Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Guterres'e Barış Ödülü ve şiddet sarmalı uyarısı

PAYLAŞ
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etti.
  • Erdoğan, İran merkezli şiddet sarmalının büyümemesi için Türkiye'nin yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Guterres'e Barış Ödülü ve şiddet sarmalı uyarısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda düzenlenen törende Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'e "Atatürk Uluslararası Barış Ödülü"nü takdim etti.

BM Genel Sekreterliği görevini 2017 yılından bu yana tarafsızlık ve büyük bir ferasetle yürüten Guterres'i Türkiye'de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, Guterres'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği her ziyaretin ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Erdoğan, Guterres'in genel sekreterlik görevini üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştirdiğini hatırlattı.

Erdoğan, Guterres'in sonraki ziyaretlerinde mültecilerin korunması, küresel adaletin sağlanmasına yönelik projeler ve Ukrayna'daki savaş bağlamında yürütülen mekik diplomasisine yaptığı önemli katkılara şahitlik ettiklerini dile getirdi. Erdoğan, "Uluslararası barış ve güvenliğin tesisi için adeta sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma bu altıncı ziyareti vesilesiyle Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Guterres'e Barış Ödülü ve şiddet sarmalı uyarısı - Resim : 3

Ramazan-ı Şerif dolayısıyla her yıl Müslümanlarla dayanışma amacıyla Türkiye'yi ziyaret etmesini ayrıca anlamlı bulduğunu belirten Erdoğan, yabancı düşmanlığı, kültürel ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele alanındaki çalışmaları nedeniyle Guterres'i tebrik etti.

Ramazan-ı Şerif'in tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, dünyanın dört bir yanında barış, huzur ve istikrarın güçlenmesini diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhuriyet'imizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten miras kalan 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesini proaktif, atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak, dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz.

İnsanlığın ortak vicdanını, küresel dayanışma iradesini ve geleceğe yönelik umudunu temsil eden BM'nin kurucu değerlerinin 80 yıldır en güçlü destekçilerinden biriyiz. Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere, nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz. Nerede bir acı varsa, dram, trajedi, gözyaşı varsa tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz." dedi.

Erdoğan, Guterres'in göreve gelmeden önce de barış, diyalog ve refahı önceleyen bir siyaset anlayışına sahip olduğunu ifade ederek, "Tabii burada değerli dostum Guterres'in hakkını özellikle teslim etmek isterim. Sayın Guterres, dokuz yıldır büyük bir başarıyla icra ettiği bu önemli vazifeyi üstlenmeden önce de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran bir siyasetçiydi." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye diplomasi trafiğini sürdürüyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guterres'in Portekiz Başbakanı olduğu dönemde ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin güçlenmesine önemli katkılar sağladığını söyledi. Erdoğan, Guterres'in uzlaştırıcı siyaset anlayışıyla halkının takdirini kazandığını belirtti.

Guterres'in BM Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı 10 yıllık süreçte yerinden edilen kişilerin insan onuruna yakışır şekilde muamele görmesi ve korunması için büyük çaba gösterdiğini ifade eden Erdoğan, bu liderliğin kendisini BM Genel Sekreterliği görevine taşıyan önemli bir aşama olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, Guterres'in Genel Sekreterliği döneminde Türkiye'nin BM çatısı altındaki katkılarını daha da güçlendirdiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıllar içinde Guterres ile hem bölgesel hem de küresel ölçekte barışı tehdit eden konularda yakın temas içinde olduklarını ifade ederek, bu istişarelerin zaman zaman zor şartlarda bile sonuç verdiğini memnuniyetle gördüklerini söyledi.

Karadeniz Tahıl Girişimi sayesinde küresel bir gıda krizinin önüne geçildiğini hatırlatan Erdoğan, Ukrayna'da barışın yeniden tesis edilmesi ve savaşın sona erdirilmesi yönünde BM ile işbirliğinin sürdüğünü ifade etti.

Erdoğan, diplomasi ve diyaloğun kalıcı barışa giden en güvenli yol olduğunu belirterek, "Dolayısıyla bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreter'in diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum.

Türkiye olarak biz de coğrafyamızı topyekün bir felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz.

Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

"Büyük bir özveriyle çalıştığına şahidim"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guterres'in Gazze'de yaşanan gelişmeler karşısındaki tutumunun her zaman takdirle hatırlanacağını ifade etti.

Erdoğan, Guterres'in insanlık değerlerinin sınandığı bu süreçte ilkesel bir tavır ortaya koyduğunu ve BM parametreleri doğrultusunda iki devletli çözüm yönündeki kararlılığını sürdürdüğünü söyledi.

Mültecilerin korunması konusunun Türkiye ile BM arasında önemli işbirliği alanlarından biri olduğunu belirten Erdoğan, bu çabaların unutulmayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaşanan zor süreçte destek veren BM Teşkilatı'na Guterres'in şahsında teşekkür etti.

Erdoğan, Guterres'in gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefi doğrultusunda büyük bir özveriyle çalıştığını ifade ederek iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki girişimlerin önemine dikkat çekti.

Türkiye'nin Kasım 2026'da BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na ev sahipliği yapmaya hazırlandığını belirten Erdoğan, "Eşim Emine Erdoğan'ın öncülüğünde 2017 yılında başlattığımız Sıfır Atık Projesi'nin küresel bir girişime dönüşmesini sağlayan, BM sürecinde desteğini esirgemeyen ve küresel sıfır atık iyi niyet beyanının ilk imzacılarından olan Sayın Guterres'e bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum." dedi.

Daha kapsayıcı küresel düzen çağrısı

İstanbul'u bir BM merkezi haline getirme vizyonu doğrultusunda BM ofislerini aynı çatı altında toplayacak Birleşmiş Milletler Evi Projesi'ni hayata geçirmeye hazır olduklarını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu projenin Sayın Genel Sekreter'in BM 80 girişimine de ulusal düzeyde önemli katkı sunacağını düşünüyorum. Yaşadığımız her hadise ve kriz, ilk kez bundan 13 yıl önce dile getirdiğimiz 'Dünya 5'ten büyüktür' tespitimizin haklılığını teyit ediyor. Adalet olmadan dünyada kalkınma, barış, istikrar olmayacağına inanan bir lider olarak, BM'yi daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan tüm girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz.

Sayın Genel Sekreter, şahsınıza ve liderlik ettiğiniz teşkilata yönelik karalama kampanyalarına rağmen Gazze başta olmak üzere insani krizlerin aşılması ve uluslararası barışın tesisi için ortaya koyduğunuz ilkeli ve özverili çabalarınızın bu müstesna ödülümüzün ruhu, manası ve hedefleriyle fevkalade uyumlu olduğuna inanıyorum. Sizin nezdinizde dünyanın dört bir tarafında çetin şartlarda barış için fedakârca görev yapan BM personelini selamlıyor, hayatını kaybeden çalışanlarını saygıyla yad ediyorum. Şahsınıza tevcih ettiğimiz Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nün BM ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle ülkemizi ziyaretiniz için tekrar teşekkür ediyor, çalışmalarınızda muvaffakiyetler diliyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etti.

Konuşmaların ve ödül töreninin ardından Erdoğan ve Guterres iftar programına katıldı.