Güvenli limanlar artık "dalgalı": Fiyatları şekillendiren 3 kriter
Teknoloji sektörüne ilişkin gelişmeler, enerji piyasasındaki riskler ve Fransa kaynaklı endişeler küresel piyasaların gündeminde öne çıkıyor. Belirsizliklerin arttığı ortamda yatırımcıların odağında ise altın, dolar ve diğer güvenli liman varlıklarının seyri bulunuyor.
Piyasalar "eskisi gibi değil"
Küresel piyasalarda belirsizlik endişeleri etkisini gösterirken yatırımcılar güvenli liman olarak değerlendirilen varlıkların seyrini takip ediyor. Altın, dolar ve devlet tahvilleri gibi varlıkların mevcut görünümü ise farklı nedenlerden dolayı dalgalı.
Reuters, eskiden beri "güvenli liman" olarak tutulan varlıkların son durumunu yazdı.
Dolarda beklenmedik güçlenme
Geçen yılki "ABD hisselerini sat" temasından farklı olarak, dolar İran savaşı başladığından beri yükselişe geçti ve Şubat sonundan bu yana yüzde 4 değer kazandı.
Bu durum, küresel kriz dönemlerinde güvenli liman olma rolünü pekiştirdi. Güçlü ekonomi, yüksek faiz oranları ve ABD'nin enerji ihracatçısı statüsü de buna katkıda bulundu.
Ancak, 40 trilyon doları aşan borç yükü ve politika belirsizliği gibi, yatırımcıların doların uzun vadeli güvenli liman statüsünü sorgulamasına neden olan faktörler ortadan kalkmadı.
Dolar, yapay zeka yatırım patlamasına ilişkin iyimserlikle ABD hisselerine rekor düzeyde sermaye girişi yaşanması nedeniyle teknoloji hisselerindeki satış baskısına karşı da savunmasız durumda.
Habere göre, Societe Generale'nin baş döviz stratejisti Kit Juckes, doların boğa piyasasının sonuna yaklaşıyor olabileceğini söyledi.
"Çok fazla yol kat etmesi gerekmiyor," diye belirten Juckes, ancak şu anda dolara karşı bir bahsin haklı çıkarılmasının zor olduğunu, çünkü "büyük küresel hikayenin doların bir petrol para birimi olması ve bir enerji krizinin ortasında olmamız" olduğunu vurguladı.
İsviçre hâlâ değerli
Reuters, Fransa kaynaklı tahvil piyasasındaki çalkantıdan çıkarılacak derslerden birinin, Avrupa'da sarsıntılar yaşandığında İsviçre frangının tercih edilen güvenli liman olduğunu ifade etti.
İsviçre'de faiz oranlarının yüzde 0 olması, yatırımcıların düşük faizli bir para birimiyle borç alıp başka yerlerde daha yüksek getiri sağlayan varlıklara yatırım yaptığı işlemlerde frangı popüler hale getiriyor.
Bu ay euro karşısında yüzde 2'nin üzerinde değer kazanan İsviçre Frangı, 2023 sonundan bu yana en büyük aylık sıçramasını yapmaya hazırlanıyor.
Habere göre, ABN Amro'nun kıdemli döviz ve petrol stratejisti Georgette Boele, "Fransa'nın kamu maliyesi hakkındaki endişeler ve Fransa ile İspanya'daki seçim belirsizliği frangı destekledi" dedi.
Boele, ayrıca yatırımcıların, güvenli liman niteliği taşıyan bir para birimine karşı pozisyon almak yerine, frangı carry trade işlemlerini finanse etmek için kullanma konusunda giderek daha az istekli hale geldiklerini de sözlerine ekledi.
Reuters'a göre, devlet tahvillerinin güvenli liman olarak şöhreti, mali kaygılar nedeniyle sarsıldı.
ABD'den Japonya'ya borçlanma maliyetleri son on yılların en yüksek seviyelerine ulaştığını belirten Reuters yazarları, "teknoloji hisselerindeki satış dalgasının, tahvillere olan talebi bir nebze de olsa yeniden canlandırdığını belirtti.
Reuters'a göre bundan daha dikkat çekici bir başka gelişme daha var. Bu ayın başlarında ABD ve Fransa'nın 10 yıllık tahvil getirileri 24 yılın zirvesine ulaştığında, Alman tahvillerinin fiyatları yükselirken getirileri düştü.
Habere göre, yatırımcılar, bunun AAA dereceli Alman tahvillerinin büyük ekonomiler arasında güvenli limanlar olarak öne çıktığının açık bir işareti olduğunu söylüyor. TwentyFour Asset Management'ta portföy yöneticisi olan Johnathan Owen "Avrupa'da herkes bulaşma konusunda ve Avrupa devletlerinin ihraç ettiği aynı şekilde etkilenip etkilenmeyeceği konusunda endişeli, bu nedenle Alman tahvilinin Avrupa'da riskten kaçınma aracı olarak hareket etmesi iyi oldu" dedi.
Bundesbank Başkanı Joachim Nagel, tahvil piyasasındaki çalkantıya rağmen Almanya'nın Avrupa'da istikrarın çıpası olmaya devam edeceğini ve yıllarca süren durgunluğun ardından "kendini toparladığını" söyledi.
Kısa vadeli tahviller daha cazip
Yatırımcılar, genel olarak büyük ekonomilerdeki yüksek borçluluk oranının uzun vadeli tahvillerin güvenli liman statüsünü zedelemeye devam edeceğini belirtti.
Reuters, kısa vadeli devlet tahvillerinin, borç kaygılarına daha az duyarlı oldukları için bir nebze koruma sağladığını hatırlattı.
Habere göre, Wren Sterling'in baş piyasa stratejisti Rory McPherson, "Kısa vadeli tahvilleri gerçekten çok seviyoruz. Borçlar ve bütçe açıklarıyla ilgili tüm endişeler nedeniyle, uzun vadeli tahviller satın almıyoruz." dedi.
Altın parlaklığını koruyor
Geleneksel bir güvenli liman olan altın da inişli çıkışlı bir süreçten geçti. Ocak ayında ons başına 5.595 dolar ile rekor seviyelere ulaştıktan sonra, İran savaşı başladıktan sonra yatırımcıların başka yerlerdeki kayıplar nedeniyle değerli metale yönelmesiyle düşüş yaşadı.
Reuters, "Enflasyon korkuları ve Fed'in fiyat baskılarını kontrol altına almak için yeterince çaba göstermediğine dair endişelerin geri dönmesiyle altının ağustosta tekrar yükselişe geçtiğine dikkat çekerek analistlerin "Merkez bankası alımları ve güvenli liman talebinin, fiyatların 4.000 doların üzerinde kalmasını desteklediği" görüşünün altını çizdi.
Reuters'a göre, yüksek faiz oranları altının yükselişini sınırlayacak olsa da, gergin jeopolitik ortam ve ABD'nin mali kaygıları, güvenli liman metalini daha da güçlendirecek.
Habere göre, Julius Baer analisti Carsten Menke, "Uzun vadede altın, merkez bankalarının güçlü alımlarının devam etmesinden ve ABD borcu ile artan faiz yüküne ilişkin yenilenen endişelerden tekrar fayda sağlayacaktır" diyor.