Körfez ülkelerinin ekonomiyi çeşitlendirme hayali suya düştü
- İran Savaşı, Körfez'de petrol sonrası ekonomi hayalini tehdit ediyor. Uzmanlara göre bu çatışma sadece petrol gelirlerini değil, Körfez ülkelerinin ekonomilerini genişletme çabalarını da baltalıyor.
- The Washington Post’ta yer alan habere göre, hem petrol hem de petrol dışı sektörler eş zamanlı baskı altında ve bölge ekonomilerinde uzun vadeli etkiler yaratabilecek kırılmalar ortaya çıktı.
Körfez bölgesi ülkeleri dünyanın enerji dönüşümü gündemi nedeniyle son yıllarda ekonomi portföylerini çeşitlendirme çabasındaydı. Washington Post'ta yer alan bir habere göre, İran'daki savaş, ülkelerin uzun vadeli ekonomik gelecekleri için ciddi bir stres testi haline geldi.
Uzmanlar, teknoloji devleri, küresel finans merkezleri ve giderek artan bir şekilde turizm merkezleri ile ün kazanan zengin monarşi yönetimlerinin gözden düşmekte olduğunu belirtti.
Ortadoğu Küresel İlişkiler Konseyi'nde kıdemli araştırmacı olan Frederic Schneider, "Bu ülkelerdeki resmi söylem, bu ekonomik krizin Covid gibi olacağı ve hızla atlatılacağı yönünde. Ancak kolayca düzeltilemeyecek yapısal kırılmalar var. Hem petrol hem de petrol dışı sektörler eşit derecede ağır darbe alıyor ve potansiyel olarak uzun vadeli hasarlarla karşı karşıya" dedi.
Körfez'de tehdit petrol sektöründen fazlasını kapsıyor
Habere göre, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatabilme ihtimali, yabancı yatırımcıların güvenini sarsabilir ve zengin Körfez ülkelerinin iş dünyası için güvenli limanlar olma ününü zedeleyebilir. Bu nedenle, Bölgenin fosil yakıt ekonomisinin geleceğine dair olumsuz beklentileri artıran güvenlik zaafları ve zorlu coğrafi koşullar, şimdi de gelişmekte olan sektörleri tehdit ediyor.
Bölgenin ekonomik dönüşümünü finanse etmek için hâlâ çok ihtiyaç duyulan petrol ve doğalgaz gelirlerinin yeniden sağlanması olasılığı, çatışma çözülmediği her geçen gün daha da belirsizleşiyor. Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'nın Ortadoğu programında misafir araştırmacı olan Andrew Leber'e göre Kuveyt, Katar ve Bahreyn kendilerini "çıkış yolu bulamamış" durumda buluyor. Tel Aviv Üniversitesi'ndeki Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı ve Körfez Araştırma Alanı Başkanı Yoel Guzansky, "Savaş bu ülkelerin ne kadar savunmasız olduğunu açıkça ortaya koydu. Körfez'de yeniden düşünülmesi gereken çok şey var" diye konuştu.
Veri merkezleri cazibesini kaybediyor
Amerikan düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi'nde (CFR) kıdemli araştırmacı olan Rebecca Patterson, milyarlarca dolarlık altyapı hasarının, İran'dan kaynaklanan artan güvenlik tehditleri ve petrol gelirlerinin kaybı nedeniyle ülkelerin eskiden dış projelere gidecek fonları iç ihtiyaçlara yönlendirdiğini söyledi.
Patterson'ın belirttiğine göre, Ortadoğu ve ABD'deki milyarlarca dolarlık veri merkezi projelerini finanse etmek için Suudilere güvenen büyük teknoloji şirketleri, nakit bulmak için başka yerlere bakmaya başlamaları gerekebilir.
Sıkıntıyı sadece yabancı şirketler hissetmeyecek. Rice Üniversitesi Baker Kamu Politikaları Enstitüsü'nde enerji uzmanı olan Jim Krane, "Sattıkları her kilovat elektrikten zarar ediyorlar. Şimdi dünya bir enerji kriziyle karşı karşıya ve Kuveyt vatandaşları bu fiyat sinyallerinden korunuyor" dedi. Krane, Bölgenin alametifarikası olan aşırı sübvansiyonlar ve ücretsiz hizmetler konusunda bazı Körfez ülkelerinin yeniden düşünmesi gerekeceğini söyledi.
Oxford Economics araştırma şirketinde Körfez bölgesinin makroekonomik analizini yürüten Azad Zangana, “Gayrimenkul piyasasının durumuyla ilgili büyük bir endişe var. Göçmen sayısında bir artış olmazsa, tüm bu mülkleri kim satın alacak?” ifadelerini kullandı. Zangana, bunun emlak piyasasında bir çöküşe yol açabileceğini ve bunun da nihayetinde BAE'nin bankacılık sektörünü sarsabileceğini söyledi.


