Deutsche Bank Fukuyama'ya atıf yaptı: "Tarihin sonu" tezi çöktü, yeni bir güç savaşı dönemi başladı
Deutsche Bank tarafından yayımlanan yeni bir rapor küresel ekonomik düzende sarsıcı bir değişime işaret etti. Banka, Fukuyama'nın Berlin Duvarı'nın yıkılışıyla ortaya attığı ve Batı tipi liberal demokrasinin mutlak zaferini ilan eden "tarihin sonu" tezinin artık resmen sona erdiğini savunuyor.
Altın rezervlerinde "U" dönüşü: Berlin Duvarı'ndan bugüne
Deutsche Bank, merkez bankalarının altın rezervlerindeki değişimin küresel para sisteminden ziyade, jeopolitik iklim tarafından şekillendiğini belirtti.
Altının rezervlerdeki payının 1970'lerde Bretton Woods sisteminin çöküşüyle değil, 1990'larda Berlin Duvarı'nın yıkılması ve ABD hegemonyasının ilanıyla dip yaptığına dikkat çeken rapor, doların merkez bankası rezervlerindeki payı yüzde 60'ın üzerinden yüzde 40'a gerilediğinin altını çizdi. Buna karşılık altının payı, gördüğü en düşük seviyelerden bu yana üç katına çıkarak yüzde 30 seviyesine ulaştı.
Deutsche Bank analistleri, günümüzde dünyanın yeniden bir süper güç mücadelesine geri döndüğünü vurguladı.
Ekonomik ılımlılık dönemi bitti
Deutsche Bank Araştırma Enstitüsü'nde Küresel Döviz Araştırmaları Başkanı George Saravelos tarafından hazırlanan rapora göre dünya, ABD'nin rakipsiz hegemon olduğu ve küresel ticaretin ABD tanımlı liberal bir düzende patlama yaptığı dönemi geride bıraktı.
Bu yeni dönemde ABD'nin serbest ticaretten, ittifaklardan ve güvenlik garantörlüğünden geri çekildiği, "Büyük Ekonomik Ilımlılık" döneminin bittiği ve en önemlisi dolar bankacılık sisteminin bir silah olarak kullanılmaya başlandığı ifade edildi.
Yeni ekonomik düzen ve altının yükselişi
Banka, bu değişimin boyutlarını da net bir şekilde ortaya koydu:
Bankaya göre geçtiğimiz yıl, yeryüzündeki toplam altın stokunun piyasa değeri, son 40 yılda ilk kez ABD Hazine tahvillerinin toplam değerini aştı.
Dünyadaki en büyük altın sahibi ülkeler öne çıkıyor
Ayrıca raporda 2022'den bu yana Çin, Rusya, Hindistan ve Türkiye başta olmak üzere Çek Cumhuriyeti, Polonya, Katar ve Irak gibi ülkelerin altın stoklarını hızla artırdığı görüldü.
Veriler, Çin ve Rusya ile savunma entegrasyonu (silah ithalatı vb.) yüksek olan ülkelerin, rezervlerinde daha fazla altın tutma eğiliminde olduğunu gösterdi.
8.000 dolarlık altın senaryosu
Deutsche Bank, "tarihin dönüşü" senaryosu çerçevesinde altının küresel rezervlerdeki payının en az yüzde 40'a ulaşabileceğini öngörüyor.
Banka analistlerinin yaptığı simülasyonlara göre, gelişmekte olan ülkeler (EM) rezervlerinde yüzde 40 altın payını hedeflerse, toplam rezerv miktarı azalsa bile altın fiyatları 8.000 dolara kadar yükselebilir.
Bu alımların temel motivasyonunun, değişen jeopolitik iklimde döviz birikimlerinin değerini ve erişilebilirliğini korumak olarak açıklandı.