Dev şirkete yapay zeka şoku! Bir günde 69 milyar dolar buhar oldu
Şirketlerin bütçelerini yapay zeka altyapısına kaydırması IBM'e tarihi bir darbe vurdu. Bir günde %25 değer kaybeden teknoloji devinin piyasa değerinden 69 milyar dolar silindi. 1987’den beri en sert düşüşünü yaşayan IBM’deki bu sarsıntı, tüm küresel yazılım sektörünü de peşinden sürükledi.
Teknoloji dünyası, yapay zeka devriminin yarattığı devasa dönüşümün en sert faturasını ödemeye başladı. Kurumsal teknolojinin asırlık çınarı IBM, hisselerinde yaşanan yüzde 25'lik tarihi kayıpla piyasaları sarstı.
Salı günü gerçekleşen bu düşüş, şirketin 1987 yılındaki efsanevi "Kara Pazartesi" piyasa çöküşünden bile daha sert bir günlük kayıp olarak kayıtlara geçti. Tek bir günde piyasa değerinden yaklaşık 69 milyar dolar silinen IBM'in bu sarsıntısı, tüm yazılım sektörünü de peşinden sürükledi. Microsoft, Salesforce, ServiceNow ve Intuit gibi devlerin hisseleri de günü yüzde 2 ila yüzde 5 arasında kayıplarla kapattı.
Bütçeler yazılımdan donanıma kaydı: "Tahmin edemedik"
Peki, ne oldu da 272 milyar dolarlık bu dev bir günde böylesine sarsıldı? Yanıt, bizzat IBM CEO’su Arvind Krishna’dan geldi. Krishna, şirketlerin teknoloji bütçelerini yazılımdan altyapıya (sunucu, çip ve veri merkezi donanımları) kaydırdığını ve IBM’in bu keskin değişime ayak uydurmakta "başarısız olduğunu" itiraf etti.
Yatırımcılara bir mektup yazan CEO Krishna, şu ifadeleri kullandı:
"Haziran ayının son birkaç haftasında, müşterilerimizin beklenen fiyat artışlarından önce arz kısıtlı altyapıyı güvence altına almak için bütçelerini sunucu, depolama ve bellek alımlarına kaydırdığını gördük. Sermaye harcamalarının yeniden önceliklendirilmesinin bu kadar büyük olacağını tahmin etmemiştik."
Bu açıklama, yapay zeka çılgınlığının yazılım sektörü üzerindeki yıkıcı etkisini gösteren bugüne kadarki en somut kanıt oldu. Şirketler, yapay zeka modellerini çalıştırabilmek için bütçelerini çipler ve ağ ekipmanları gibi fiziksel altyapılara harcarken, geleneksel kurumsal yazılım alımlarını ve güncellemelerini askıya alıyor.
Ana bilgisayar işinde büyük darbe ve "Mythos" paniği
IBM, yaşanan bu zayıflığın özellikle bankacılık ve havacılık gibi dev sektörlerin can damarı olan yüksek performanslı ana bilgisayar (mainframe) segmentinde yoğunlaştığını açıkladı. Beklenen pek çok büyük anlaşmanın son dakikada masada kaldığı belirtildi.
Öte yandan, siber güvenlik harcamalarındaki zorunlu yönelim de IBM'in geleneksel işlerini vurdu. Anthropic'in bu yıl kullanıma sunduğu gelişmiş Mythos modeli, mevcut yazılım ve şifreleme sistemlerindeki açıkları bulma yeteneğiyle kurumsal dünyada adeta alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Yapay zeka destekli siber saldırı tehditlerinden korkan işletmeler, bütçelerini acilen siber güvenliğe kaydırınca IBM’in temel yazılım segmenti desteksiz kaldı.
Analist tahminlerinin altında kalan performans
LSEG (London Stock Exchange Group) verilerine göre IBM, ikinci çeyrek gelirlerinin yalnızca yüzde 1 artarak 17,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Bu rakam, analistlerin 17,86 milyar dolarlık beklentisinin oldukça altında. Eğer bu öngörü gerçekleşirse, şirket son bir yılın en yavaş büyüme performansını sergilemiş olacak.
Şirketin hisse başına düzeltilmiş kazanç beklentisi de analistlerin 3,02 dolarlık tahminine karşılık 2,93 dolar olarak açıklandı. IBM, her ne kadar son yıllarda bulut platformu Red Hat gibi yüksek marjlı yazılım alanlarına yatırım yaparak donanım döngülerine olan bağımlılığını azaltmaya çalışsa da bu dönüşüm henüz fırtınayı dindirmeye yetmedi.
Kuantum ve OpenAI ortaklıkları yaraya merhem olacak mı?
Piyasalardaki paniği yatıştırmak isteyen IBM yönetimi, kuantum hesaplama alanındaki kararlılığını yeniden vurguladı. Şirket, ABD hükümetinin de tedarik zincirini güçlendirme desteğiyle birlikte, 2029 yılına kadar ilk büyük ölçekli kuantum bilgisayarı geliştirmek için 10 milyar dolardan fazla yatırım yapacağını duyurdu.
Ancak analistler, hem kuantum girişimlerinin hem de OpenAI ile yapılan yapay zeka ortaklıklarının henüz çok erken aşamada olduğunu belirtiyor. Bu projelerin, şirketin temel yazılım ve altyapı işlerindeki mevcut devasa kaybı kısa vadede telafi etmesi mümkün görünmüyor.