Küresel gıda krizi riski büyüyor: Gübre ve yakıt maliyetleri artıyor
- Savaşlar, gübre ve yakıt tedarikindeki aksaklıklar ve aşırı hava olaylarının küresel gıda krizini tetikleyebileceği aktarıldı. S&P Global Enstitüsü uyarırken, IMF 2026'da gıda fiyatlarının yüzde 5 artmasını bekliyor.
İran savaşı ve Rusya-Ukrayna çatışmasının, gübre ve yakıt tedarikindeki aksaklıklar ile aşırı hava olaylarının etkisiyle küresel tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturduğu aktarıldı.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin EkleS&P Global Enstitüsü'nün raporuna göre, enerji ve gübre arzındaki kesintilerin sürmesi ve El Niño kaynaklı hava koşullarının hasadı olumsuz etkilemesinin, küresel gıda krizi riskini artırabileceği vurgulandı.
Gıda taşımacılığında dizele ve kesintisiz deniz ticaretine ihtiyaç duyuluyor
Axios'un haberine göre, tarımsal üretim için doğal gaz ve kükürt gibi gübre bileşenlerine, tarım makineleri ve gıda taşımacılığında kullanılan dizele ve kesintisiz deniz ticaretine ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
Raporda, çatışmaların bu tedarik zincirlerinin tamamını aynı anda baskı altına aldığına dikkat çekildi.
Gıda krizinin özellikle düşük gelirli ülkeleri etkilemesi bekleniyor. Bu ülkelerde gıda harcamaları, hane halkı bütçelerinin yaklaşık yarısını oluşturuyor.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) tahminlerine göre, gübre fiyatlarının 2026'da genel olarak yüzde 10, gıda fiyatlarının ise 2026'da yüzde 5 ve 2027'de yüzde 2,4 artması bekleniyor. IMF, enerji ve gıda fiyatlarındaki yükselişin yoksulluğu derinleştirebileceği, gıda güvenliğini tehdit edebileceği ve kırılgan ekonomilerde siyasi istikrarı riske atabileceği uyarısında bulundu.
Hürmüz Boğazı'ndaki kesintiler gübre maliyetlerini artırıyor
S&P Global Enstitüsü'nün raporunda, gübre üretiminde kullanılan kükürt arzındaki daralmaya dikkat çekildi. Orta Doğu'dan ihraç edilen kükürdün fiyatı, temmuz ayında ton başına 1.000 dolarla rekor seviyeye yükseldi. Fiyatlar yıl başında da tarihsel olarak yüksek bir seviye olan 500 dolar civarındaydı.
Küresel kükürt ticaretinin normal koşullarda yüzde 47'si Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Bölgedeki çatışmaların deniz taşımacılığını aksatması, gübre üretimi ve tarımsal maliyetler üzerinde ek baskı oluşturuyor.
Enerji krizinin etkileri yalnızca gübreyle sınırlı kalmıyor. Dizel arzındaki sıkışıklık, çiftçilerin üretim ve nakliye maliyetlerini yükseltirken biyoyakıt üretimini de daha cazip hale getiriyor.
Rapora göre, bazı bölgelerde biyoyakıt üretiminde kullanılan ürünlerin ekonomik değerinin gıda üretiminde kullanılan ürünlerin üzerine çıkması riski bulunuyor. Endonezya'da ağırlıklı olarak biyodizel üretiminde kullanılan palm yağının endüstriyel tüketiminin 2015-2016 dönemindeki seviyesinin yaklaşık beş katına ulaşması bekleniyor.
Tarımsal üretim birçok bölgede risk altında
S&P Global Enstitüsü, tedarik zincirlerindeki aksaklıkların Brezilya'daki soya fasulyesi ve mısır üretiminden Avustralya'daki buğday hasadına kadar farklı tarımsal ürünleri etkileyebileceğini belirtti.
El Niño hava olayının da bazı bölgelerde yağış ve sıcaklık düzenlerini değiştirerek hasat risklerini artırabileceği değerlendiriliyor.
Raporda küresel çapta bir gıda krizinin kaçınılmaz olmadığı vurgulanırken, savaşların enerji ve gübre arzını kesintiye uğratmaya devam etmesi ve olumsuz hava koşullarının önemli üretim bölgelerindeki hasadı düşürmesi halinde böyle bir krizin temel unsurlarının bir araya gelebileceği uyarısı yapıldı.


