Hürmüz'den Wall Street'e: İran Savaşı'nın 100 günlük ekonomi karnesi
Ortadoğu’da ABD/İsrail ile İran arasında 100 gündür devam eden savaş, enerji piyasalarından hisse senetlerine, tahvillerden enflasyona kadar küresel ekonominin birçok alanında etkisini hissettirdi. Kalıcı bir barış anlaşmasının sağlanamaması, piyasalarda dalgalanmayı yüksek tutmaya devam ediyor.
100 günün bilançosu ağır
Savaş, 28 Şubat 2026 tarihinde İran’ın dini liderinin ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen ortak saldırıda öldürülmesiyle başladı. Gerilim, İran’ın 4 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıklamasıyla daha da tırmandı. Takip eden aylarda diplomatik girişimler, ateşkes açıklamaları ve karşılıklı askeri operasyonlar bir arada devam etti.
Barış görüşmeleri konusunda Washington ve Tahran’dan gelen çelişkili açıklamalar nedeniyle kalıcı bir anlaşma sağlanamazken, taraflar arasında kırılgan bir ateşkesin sürdürülmeye çalışıldığı belirtiliyor.
Küresel borsalarda ayrışma yaşandı
Savaşın ilk günlerinde küresel hisse senedi piyasalarında sert satışlar görülse de sonraki süreçte piyasalar arasında belirgin bir ayrışma ortaya çıktı.
4 Haziran itibarıyla Güney Kore'nin Kospi endeksi yüzde 38,4, Tayvan'ın TAIEX endeksi yüzde 30,2, Nasdaq Bileşik endeksi yüzde 18,5 ve S&P 500 endeksi yüzde 16,2 yükseldi.
Buna karşılık İngiltere'nin FTSE 100 endeksi yüzde 5,7, Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 9, Avrupa'nın Stoxx 600 endeksi yüzde 2,5 ve Fransa'nın CAC 40 endeksi yüzde 2,5 geriledi.
Piyasalarda özellikle yapay zeka yatırımları ve yarı iletken sektörüne yönelik talep, ABD ve Asya borsalarının performansını destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Tahvil faizleri yükseldi
Savaşın enerji maliyetleri ve enflasyon üzerindeki etkileri, tahvil piyasalarında da belirgin şekilde hissedildi.
Yatırımcıların yüksek enflasyon ve sıkı para politikalarını fiyatlamasıyla birlikte devlet tahvili faizleri yükseliş gösterdi. ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi geçen ay küresel finansal kriz öncesinden bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı.
G7 ülkeleri arasında 10 yıllık tahvil faizlerindeki yükselişin en belirgin olduğu ülkeler arasında Birleşik Krallık, Japonya ve ABD yer aldı. İngiltere'de faizler 60,4 baz puan, Japonya'da 55,9 baz puan ve ABD'de 50,3 baz puan arttı.
Enerji piyasalarında savaş primi devam ediyor
Çatışmanın en belirgin etkilerinden biri enerji piyasalarında görüldü.
Hürmüz Boğazı'nın savaş süresince büyük ölçüde kapalı kalması, petrol arzına yönelik endişeleri artırdı. Brent petrol fiyatı savaş öncesine göre yaklaşık yüzde 36 yükselirken, WTI ham petrol fiyatındaki artış yüzde 50'ye ulaştı.
Petrol fiyatları süreç içerisinde varil başına 118,35 dolara kadar yükseldi. Daha sonra geri çekilmeler yaşansa da fiyatlar savaş öncesi seviyelerin üzerinde kalmayı sürdürdü.
Piyasada fiyatların dengelenmesinde ABD ham petrol ihracatındaki artış, stratejik rezerv kullanımları ve bazı yaptırım muafiyetlerinin etkili olduğu belirtiliyor.
Enflasyon yeniden yükselişe geçti
Savaşın ekonomik etkileri enerji piyasalarının ötesine geçerek enflasyon verilerine de yansıdı.
Petrol, doğal gaz, benzin ve jet yakıtı maliyetlerindeki yükseliş birçok ekonomide fiyat baskılarını artırdı. ABD'de tüketici fiyat endeksi Nisan ayında yıllık bazda yüzde 3,8'e yükselerek son üç yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Ortadoğu kaynaklı enerji arzındaki azalma, enflasyondaki yükselişin temel nedenlerinden biri olarak öne çıktı. Almanya ve Hindistan dahil bazı ülkelerde hükümetlerin enerji maliyetlerine yönelik müdahalelerde bulunduğu bildirildi.
Diplomasi belirsizliğini koruyor
Çatışmanın 100. gününde taraflar arasında kalıcı bir anlaşmaya ulaşılamamış olması, piyasaların dikkatini diplomatik sürece çevirmeye devam ediyor.
ABD ve İran arasında zaman zaman müzakerelerin sürdüğüne ilişkin açıklamalar yapılsa da, tarafların görüşmelerin seyri konusunda farklı mesajlar vermesi belirsizliğin sürmesine neden oluyor.
Savaşın enerji piyasaları, enflasyon ve küresel büyüme üzerindeki etkileri devam ederken, yatırımcılar önümüzdeki dönemde ateşkes sürecine ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere odaklanmış durumda.