2019’dan bu yana süren süreç kapandı: ABD’de Halkbank davası resmen düşürüldü

PAYLAŞ
  • ABD’de 2019’da Halkbank hakkında açılan kovuşturma iddianame, Manhattan Federal Mahkemesi Yargıcı Richard Berman’ın kararıyla düşürüldü.
  • Karar, ABD Adalet Bakanlığı ile varılan anlaşma sonrasında alınırken, süreç kapsamında bankanın suç kabul etmediği ve para cezası ödemediği belirtildi.
  • Reuters haberinin ardından Halkbank hisseleri sert yükseldi.
2019’dan bu yana süren süreç kapandı: ABD’de Halkbank davası resmen düşürüldü
Fotoğraf: Reuters
İlgili Hisse

Halkbank hakkında ABD’de 2019'da açılan kovuşturma iddianamesi, federal yargıç kararıyla düşürüldü. Karar, ABD Adalet Bakanlığı ile banka arasında varılan anlaşmanın ardından geldi.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

Reuters'ta yer alan habere göre, Manhattan’da görev yapan ABD Bölge Yargıcı Berman, Çarşamba günü (bugün) davanın sonlandırılmasına hükmetti. Süreç, Türkiye ile ABD arasındaki uzun süreli diplomatik ve finansal gerilim başlıklarından biri olarak öne çıkıyordu.

Reuters haberinin ardından Halkbank hisseleri gün içi yüzde 7'yi aşan artış ile 51,5 TL seviyesine geldi.

İran ayrıntısı taahhüt edildi

Anlaşma kapsamında, Halkbank herhangi bir suç kabulünde bulunmadı ve para cezası ödemedi. Buna karşın banka, İran’a yönelik yaptırımları ihlal eden işlemlere girmemeyi taahhüt etti ve uyum süreçlerini denetleyecek bağımsız bir denetçi atanmasını kabul etti.

ABD Adalet Bakanlığı, davanın düşürülmesinin ABD’nin İran’a yönelik yaptırım politikasının etkinliğini artırma hedefiyle uyumlu olduğunu belirtti. Anlaşma ayrıca Halkbank’ın yaptırım ve kara para aklama karşıtı uyum mekanizmalarının bağımsız şekilde incelenmesini öngörüyor.

Dava nasıl başlamıştı?

Dava, ABD savcılarının Halkbank’ı yaklaşık 20 milyar dolarlık kısıtlı fonu yasa dışı şekilde yönlendirmek, İran petrol gelirlerini altın ve nakde çevirmek ve işlemleri gizlemek amacıyla sahte ticaret belgeleri düzenlemekle suçlamasıyla başlamıştı.

Süreç, ABD Yüksek Mahkemesi’nin geçen yıl alt mahkeme kararını onaylamasıyla ilerlemiş, Halkbank ise yabancı devlet bankası statüsü nedeniyle yargılamadan muaf olması gerektiğini savunmuştu.

Halkbank'tan KAP açıklaması

Banka tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yapılan bildirimde şu ifadelere yer verildi:

"ABD Güney New York Bölge Mahkemesinde 17 Haziran 2026 Çarşamba günü (bugün) gerçekleşen duruşma neticesinde Mahkeme tarafından Bankamızın ABD'deki ceza davasının düşürülmesi onaylanmıştır. Böylece Bankamız hakkında ABD'de yıllardır devam eden ceza davası kesin ve nihai olarak kapanmıştır."

Genel Müdür Özdil: "Yabancı kaynakları reel sektörün hizmetine daha etkin sunabileceğiz"

Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, “Bu uzun ve zorlu dava sürecinde bize destek olan ve her zaman yanımızda duran başta devletimiz ve milletimiz olmak üzere herkese şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

Hukuki sürecin Banka açısından herhangi bir adli veya idari yaptırım olmadan tamamlandığını belirten Recep Süleyman Özdil, “Titizlikle yürüttüğümüz sürecin olumlu şekilde tamamlanması, ulusal ve uluslararası finansal düzenlemeler doğrultusunda oluşturduğumuz hassas uyum politikalarımızı, şeffaflık ve güven esaslı bütünleşik yaklaşımımızı bir kez daha teyit etmiştir. Bu karar, faaliyetlerimize daha öngörülebilir ve daha yüksek bir motivasyonla odaklanmamıza imkân sağlayacaktır” diye konuştu.

Gelecek dönemde Bankanın uluslararası piyasalardaki konumunun daha da güçleneceğini vurgulayan Recep Süleyman Özdil, şöyle devam etti:

“Bu gelişmenin; yurt dışı kaynak temin imkânlarımızı artırmasını, muhabir bankalarla mevcut ilişkilerimizi daha ileriye taşımasını ve uluslararası finans kuruluşlarıyla iş birliklerimizi derinleştirmesini bekliyoruz. Yeni dönemde, uluslararası yatırımcılar ile finans çevrelerinin Bankamıza yönelik güveninin istikrarlı şekilde artacağını ve yatırımcıların Bankamız ürünlerine olan ilgisinin güçleneceğini öngörüyoruz. Artan güven ve uluslararası iş birlikleri finansman kaynaklarımızı çeşitlendirecek, kaynak maliyetlerimizi yönetmede manevra alanı oluşturacak ve büyüme hedeflerimize önemli katkı verecektir. Böylece uluslararası piyasalardan sağlayacağımız kaynakları daha etkin şekilde reel sektörün hizmetine sunabilecek; üretimin, yatırımın, istihdamın ve ihracatın finansmanına verdiğimiz desteği daha da artırabileceğiz.”

Kaynak: Reuters