Davos'ta aranan 'diyalog ruhu'na ulaşılabilecek mi?

  • Trump Davos'ta ne söyleyecek? Kötü haber soğuk duşların sürebileceği, iyi haber ise dünyadaki herkesin buna giderek alışıyor olması.
  • Zirveye 65 devlet ve hükümet başkanı, 55'i ekonomi ve maliye bakanı, 33'ü dışişleri bakanı, 34'ü ticaret ve sanayi bakanı ve 11'i merkez bankası başkanı olmak üzere 400 üst düzey siyasi lider katılıyor
  • Yaklaşık 110 CEO’nun ilk kez Davos’a katıldığı duyuruldu.
Davos'ta aranan 'diyalog ruhu'na ulaşılabilecek mi?

Bu yıl Davos’a giden herkesin aklında tek bir soru var. “Trump, Davos’ta ne söyleyecek?”
Geçen yıl bu zamanlar yemin ederek göreve başlaması Davos’un ilk gününe denk gelmiş; zirvede olmadığı halde en çok konuşulan lider olarak kayıtlara geçmişti. Göreve geldikten üç gün sonra yaptığı canlı videokonferans konuşması da izlendiği salonda izdiham yaratmış ve bazılarında soğuk duş etkisi bırakmıştı. Son bir yıldır Trump’lı dünyada yaşayan herkesin artık ezbere bildiği “bir iyi, bir kötü haber”i burada hatırlamak gerekir: Kötü haber soğuk duşların sürebileceği, iyi haber ise dünyadaki herkesin buna giderek alışıyor olması.

Hiç şüphesiz Dünya Ekonomik Forumu yetkilileri Trump’ın Davos‘a katılacak olmasından oldukça memnun. “Davos bitti mi, eskisi kadar etkili sonuçlar çıkarabiliyor mu” tartışmalarının sürdüğü bir dönemeçte Trump faktörünün zirveye ilgiyi artırdığı aşikar. Hem ABD’nin şimdiye kadarki en üst düzey ve büyük delegasyonla zirveye katıldığı birkaç kez vurgulandı; hem de G7’nin altı lideriyle güçlü biçimde zirvede temsil edildiği..

Aranan diyalog ruhu bulunabilecek mi bilinmez ama bilinen şu ki; bu yıl Davos, forum tarihinin en yüksek düzeyli hükümet katılımına sahne oluyor..
Zirveye 65 devlet ve hükümet başkanı, 55'i ekonomi ve maliye bakanı, 33'ü dışişleri bakanı, 34'ü ticaret ve sanayi bakanı ve 11'i merkez bankası başkanı olmak üzere 400 üst düzey siyasi lider katılıyor..

Zirvede Trump’ın yanı sıra Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng , Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Friedrich Merz. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada Başbakanı Mark Carney, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy gibi küresel siyasetin en kritik isimleri var.

Orta Doğu’da Filistin, Suriye, Suudi Arabistan, Katar, Lübnan, üst düzeyde temsil edilen ülkeler arasında.. Sadece liderler değil; BM, DTÖ, IMF, Dünya Bankası, NATO, OECD gibi küresel kurumların başkanları
ve yaklaşık 850 CEO da bu yıl Davos’ta…

Yaklaşık 110 CEO’nun ilk kez Davos’a katıldığı duyuruldu..

Davos 2026’da daha önce hiç olmadığı kadar güçlü bir teknoloji temsili de var.
Yapay zeka sadece şirketlerin değil, devletlerin, güvenlik mimarilerinin ve ekonomik rekabetin de belirleyici unsuru haline gelirken zirvenin de ana omurgası olmuş bu sene..Nvidia’dan Microsoft’a, Palantir’den Anthropic’e bir dizi teknoloji liderleri Davos’ta yapay zekayı geleceğin değil, bugünün jeopolitiği olarak ele alacak..

Onun dışında Davos 2026, sosyal başlıklara da alan açıyor. Göç, inançlar arası diyalog ve toplumsal dayanıklılık bu yıl programda daha görünür. Siyaset ve ekonomi dışındaki hikayeler de sahnede. Bunlardan biri görme engeline rağmen 2019’da Pasifik Okyanusu’nu durmaksızın geçen ilk görme engelli yelkenci Hiro Iwamoto… Zirvede yapacağı konuşma adeta ekonomiye yön verenlere mesaj niteliğinde: “Yön bulmak bazen görmekle değil, güvenmekle ilgili”…
Zirvenin ruhunu anlatan küçük ama anlamlı bir detay da bazı sabahlar Davos’un klasik panellerle değil, katılımcıları güne “hazırlamayı” amaçlayan sıra dışı açılış oturumlarıyla başlayacak olması. Bunlardan biri tam da Trump’ın konuşma yapacağı günün sabahına konmuş.. Kulaklıklarla takip edilen bu seanslar, katılımcıları güne “denge ve odak”la hazırlamayı amaçlıyor.

Trump‘ın Davos konuşmasında en çok Venezuela, Grönland, İran, Gazze gibi jeopolitik başlıklarda ne söyleyeceği merak ediliyor.. Zira Davos 2026, 1945’ten beri en karmaşık jeopolitik arka planın yaşandığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Parçalanmanın arttığı, jeoekonomik gerilimlerin derinleştiği, küresel borçların rekor seviyelere çıktığı ve teknolojik dönüşümün hızlandığı bir küresel ortamda siyasetçiler, CEOlar, sivil toplum kuruluşları diyalog kurmanın yollarını arayacak.

Arka planda riskler çok olsa da Dünya Ekonomik Forumu yetkililerinin verdiği mesaj umutlu: “Küresel ekonomi beklenenden daha dirençli”. 2026 için yüzde 3’ün üzerinde küresel büyüme beklendiği hatırlatılıyor ve “geçen yıl daha karamsardık” mesajı dikkat çekiyor..

Dünya ticaretinde büyüme küresel büyümenin gerisinde kalsa da, “Ticaret su gibidir, yolunu mutlaka bulur” deniliyor. Teknolojilerde büyük bir potansiyel olduğu ve bunun ancak işbirliğiyle açığa çıkabileceği de vurgulanıyor.
Bu nedenle Davos’ta bu yıl ana hedef, noktaları birleştirmek ve hangi alanlarda birlikte hareket edileceğine karar vermek.
Zira WEF yetkililerine göre “diyalog artık lüks değil zorunluluk”..