Trump: "Gidip bu işi bitirecek miyiz, yoksa bir anlaşma imzalayacaklar mı?"
- ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın askeri kapasitesine ağır darbe vurduklarını belirterek, bundan sonraki süreçte tek sorunun Tahran yönetiminin anlaşma imzalayıp imzalamayacağı olduğunu söyledi.
- Trump, Amerikan ana karasına sadece 90 mil uzaklıktaki Küba’yı cüzamlı devlet" ilan ederek askeri ve istihbari operasyonlara göz yummayacaklarını açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın askeri kapasitesini büyük ölçüde ortadan kaldırdıklarını savunarak, "Şu anda tek soru şu: Gidip bu işi bitirecek miyiz, yoksa bir anlaşma imzalayacaklar mı? Bakalım ne olacak?" dedi.
ABD Başkanı Trump, Connecticut eyaletinde bulunan Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni'nde yaptığı konuşmada, İran gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
ABD ordusunun "önemli işler" yaptığını ve yakın zamanda da Venezuela ile İran'da "başarılı adımlar" attığını ifade eden Trump, İran'ın askeri kapasitesine ciddi zarar verdiklerini savundu.
Trump, "(İran'ın) Her şeyi gitti, donanmaları gitti, hava kuvvetleri gitti, neredeyse her şey. Şu anda tek soru şu: Gidip bu işi bitirecek miyiz, yoksa bir anlaşma imzalayacaklar mı? Bakalım ne olacak?" diye konuştu.
ABD Başkanı Trump, mezuniyet törenine giderken havalimanında yaptığı son açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'a saldırıları ne kadar erteleyeceği konusunda, "O (Netanyahu), ben onun ne yapmasını istiyorsam onu yapacak." ifadesini kullanmıştı.
Trump gözünü Küba'ya dikti: "Cüzamlı devleti tolere etmeyeceğiz"
Havana rejimini "cüzamlı devlet" ilan ederek açıkça askeri harekat sinyali veren Trump’ın konuşmasıyla eş zamanlı olarak, ABD Adalet Bakanlığı 94 yaşındaki eski lider Raul Castro hakkında bir iddianame hazırladı.
94 yaşındaki Eski Devlet Başkanı Raul Castro hakkında iddianame hazırlandı
Trump’ın ültimatomunun hemen ardından, eski Küba Devlet Başkanı Raul Castro hakkında, 1996 yılında dört kişinin hayatını kaybettiği uçak düşürme hadisesindeki rolü nedeniyle ABD Adalet Bakanlığı tarafından gıyabi suçlamalar içeren bir iddianame hazırlandı.
94 yaşındaki Castro'nun, 1996 yılında Kübalı sürgünlerin kurduğu Kurtuluş Kardeşleri adlı örgüte ait insani yardım uçaklarının Küba savaş jetleri tarafından düşürülmesiyle bağlantılı suçlamalarla karşı karşıya kalacağı aktarıldı.
2016 yılında hayatını kaybeden Fidel Castro da dahil olmak üzere Küba hükümeti, grubun Küba hava sahasını defalarca ihlal ettiğini savunmuştu ancak Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) saldırının uluslararası sularda gerçekleştiğini tespit etmişti.
Rubio "teklif sunduk" demişti
Dışişleri Bakanı Rubio, her yıl 20 Mayıs'ta kutlanan "Küba Bağımsızlık Günü" dolayısıyla İspanyolca video mesaj yayımlamıştı.
Küba halkının bağımsızlık gününü kutlayan Rubio, ülke içindeki "akıl almaz zorluklardan" Havana yönetiminin sorumlu olduğunu savunarak, "Yeni bir Küba'nın" mümkün olduğunu ileri sürdü.
Rubio, "Elektriğinizin, yakıtınızın veya yiyeceğinizin olmamasının gerçek nedeni, ülkenizi kontrol edenlerin milyarlarca doları yağmalamış olması, ancak bunun hiçbirinin halka yardım etmek için kullanılmamış olması." ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Washington ile Havana arasında "yeni bir ilişki teklif ettiğini" dile getiren Rubio, "Ancak bu ilişki doğrudan sizinle, Küba halkıyla olmalı. GAESA (Küba'daki bir holding) ile değil." dedi.
Trump yönetiminin halka "100 milyon dolarlık yiyecek ve ilaç" teklif ettiğini aktaran Rubio, bunun "güvenilir hayır kurumlarınca" dağıtılması gerektiğini belirtti.
Politico: Trump yönetimi, Küba'ya yönelik askeri harekatı değerlendiriyor
Politico'ya konuşan kaynaklar, ABD-Küba ilişkileri ve Trump yönetiminin Küba'ya yönelik tavrındaki değişikliğe ilişkin iddialarda bulundu.
ABD'nin, Küba'ya petrol engeli gibi baskıların sonuç vermemesinden rahatsız olduğunu öne süren kaynaklar, askeri harekat seçeneğinin eskisine göre daha ciddi bir şekilde değerlendirildiğine işaret etti.
Yönetimin tavrında değişiklik olduğunu belirten ve adını vermek istemeyen bir yetkili, şu ifadeleri kullandı:
"Küba konusunda başlangıçtaki düşünce, liderliğin zayıf olduğu ve yaptırımların daha sıkı uygulanması ile ABD'nin Venezuela ve İran'da elde ettiği zaferlerin birleşiminin Kübalıları korkutup bir anlaşma yapmaya zorlayacağı yönündeydi. Şimdi İran'da işler tersine döndü ve Küba ilk başta düşünülenden çok daha dirençli olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla, askeri müdahale, daha önce hiç olmadığı kadar gündemde."



