9 soruda fon kanunu: Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme yatırımcıları nasıl etkileyecek?
Tasfiyesine karar verilen ve tasfiye işlemleri tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsayan Kanun, Resmî Gazete'de yayımlandı. Düzenleme, net yatırım tutarı 1 milyon TL altında olan yatırımcılara bu tutara kadar, 1 milyon TL ve üzerinde olanlara ise en fazla 1 milyon TL ara ödemeye imkan tanıyor.
Fon kanunu yürürlüğe girdi
17 Eylül 2026'da tasfiyesine karar verilen ve tasfiye işlemleri henüz tamamlanmamış yatırım fonlarına ilişkin 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, tasfiye kapsamındaki yatırımcıların alacaklarının hesaplanması, ara ödeme yapılması ve fon malvarlığından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılması için uygulanacak kuralları düzenliyor.
Düzenlemeye göre, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) belirleyeceği fonlarda, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara bu tutar kadar, 1 milyon lira ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek. Ödemeler, fonların dağıtılabilir nakit kaynaklarıyla sınırlı olacak ve yatırımcının nihai tasfiye kapsamında alacağı tutardan mahsup edilecek.
Kanun, yalnızca SPK'nin 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiye işlemleri tamamlanmamış fonları kapsıyor. Diğer yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturulmuyor.
1 milyon liralık ödeme sınırı nasıl uygulanacak?
Kanunun 4'üncü maddesine göre ara ödeme, yatırımcının enflasyon endekslemesi uygulanmadan hesaplanan net yatırım tutarını aşamayacak. Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılar, hesaplanan tutar kadar; 1 milyon lira ve üzerinde net yatırım tutarı bulunanlar ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme alabilecek.
Ancak bu sınır, her yatırımcıya otomatik olarak 1 milyon lira ödeneceği anlamına gelmiyor. Ara ödeme, SPK'nin belirleyeceği fonlarda ve ilgili fonun tasfiye malvarlığındaki dağıtılabilir nakit imkânları çerçevesinde yapılabilecek.
Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarı yatırımcının hesabında bulunan fon katılma paylarının, ödeme hesabından önceki gün sonu itibarıyla hesaplanan toplam değerini de aşamayacak.
Fonun dağıtılabilir nakdinin bütün yatırımcıların ödemelerini karşılamaya yetmemesi durumunda SPK, net yatırım tutarı en düşük yatırımcılardan başlayarak ödeme yapılmasına veya tüm yatırımcılar için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesine karar verebilecek. Her durumda yapılacak ödeme, kanunda belirtilen net yatırım tutarı, hak ve alacaklar ile 1 milyon liralık ara ödeme tavanını aşamayacak.
Ara ödeme karşılığında yatırımcının fon katılma payları iade edilmeyecek. Katılma payları, nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilecek ve daha önce yapılan ödemeler toplam alacaktan düşülecek.
Yatırımcının net yatırım tutarı nasıl hesaplanacak?
Kanun, fon varlıklarının nakde çevrilmesinden elde edilen dağıtılabilir tutarın yatırımcıların hesaplanan alacaklarını karşılamaya yetmemesi durumunda uygulanacak net yatırım tutarı hesaplama yöntemini de düzenliyor.
Buna göre yatırımcının fona yaptığı nakit girişleri ve fondan gerçekleştirdiği nakit çıkışları, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması esas alınarak güncellenecek. Hesaplamada nakit giriş ve çıkışlarının gerçekleştiği tarihler dikkate alınacak.
Yatırımcının fondan çektiği tutarlar, ilk giren ilk çıkar yöntemiyle hesaplamadan düşülecek. Net yatırım tutarı, bu yöntem doğrultusunda Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından hesaplanacak.
Ara ödemede ise enflasyon endekslemesi uygulanmayacak. Enflasyon güncellemesi, kanunda belirtilen koşullar çerçevesinde nihai ödeme hesabında dikkate alınacak.
Kârını daha önce çeken yatırımcı ne kadar ödeme alabilecek?
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın daha önce verdiği örnekte, yatırımcının fondaki ana parasını daha önce çekmiş olması durumunda net yatırım tutarının esas alınacağı belirtilmişti.
Yılmaz, Anadolu Ajansı'nın Editör Masası programında gazetecilere verdiği röportajda, bir yatırımcının fona 1 milyon lira yatırdığını ve yatırımının 2 milyon lira kazanç sağladığını örnek verdi. Yatırımcının daha sonra 2 milyon liralık kazancını çektiği ve hesabında 1 milyon lira kaldığı senaryoda, ana parasını zaten geri aldığı için bu kişiye olağanüstü ara ödeme kapsamında 1 milyon lira ödenmeyeceğini ifade etti.
Kanundaki hesaplama yöntemi de yatırımcının yalnızca hesabında görünen fon tutarına değil, fona yaptığı nakit girişleri ile fondan gerçekleştirdiği nakit çıkışlarına dayanıyor. Nihai ödeme hesabında ise daha önce tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollarla yapılan ödemeler mahsup edilecek.
TEFAS'ta gerçekleşmeyen emirler kapsamda mı?
Kanunun 3'üncü maddesi, tasfiye kapsamındaki fonlarda 17 Eylül 2026 ve öncesinde Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) iletilmesine rağmen gerçekleştirilemeyen bazı işlemleri de kapsıyor.
İlgili fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlarda, katılma payları bloke edilmiş yatırımcılar fon pay sahibi kabul edilerek kanundaki tasfiye hükümlerine tabi tutulacak.
Bu düzenleme, TEFAS'a iletilmiş olmasına rağmen belirtilen nedenlerle tamamlanamayan işlemlerde katılma payları bloke edilen yatırımcıların da tasfiye sürecinde ödeme hakkının belirlenebilmesini sağlıyor. Fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşların kayıtlarıyla MKK kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda fon ve hesap bazında tespit edilecek.
Kanun, fonlarla bağlantılı sermaye piyasası suçlarına ilişkin bir istisna da getiriyor. Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104, 106 veya 107'nci maddelerinde düzenlenen fiilleri işlediği ya da bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.
Kanun, hangi fonları içeriyor?
7596 sayılı Kanun, SPK'nin 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve 27 Ekim 2026 itibarıyla tasfiye işlemleri tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.
Kanunun kapsamı, fonun türünden bağımsız olarak bu tarihler ve tasfiye koşulları üzerinden tanımlanıyor. Bununla birlikte ara ödeme yapılabilecek fonları SPK belirleyecek. Kanun, para piyasası niteliğindeki fonları ara ödeme tutarının yatırımcının hesabındaki katılma paylarının toplam değeriyle sınırlandırılmasına ilişkin hükmün dışında tutuyor.
Serbest fonlar ve hisse senedi yoğun fonlar bakımından da kanunda ayrıca, yalnızca bu fon türlerini kapsayan genel bir ara ödeme veya tasfiye rejimi düzenlenmiyor. Bu fonların kanun kapsamında değerlendirilmesinde ilgili fonun SPK'nin 17 Eylül 2026 tarihli tasfiye kararları arasında bulunması ve tasfiyesinin kanunun yayımlandığı tarihte tamamlanmamış olması esas alınıyor.
Fonlardan hukuka aykırı çıkarılan varlıklar nasıl geri alınabilecek?
Kanunun 5'inci maddesi, fon malvarlığından mevzuata aykırı yollarla çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve zarardan sorumlu kişi ve kuruluşlardan tahsilat yapılmasına ilişkin hükümleri içeriyor.
Fonun gerçek ekonomik menfaatine uygun bir amacı bulunmayan, karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler ya da üçüncü kişiler lehine aktarılan para, sermaye piyasası araçları, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen değerler, hukuka aykırı çıkarılmış varlıklar kapsamında değerlendirilebilecek.
Bu kapsamda oluşan zarardan öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. Zararın bu şirketten tamamen ya da kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması halinde, SPK tarafından sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin malvarlıklarına da başvurulabilecek.
Sorumluların görevlerinden ayrılmış olması, görev yaptıkları veya yönetim ve kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde alınan kararlar ve gerçekleştirilen işlemlerden kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.
SPK, tasfiye işlemleriyle denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her fonun zarar veya kayıp tutarını ve sorumlularını belirleyip Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) bildirecek. Bildirimin ardından TMSF, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip ve tahsilat işlemlerini başlatabilecek.
El konulan varlıklar yatırımcı ödemelerinde nasıl kullanılabilecek?
Kanun, fonlarla bağlantılı suç soruşturmalarında el konulan malvarlığı değerlerinin de belirli koşullarla tasfiye sürecine aktarılmasına imkân tanıyor.
Fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları, yetkili adli mercilerin kararıyla ilgili fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek. Doğrudan devredilemeyen malvarlığı değerleri için TMSF kayyım olarak atanabilecek. TMSF, kayyım olarak atandığı durumlarda dava sonucunu beklemeden ilgili varlıkları satabilecek veya tasfiye edebilecek.
Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve ilgili fonun malvarlığından çıktığı ya da fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerler, Hazineye gelir kaydedilmeksizin ilgili fona aktarılacak. Fonun tasfiyesi tamamlanmışsa bu tutarlar geri kazanım hesabına yönlendirilecek.
TMSF bünyesinde her fon için ayrı oluşturulacak geri kazanım hesaplarında tutulan kaynaklar, TMSF'nin kendi malvarlığından ayrı olacak. Bu tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeler için kullanılabilecek; başka amaçlarla değerlendirilemeyecek, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek.
Geri kazanılan para yatırımcılara nasıl dağıtılacak?
Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetimi ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına eklenecek. Tasfiye tamamlandıktan sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesaplarına aktarılacak.
Tasfiyesi devam eden fonlarda geri kazanım hesaplarında biriken tutarlar, zorunlu masraflar düşüldükten sonra tasfiye ile görevli kuruluşa aktarılacak. Tasfiyesi tamamlanan fonlarda ise tutarlar, yatırımcılara dağıtılmak üzere Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) gönderilecek.
Ödemeler, yatırımcıların fon katılma payı sahipliği oranları dikkate alınarak gerçekleştirilecek. Dağıtım sonucunda yatırımcıya yapılacak ödemenin, işlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak SPK tarafından belirlenen asgari tutarın altında kalması durumunda, hak edilen miktar yatırımcı adına izlenecek. Birikmiş tutar asgari ödeme sınırına ulaştığında ödeme yapılacak.
Geri kazanım hesabına aktarılan bir tutarın birden fazla fonla bağlantılı olması halinde, fonlar arasındaki dağıtımın usul ve esaslarını SPK belirleyecek.
Tasfiye sürecini kim denetleyecek?
Kanuna göre fonların tasfiyesi, SPK'nin gözetim ve denetimi altında, Kurul tarafından görevlendirilen kuruluşlarca yürütülecek. SPK; fon varlıklarının tespit edilmesi ve nakde çevrilmesi, değerleme yöntemleri, fon pay sahipliğinin belirlenmesi, ara ve nihai ödemeler ile dağıtım sırasına ilişkin esasları belirlemeye yetkili olacak.
Tasfiye işlemlerini yürüten kuruluşlar, yatırımcıların menfaatlerini, piyasa koşullarını ve fon portföylerinin yapısını gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi için gerekli özeni gösterecek.
Kanun, belirli koşullarda varlıkların Borsa İstanbul dışında satılmasına da imkân tanıyor. Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığı veya tasfiyeyi geciktirdiği SPK tarafından belirlenirse geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi ve sermaye piyasası mevzuatında yer alan diğer yöntemler kullanılabilecek.
Kanunun uygulanması için gerekli bilgi ve belgeler, MKK, Takasbank, Borsa İstanbul, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ve ilgili kamu kurumları tarafından SPK, YTM veya TMSF'nin talebi üzerine gecikmeksizin sağlanacak.
7596 sayılı Kanun, Resmî Gazete'de yayımlandığı 27 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Kanun hükümleri, 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere uygulanacak.