Washington Post yazdı: Yeni mezunların bilmesi gereken 6 tasarruf ipucu
Mezuniyet sezonu gelirken Washington Post köşe yazarı Michelle Singletary, Amerikalı şair ve filozof Ralph Waldo Emerson'ın "öğrenciler yıllarca okullarda kelimelerle doldurulup hayata dair temel becerilerden yoksun şekilde mezun olabiliyor" anekdotuna yer vererek bir yazı kaleme aldı.
Washington Post köşe yazarı Michelle Singletary'ye göre, mezunlara kalıcı bir servet inşa etmelerine yardımcı olacak, paradan çok daha değerli bir şey verilmelidir: Finansal bilgi.
Genç yetişkinlerin borçlarını düşük tutmaları ve net varlıklarını artırmaları için Washington Post'un kaleminden işte o 6 hayati ipucu:
1. "Onlar"ı dinlemeyin
Çevrenizde sürekli "Servet sahibi olmak için ev almalısın" veya "Kira ödemek parayı çöpe atmaktır" diyen birileri mutlaka olacaktır. Singletary, bu "onlar"ın genellikle sizin paranızı nasıl harcayacağınız konusunda çıkarları olan kişiler olduğunu belirtiyor. Hazır olana kadar ev almak yerine kirada oturmak sizi finansal bir başarısız yapmaz. özellikle yüksek maliyetli bölgelerde barınma için ödenen kira, parayı sokağa atmak değildir.
2. Borcun "iyisi" veya "kötüsü" olduğuna inanmayın
Borcu sıfatlarla süslemek (iyi borç/kötü borç gibi) yardımcı bir yaklaşım değildir; borç sadece borçtur ve aşırı kullanıldığında yıkıcı olabilir. Dünyanın en başarılı yatırımcılarından biri olan Warren Buffett, gençlere yatırım tavsiyesi yerine en önemli öğüt olarak "asla borca girmemelerini" söylemektedir.
3. Kredilerin erteleme süresine alışmayın
Öğrenci kredisi olan mezunlar, geri ödemelerin başlaması için tanınan altı aylık süreyi beklememelidir. Bu süre bir "alıştırma süreci" olarak kullanılmalıdır. Taksit miktarını her ay sanki ödüyormuş gibi bir tasarruf hesabına yatırarak, bu paranın yokluğuna ve bütçeniz üzerindeki etkisine şimdiden alışın
4. Sadece aylık taksit tutarına odaklanmayın
Bir borç alırken sadece aylık ödemeyi değil, borcun toplam maliyetini ve uzun vadeli yükünü hesaba katın. Bir araba için çok fazla borçlanmak, o parayı yatırımda değerlendirememeniz demektir. Eğer ipotek ödemeniz bütçenizi aşırı zorluyorsa, acil durumlar için fon oluşturamazsınız.
5. Bütçenizi bir düşman olarak görmeyin
Bütçenizi bir "aşk ilgisi" gibi görün; ona bağlı kalın ve işe yaraması için gerektiğinde değişiklikler yapın. Dreamgirls filmindeki "And I Am Telling You I’m Not Going" şarkısındaki "Senden ayrı yaşayamam" sözlerini bütçeniz için uyarlayın. Hayatınızı bütçesiz sürdürmeyi bir seçenek olarak görmeyin.
6. "Bilmiyorum" demekten vazgeçin
Finansal okuryazarlık eksikliği sizi fakir tutabilir veya servetinizi büyütmenizi engelleyebilir. Toplam kredi borcunuzu, brüt maaş ile net gelir arasındaki farkı veya vergi kesintilerini bilmemek bir seçimdir ve bu seçim size hizmet etmez. Mezun olduktan sonra artık bütçeleme, kredi, tasarruf ve yatırım konularında sorumluluk almalı ve "bilmiyorum" demeyi bırakmalısınız.