Avrupa’da enerji krizi siyaseti değiştirdi: Protestoları büyüyor, aşırı sağ güç kazanıyor
Avrupa’da İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların ardından enerji fiyatları yükselirken hayat pahalılığı protestoları yayılıyor. Fransa, Almanya ve İtalya’da aşırı sağ partiler, hükümetlere yönelik tepkilerden siyasi destek sağlamaya çalışıyor.
Enerji fiyatlarındaki artış Avrupa’da siyasi baskıyı artırıyor
Ukrayna ve Ortadoğu’daki savaşların etkisiyle enerji fiyatlarının yükselmesi, Avrupa genelinde hayat pahalılığına karşı protestoları artırdı. Reuters’ın haberine göre Fransa, İtalya ve Polonya başta olmak üzere gelecek yıl seçim yapılacak ülkelerde ekonomik sıkıntılar, aşırı sağ ve popülist partilerin siyasi desteğini artırabilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.
ABD ve İsrail ile İran arasında şubat ayında başlayan çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, petrol ve doğalgaz fiyatlarını yukarı taşıdı. Avrupa hükümetleri ise artan enflasyon, ekonomik durgunluk ve yüksek kamu harcamalarıyla mücadele ediyor.
Avrupa Komisyonu’nun tahminlerine göre Ortadoğu’daki çatışmanın ticaret ve enerji piyasalarında yarattığı aksaklıkların Avrupa’ya maliyeti yaklaşık 100 milyar euroya ulaştı. Çatışmanın başlangıcından bu yana doğalgaz fiyatları yaklaşık yüzde 140 artarken dizel fiyatları iki katına çıktı.
Fransa’da protestolar şiddetlendi
Fransa’da hayat pahalılığına ve kamu hizmetlerindeki sorunlara yönelik tepkiler sokak gösterilerine dönüştü. Paris’in kuzey banliyölerinde okullardaki koşulların kötüleşmesine karşı başlayan protestolar sırasında mağazalar yağmalandı, binalar ateşe verildi. Limoges kentinde 19. yüzyıldan kalma belediye binası da kundaklandı.
Nantes’te gösterilere katılan 21 yaşındaki Quentin Leviloux, gıda, yakıt ve diğer temel ihtiyaçların fiyatlarının yükselmesinin özellikle asgari ücretle geçinenleri zorladığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, hayat pahalılığı ve akaryakıt fiyatlarına yönelik şikâyetleri meşru bulduğunu belirtirken şiddet ve yağma olaylarını kınadı. Macron, ekonomik taleplerini dile getirenlerle kamu malına zarar verenlerin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Le Pen, akaryakıt vergisini seçim gündemine taşıdı
Fransa’da enerji fiyatlarındaki yükseliş, gelecek yıl nisan ayında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde siyasi tartışmaların merkezine yerleşti.
Aşırı sağcı Ulusal Birlik lideri Marine Le Pen ile radikal sol siyasetçi Jean-Luc Mélenchon, akaryakıt fiyatlarını kampanyalarının temel başlıkları arasına aldı.
Le Pen’in akaryakıttan alınan katma değer vergisini önemli ölçüde düşürme önerisi kamuoyunda destek gördü. Analistler, otomobilin temel ulaşım aracı olduğu kırsal bölgelerde yaşayan seçmenlerin bu öneriye sıcak baktığını belirtiyor.
Macron yönetimi ise artan bütçe açığı ve tahvil piyasalarından gelen baskıyla karşı karşıya bulunuyor.
Almanya’da AfD, Rusya’dan enerji ithalatının yeniden başlamasını istiyor
Almanya’da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), yerel seçimlerde elde ettiği kazanımların ardından ülke genelindeki kamuoyu yoklamalarında da ilk sıraya yükseldi.
Reuters’ın aktardığı araştırmaya göre hayat pahalılığı, Almanların art arda beşinci yılda da en büyük endişesi oldu. Eylülde enflasyon yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesine çıkarken enerji fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 14,9’a ulaştı.
AfD, Başbakan Friedrich Merz hükümetini eleştirerek Ukrayna’ya verilen desteğin Alman ekonomisine zarar verdiğini savunuyor. Parti, Rusya ile enerji ticaretinin yeniden başlatılmasını istiyor.
Münih Teknik Üniversitesi’nden Profesör Jan Steckel, geçmişte enerji fiyatlarının yükseldiği dönemlerde AfD’ye verilen desteğin de arttığına dikkat çekti. Steckel’e göre popülist partiler, enerji fiyatlarındaki artışın önlenebileceğini savunarak sorumluluğu jeopolitik gelişmelerden çok hükümetlere yüklüyor.
İtalya’da çiftçiler ve nakliyeciler yolları kapattı
İtalya’da artan yakıt maliyetleri, çiftçilerden kamyon şoförlerine kadar farklı meslek gruplarını harekete geçirdi.
Milano’da kamu hizmetlerindeki yetersizlikleri ve hayat pahalılığını protesto eden göstericilerle polis arasında çatışmalar yaşandı. Sicilya’nın Gela kentinde çiftçiler, yükselen yakıt maliyetleri nedeniyle traktörlerle protesto düzenledi.
Caltanissetta bölgesindeki çiftçilerin temsilcisi Arcangelo Gambino, yakıt maliyetlerinin iki katından fazla arttığını ve faaliyetlerini sürdürmekte zorlandıklarını söyledi.
İtalya’nın güneyinde kamyon şoförleri, çiftçiler ve çelik işçilerinin yolları kapatması ulaşımı aksattı. Bazı bölgelerde akaryakıt sıkıntısı yaşanırken marketlere ürün tedarikinin de kesintiye uğrayabileceği endişesi arttı.
Başbakan Giorgia Meloni de Rusya’dan yeniden doğalgaz alınmasını savunan aşırı sağcı Ulusal Gelecek partisinin artan rekabetiyle karşı karşıya.
Polonya’da Rus petrolü ve doğalgazı çağrısı
Ukrayna’nın güçlü destekçilerinden Polonya’da da yükselen enerji faturaları, aşırı sağcı Confederation of the Polish Crown partisine verilen desteği artırıyor.
Partinin lideri Grzegorz Braun, Rusya’dan yeniden petrol ve doğalgaz ithal edilmesini savunuyor. Braun, Almanya’da AfD’li siyasetçilerle birlikte yaptığı konuşmada Rus gazı ithalatının yeniden başlamasını destekleyen açıklamalarda bulundu.
Rusya ile enerji ilişkilerinin yeniden kurulması fikri, Avrupa’da enerji maliyetlerinin siyasi tartışmalara nasıl yön verdiğinin bir başka örneği olarak öne çıkıyor.
Protestolar Avrupa geneline yayılıyor
Hayat pahalılığına yönelik tepkiler Fransa, İtalya ve Almanya ile sınırlı kalmadı.
Portekiz: Lizbon’da on binlerce kişi düşük ücretleri, yüksek konut maliyetlerini ve hayat pahalılığını protesto etti.
İspanya: 87 yaşındaki bir kadının evinden çıkarılması, yüksek kiralar ve konut sıkıntısına yönelik ülke çapındaki gösterileri tetikledi. Habere göre büyüyen tepkiler, gelecek ay erken seçim yapılması kararında etkili oldu.
Belçika: Hayat pahalılığına yönelik protestolar düzenlendi.
Arnavutluk: Yolsuzluk iddiaları, işsizlik ve eğitim sistemindeki sorunlara yönelik geniş katılımlı gösteriler yapıldı.
Sciences Po’da siyaset bilimci Gilles Ivaldi, alım gücüne ilişkin kaygıların Avrupa genelinde popülist partilere desteği artıran başlıca faktörlerden biri hâline geldiğini belirtti.
Enerji maliyetlerindeki artışın önümüzdeki dönemde seçim kampanyalarında daha fazla yer bulması beklenirken, hükümetlerin hem ekonomik baskıyı hafifletmesi hem de seçmenlerin güvenini koruması gerekecek.