza çevirdiğini anımsatan Ökten, 23 Temmuz’da gerçekleştirilecek TCMB Para Politikası Kurulu toplantısında alınacak faiz kararına ilişkin verilecek mesajların da kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri açısından önem taşıdığını ifade etti.
Enflasyon görünümünde aşağı yönlü bir seyir olsa da seviyenin hâlâ yüksek olduğuna işaret eden Ökten, yüksek faiz oranları ve TCMB rezervlerindeki erimenin ekonomideki kırılganlığı koruduğunu, bu unsurların da kredi notu artışının önündeki temel engeller arasında yer aldığını söyledi.
“Not değil ama görünüm de değişiklik olabilir”
Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da Türkiye'nin kredi notunda kısa vadede bir artış beklemediğini belirtti. Not görünümünde ise daha olumlu yönde değişikliklerin gündeme gelebileceğini söyleyen Aslanoğlu, özellikle NATO Zirvesi sonrasında Türkiye'nin Avrupa Birliği ve ABD ile ilişkilerinde yaşanabilecek olumlu gelişmelerin kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerine yansıyabileceğini ifade etti.
Buna karşın mevcut jeopolitik koşullarda not artırımının kolay görünmediğini belirten Aslanoğlu, Türkiye'nin savaş riskinin yüksek olduğu bir bölgede bulunduğunu söyledi. Savaşa doğrudan dahil olma ihtimalini düşük gördüğünü ifade eden Aslanoğlu, buna rağmen bu riskin kredi değerlendirmelerinde dikkate alınacağını vurguladı.
Aslanoğlu, savaşın enerji maliyetlerini artırmasının Türkiye'nin cari işlemler açığı ve enflasyonu üzerinde olumsuz baskı yarattığını belirterek, görece yüksek cari açık ve enflasyon nedeniyle Türkiye'nin diğer ülkelere kıyasla daha yüksek risk taşıdığını söyledi. Bu nedenle mevcut koşullarda kredi notu artışı beklemediğini ifade etti.
“Rezerv kayıpları not artışı önündeki en büyük engel”
Cari işlemler açığında, net hata noksan kalemi dahil olmak üzere ciddi bir artış eğilimi bulunduğunu ifade eden Aslanoğlu, yılbaşına kıyasla cari açıkta önemli bir yükseliş yaşandığını ve bu eğilimin devam edip etmeyeceğinin yabancı yatırımcılar ile derecelendirme kuruluşlarının yakından takip ettiği başlıklardan biri olduğunu belirtti.
Merkez Bankası rezervlerinde yaşanan gerilemenin de not artışının önündeki önemli engellerden biri olarak görüldüğünü söyleyen Aslanoğlu, enflasyonun hedeflerden uzak seyretmesinin de Türkiye açısından olumsuz bir unsur oluşturduğunu ifade etti.
Merkez Bankası'nın ortodoks para politikası duruşunun ise yabancı yatırımcılar ve kredi derecelendirme kuruluşları tarafından olumlu değerlendirildiğini belirten Aslanoğlu, bugüne kadar bu duruşun değişeceğine işaret eden bir sinyal alınmadığını, bu nedenle para politikası tarafında şu aşamada olumsuz bir tablo beklemediğini söyledi.
"Not artışı piyasalar için olumlu olur"
Piyasalarda kredi notu artışına yönelik belirgin bir fiyatlama görmediğini belirten Aslanoğlu, yabancı yatırımcıların Türkiye'ye ilişkin kur riskini de dikkate alarak temkinli hareket ettiğini söyledi.
Borsa tarafında mevcut seviyelerin korunmasının sınırlı bir beklenti olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Aslanoğlu, ancak güçlü bir not artışı fiyatlamasının bulunmadığını dile getirdi.
Buna karşın kredi notunda bir artış yaşanması halinde bunun faizler üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturacağını ve borsada yukarı yönlü hareketi destekleyeceğini belirten Aslanoğlu, döviz tarafında ise yönetilen kur sistemi nedeniyle önemli bir etki beklemediğini söyledi.
Avrupa Birliği ile ilişkilerde olumlu bir çerçeve oluşması halinde kredi notu artışının gündeme gelebileceğini ifade eden Aslanoğlu, böyle bir senaryoda piyasalarda daha belirgin bir fiyatlama görülebileceğini sözlerine ekledi.
“Rezervler ve enflasyon yakından takip ediliyor”
Kıdemli Analist Tuncay Turşucu ise yarın ve 24 Temmuz'da açıklanması beklenen kredi derecelendirme kararlarında sürpriz bir adım öngörmediğini belirtti. Turşucu, hem Fitch hem de Moody's'in Türkiye'nin mevcut kredi notunu ve "Durağan" görünümünü korumasını beklediğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Çünkü Ocak ayına bakıldığında CDS, Enflasyon, Cari açık ve TCMB rezervleri gibi konularda daha iyi noktada değiliz. Yukarı yönlü bir beklentim yok. Ancak en kötü ihtimali düşürsek görünümde aşağı yönlü hareket olasılığı düşük de olsa var.”
Turşucu, Kredi derecelendirme kuruluşlarının güncel olarak en çok baktığı göstergelerin TCMB rezervlerindeki gelişim, cari açık, CDS seviyesi, TÜFE ve TCMB’nin dezenflasyonu destekleyici politikalarına devam edip etmediğini dikkate aldığını belirtti. Turşucu, “Para politikası açısından bir sorun görmüyorum. TCMB her seferinde sıkı duruş mesajını veriyor ve koruyor zaten. Ancak Bölgedeki gelişmeler nedeni ile artan petrol fiyatlarının Türk Ekonomisinde cari açık riski yaratması ve TCMB rezervlerinde kırılganlık riski söylem olarak öne çıkabilir. Bununla birlikte Enflasyon beklentilerindeki bozulma da aleyhte bir söylem olacaktır” ifadelerini kullandı.
“Yatırım yapılabilir notu için sadece makro göstergeler yeterli değil”
Türkiye'nin yatırım yapılabilir kredi notuna ulaşabilmesi için yalnızca makroekonomik göstergelerde iyileşmenin yeterli olmayacağını vurgulayan Turşucu, enflasyonun tek haneye gerilemesi, istikrarlı para politikası, döviz rezervlerini doğal şekilde destekleyen ekonomik yapı, döviz kurunun serbest piyasa koşullarında oluşması, şirketlerin döviz riskinin kontrol altında tutulması ve sağlıklı ekonomik büyümenin önemli başlıklar olduğunu belirtti.
Bunun yanı sıra TCMB'nin bağımsızlığı, kamu kurumlarının güçlü ve özerk yapısı ile hukuk sisteminin güven veren bir çerçevede işlemesinin de yatırım yapılabilir kredi notuna ulaşılması açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
"Not artışı piyasalar için pozitif sürpriz olur"
Piyasalarda kredi notu artışına yönelik bir fiyatlama bulunmadığını söyleyen Turşucu, bunun temel nedeninin piyasada böyle bir beklentinin oluşmaması olduğunu belirtti. Yarın ve 24 Temmuz tarihlerindeki değerlendirmelerde not artışı beklemediğini yineleyen Turşucu, buna rağmen böyle bir kararın gelmesi halinde bunun piyasalar açısından önemli bir pozitif sürpriz olacağını söyledi. Ancak not artırımının gerçekleşmesi durumunda dahi yabancı yatırımcı ilgisinin ciddi ölçüde artmasını beklemediğini ifade etti.