Otomotiv devinden Ortadoğu ve Türkiye'ye özel yol haritası: 2030'a kadar 22 model ve yüzde 40 gelir artırma hedefi
Stellantis, Ortadoğu ve Afrika bölgesine yönelik yeni büyüme stratejisinin detaylarını paylaştı. Türkiye'yi de kapsayan yol haritası, genişleyen bölgesel üretim ağı, stratejik ithalat modeli ve satışların büyük bölümünü oluşturması öngörülen 22 modelden oluşan ürün planı üzerinden şekilleniyor.
"Satışların yüzde 90'ını oluşturacak 22 model"
Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, Ortadoğu ve Afrika (MEA) bölgesinde FaSTLAne 2030 stratejisinin uygulama yol haritasını paylaşarak, çift haneli kârlılığı sürdürürken gelirlerini yüzde 40 artırmayı hedefliyor.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, büyüme, genişleyen bölgesel üretim ağı, stratejik ithalat yaklaşımı ve satışların yüzde 90'ını oluşturması öngörülen 22 modelden oluşan odaklı ürün planını temel alan rekabetçi tedarik modeliyle hızlandırılacak.
Stellantis, bölgesel büyüme hamlesini yeni FaSTLAne 2030 stratejisi kapsamında güçlendiriyor. Bu kapsamda Stellantis Ortadoğu ve Afrika (MEA), bölgenin önde gelen otomotiv ve iş dünyası basın kuruluşlarını bir araya getirdi. Etkinlikte Stellantis Ortadoğu ve Afrika Operasyon Direktörü (COO) Samir Cherfan, FaSTLAne 2030 stratejisini, bölgedeki uygulama planı ve büyüme vizyonuna odaklanarak paylaştı.
Bölgesel üretim vurgusu
Bölgedeki gelirlerini yüzde 40 artırırken çift haneli faaliyet kârlılığını koruma hedefini açıklayan Stellantis, bu büyümeyi araç tedarik modelinde gerçekleştirilecek önemli bir dönüşümle destekleyecek. Şirket, satışlarının yüzde 90'ını, bölgesel olarak üretilecek veya Asya'dan tedarik edilecek rekabetçi 22 modelden oluşturmayı hedefliyor.
Ortadoğu ve Afrika'nın, Stellantis'in büyüme stratejisinin temel yapı taşlarından biri olduğunu söyleyen Stellantis Ortadoğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan, "Bugün güçlü kârlılık ile önemli bir ölçeğe ulaşmış durumdayız. FaSTLAne 2030 ile birlikte tedarik modelimizi dönüştürerek, üretim altyapımızı en verimli şekilde değerlendirerek ve odaklı ürün stratejimizi hayata geçirerek bölgenin tüm potansiyelini ortaya çıkarmak üzere uygulama sürecimizi hızlandırıyoruz" dedi.
Ortadoğu ve Afrika, bugün dünya nüfusunun yüzde 25'ine ev sahipliği yaparken, önümüzdeki on yıllarda bu oranın yüzde 40'a ulaşması beklenen ve küresel ölçekte en hızlı büyüyen otomotiv bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Stellantis ise son dört yıldır üst üste bölgenin en büyük ikinci otomotiv grubu konumunu koruyor. Şirket, yıllık 500 binin üzerinde araç satışı ve sürdürülebilir çift haneli kârlılığıyla güçlü performansını devam ettiriyor.
Hedef Türkiye'de pazar liderliğini güçlendirmek!
Stellantis, bu güçlü temelin üzerine inşa ederek üretim ve ticari yapılanmasını daha da hızlandıracak.
Akdeniz bölgesinde, Fas ve Türkiye'de bulunan ve toplam 800 bin adet üretim kapasitesine sahip yüksek rekabet gücündeki üretim tesislerinden azami ölçüde faydalanırken, Türkiye'de pazar liderliğini güçlendirmeyi ve FIAT markasının büyüme ivmesini yeniden artırmayı hedefliyor.
Cezayir'de ise üretim faaliyetleri daha yüksek yerlileştirme oranlarıyla genişletilmeye devam edecek. Ortadoğu ve Güney Afrika'da ise rekabetçi tedarik edilen araçlar ve yerelleştirme çalışmalarıyla ürün gamı güçlendirilerek performansın artırılması hedefleniyor.
Bu dönüşüm süreci halihazırda başlamış olup, uygulamanın 2028 yılı itibarıyla yaklaşık yüzde 75 seviyesine ulaşması öngörülüyor.
Yaklaşık 300 milyon Euro'luk yatırım
Stellantis, bu büyüme yolculuğunu ölçek ekonomisi ve verimlilik odaklı disiplinli bir ürün stratejisiyle destekleyecek. Bölgesel satışların yüzde 90'ını oluşturması beklenen 22 modelden oluşan ana ürün gamı, ortaklıklar ve eş finansman modelleriyle desteklenen yıllık yaklaşık 300 milyon Euro'luk yatırımla hayata geçirilecek. Bu modellerin yarısı bölgesel üretim tesislerinde üretilecek, kalan kısmı ise farklı segment ve pazarlarda rekabetçiliği artırmak amacıyla Asya'dan tedarik edilecek.
Bu yaklaşım doğrultusunda Stellantis; rekabetçi üretim gücü, hedef odaklı yatırımlar ve sadeleştirilmiş ürün stratejisini bir araya getirerek Ortadoğu ve Afrika genelinde sürdürülebilir ve kârlı büyümeyi hızlandırmayı, aynı zamanda bölgedeki uzun vadeli varlığını güçlendirmeyi ve yerel ekonomilere katkısını artırmayı amaçlıyor.