Deutsche Bank'tan çifte revize: Altın ve ABD borsası için tahminler yükseltildi
Deutsche Bank, altının Ağustos 2024'ten bu yana süren güçlü ivmesini koruduğunu belirterek yıl sonu adil değerini ons başına 4.700 dolar olarak açıklarken, S&P 500 şirketleri için 2026 kâr beklentisini 358 dolara yükseltti.
Altında 4.700 Dolar Adil Değer ve 3.900 Dolar Dibi
Deutsche Bank, altının Ağustos 2024'te başlayan "sert yükseliş" evresini sürdürdüğünü ifade etti. Bankanın değerleme modelleri yıl sonu için ons başına yaklaşık 4.700 dolarlık bir adil değere işaret ederken, bu seviye dördüncü çeyrek için öngörülen 4.600 dolarlık tahminin üzerinde yer aldı.
Her ne kadar bazı teknik modeller ons başına 2.600 dolarlık geri çekilme olasılıklarını gösterse de banka, yaşanan son düzeltmenin 3.900 dolar seviyelerinde dip yaptığını değerlendirdi.
Merkez Bankası Talebi ve Makroekonomik Destek
Bankanın değerlendirmesinde, merkez bankalarının süregelen güçlü altın alımları ve destekleyici makroekonomik dinamiklerin uzun vadeli olumlu tabloyu koruduğu vurgulandı.
Özellikle resmi sektörün rezerv çeşitlendirme adımları ve küresel piyasalardaki jeopolitik/mali belirsizlikler, altın talebini canlı tutan temel faktörler olarak öne çıkıyor.
S&P 500 Şirketlerinin Kâr Tahminlerinde Yukarı Yönlü Revize
Güçlü gelen ikinci çeyrek finansal sonuçlarının ardından Deutsche Bank, S&P 500 endeksi şirketleri için hisse başına kâr (EPS) beklentilerini yukarı taşıdı.
2026 EPS Tahmini: 342 dolardan 358 dolara yükseltildi.
2027 EPS Tahmini: 390 dolardan 420 dolara çıkarıldı.
Bilanço Performanslarında Yüzde 87'lik Başarı ve Yüzde 33 Kâr Büyümesi
Deutsche Bank raporuna göre, şimdiye kadar ikinci çeyrek bilançosunu açıklayan S&P 500 şirketlerinin yüzde 87'si piyasa beklentilerini aşmayı başardı.
Şirketlerin ikinci çeyrek kârlarının yıllık bazda yüzde 33 gibi yüksek bir oranda büyüme yolunda ilerlediği kaydedildi.
Kârlılık Geniş Tabana Yayılıyor: Rekor Marjlar ve Satış Gücü
Banka, kârlılıktaki bu güçlü performansın artık yalnızca büyük teknoloji devleriyle sınırlı kalmadığına dikkat çekti.
Rekor seviyelere ulaşan kâr marjları ve güçlü satış gelirlerinin desteğiyle kâr artışının borsa geneline ve daha geniş sektör gruplarına yayıldığı ifade edildi.