Fon krizinin faturası ne olacak? Selva ve Seda Demiralp değerlendirdi
- Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp ve Işık Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seda Demiralp, CNBC-e yayınında fon krizinin ekonomiye ve seçmen davranışlarına etkilerini değerlendirdi. Selva Demiralp, faiz indirimlerine ilişkin beklentilerini ve 2027 yılı enflasyon tahminini paylaştı.
Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp ve Işık Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Seda Demiralp, CNBC-e'de Reyhan Baysan'ın sunduğu Açılış Öncesi programına konuk oldu. İki akademisyen, Türkiye'de yaşanan fon krizinin ekonomik ve siyasi etkilerini, Merkez Bankası'nın faiz politikasını, enflasyon görünümünü ve kurumlara duyulan güveni değerlendirdi.
Fon krizi yatırım tercihlerini değiştirdi
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleProf. Dr. Selva Demiralp, fon krizinin Türkiye'de sermaye piyasalarına duyulan güven açısından önemli bir darbe olduğunu belirtti. Krizin hemen ardından eylül ayında gerçekleştirdikleri ankette yatırım fonlarına yönelme eğiliminin ciddi biçimde gerilediğini aktaran Demiralp, TL mevduata ilginin sürdüğünü, altın ve döviz gibi yatırım araçlarına yönelme isteğinin de arttığını söyledi.
Bu tablonun dolarizasyon riski oluşturduğunu ifade eden Demiralp, Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinde daha temkinli hareket edebileceğini ve perşembe günkü toplantıda daha sınırlı bir indirime gidebileceğini değerlendirdi.
2027 için yüzde 24-25 enflasyon tahmini
Enflasyonun düşüş sürecine de değinen Selva Demiralp, para politikasının yapısal reformlarla desteklenmemesi ve kurumsal güven sorunlarının devam etmesinin dezenflasyon sürecini zorlaştırdığını belirtti.
Ekonomideki talep yavaşlamasının enflasyonu aşağı çekebileceğini söyleyen Demiralp, savaşın sona ermesi senaryosu altında 2027 yılının yüzde 24-25 civarında bir enflasyonla tamamlanabileceğini öngördü.
Fon krizinin siyasi etkileri de değerlendirildi
Prof. Dr. Seda Demiralp ise ekonomik krizlerin seçmen davranışına etkisinin her zaman aynı olmadığını belirtti. Fon krizinin ani gelişmesi ve kazananlarla kaybedenlerin daha belirgin olması nedeniyle yüksek enflasyondan farklı bir siyasi etki oluşturabileceğini ifade etti.
Demiralp, ekonomik sorunlar karşısında seçmenlerin kurumlara veya ekonomi yönetimindeki isimlere tepki gösterebileceğini, buna karşın güçlü gördükleri siyasi liderlere desteklerini sürdürebileceklerini değerlendirdi.
Kurumsal güvenin önemine dikkat çekildi
İki akademisyen, kurumlara duyulan güvenin ekonomik ve toplumsal davranışlar üzerindeki etkilerine de değindi.
Selva Demiralp, fon krizini kurumsal yapıdaki zayıflıkların ekonomik maliyetlerinden biri olarak değerlendirirken, Seda Demiralp kurumsal güven kaybının yalnızca finans sektörüyle sınırlı kalmadığını belirtti.
Kurumlara güvenin yeniden sağlanması için şeffaflık, tarafsızlık ve bağımsızlığın önemine dikkat çeken akademisyenler, güven sorununun farklı alanları birlikte etkilediği değerlendirmesinde bulundu.
