Trump'ın Çin ziyaretinden CEO'lar genellikle eli boş mu dönüyor?
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin lideri Şi Cinping arasındaki kritik zirve, onur kıtası ve devlet yemekleriyle dolu yoğun bir diplomasi trafiğine sahne olurken, Amerikan iş dünyasının dev isimleri somut bir kazanç elde edemeden Pekin'den ayrılma riskiyle karşı karşıya.
Teknoloji devleri ihracat engellerine takıldı
Tesla ve SpaceX'in sahibi Elon Musk, Apple CEO'su Tim Cook, Nvidia CEO'su Jensen Huang, Meta'dan Dina Powell McCormick, Qualcomm CEO'su Cristiano Amon, Coherent CEO'su Jim Anderson, Micron CEO'su Sanjay Mehrotra ve Illumina CEO'su Jacob Thaysen görüşmelerde hazır bulunmuştu.
Heyetin en kalabalık grubunu oluşturan teknoloji liderleri, zirveden bekledikleri "çığır açıcı" anlaşmaları alamadı.
BBC'nin haberine göre, özellikle Nvidia patronu Jensen Huang'ın, ABD'nin ihracat kontrolleri nedeniyle yasaklı olan gelişmiş yapay zeka çiplerini tekrar satabilme umudu, zirve tutanaklarında yapay zekaya hiç değinilmemesiyle gölgede kaldı. Çin'e olan bağımlılığı bilinen Tesla ve Nvidia gibi devler, jeopolitik belirsizliklerin ortasında kaldı.
Pekin'deki zirvenin ardından ABD Başkanı Trump, Çin'in 200 adet Boeing uçağı satın almayı kabul ettiğini ve 750 uçak için daha taahhütte bulunabileceğini duyurdu. Ancak bu gelişme, yaklaşık on yıldır bu pazardan dışlanan uçak üreticisi için kritik olsa da, piyasalar tarafından henüz tam anlamıyla onaylanmış veya kesinleşmiş bir başarı olarak görülmedi.
Boeing CEO’su Robert Kelly Ortberg ve GE Aerospace CEO’su Henry Lawrence gibi havacılık devlerinin temsil edildiği heyet, bu duyuruya rağmen Çin tarafından resmi bir teyit gelmemesinin huzursuzluğunu yaşıyor. BBC'nin ulaştığı Boeing yetkilileri ise henüz konuyla ilgili resmi bir yorum yapmadı.
Wall Street’in efsaneleri de beklemede
Küresel finansın zirvesindeki isimler olan BlackRock CEO'su Larry Fink, Goldman Sachs CEO'su David Solomon, Citigroup CEO'su Jane Fraser, Blackstone'dan Stephen Schwarzman, Mastercard CEO'su Michael Miebach ve Visa CEO'su Ryan McInerney için de tablo oldukça belirsizdi.
Beyaz Saray, gümrük tarifesi müzakerelerini yeniden başlatmak yerine bir "Ticaret Kurulu" kurulması konusunda anlaşıldığını duyursa da, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent gelecekteki yatırımları destekleyecek bir mekanizma için sadece "ilerleme beklendiğini" söylemekle yetindi.
Trump'ın "gümrük vergileri konusunu hiç görüşmedik" açıklaması finans liderlerini sarsarken yürürlüğe girecek somut bir mekanizma için hâlâ yapılması gereken çok iş olduğu vurgulandı.
Çin soya fasülyesi alımını doğrulayacak mı?
Cargill CEO'su Brian Sikes'ın temsil ettiği gıda ve tarım sektörü, Trump'ın "milyarlarca dolarlık soya fasulyesi satışı" müjdesiyle umutlansa da, Çin tarafı bu iddiaları doğrulamaktan kaçındı.
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, tarım ürünleri alımına ilişkin anlaşmaların kesinleştiğini belirtirken, Çin Dışişleri Bakanlığı sadece "eşitlik ve karşılıklı saygı" temelinde işbirliğinin genişletilmesi konusunda genel bir mutabakattan bahsetti.
Amerikalı çiftçilerin ve gıda devlerinin beklediği kesin satın alma garantileri, Pekin'in temkinli yaklaşımı nedeniyle havada kaldı.
Kırmızı çizgi: Tayvan
Öte yandan Xi Jinping, Tayvan meselesinin "kırmızı çizgileri" olduğunu hatırlatarak, ekonomik ilişkilerin bu hassas dengelere bağlı olduğunu net bir şekilde ifade etti.
Sembolik bir "tarihi dönüm noktası" olarak nitelenen bu ziyaret, iş dünyası için Eylül ayında Beyaz Saray'da yapılması planlanan ikinci zirveye kadar çözülmemiş pek çok sorun bıraktı.