Karahan'dan enflasyon mesajı: "Orta vadeli görünümün bozulmasına izin vermeyeceğiz"

PAYLAŞ
  • Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, savaşın dezenflasyon sürecini etkilese de kararlılıklarını değiştirmediğini belirterek. "Sıkı para politikasıyla son dönemde enflasyonda gözlenen bozulmanın orta vadeli görünümü bozmasına izin vermeyeceğiz" dedi.
Karahan'dan enflasyon mesajı: "Orta vadeli görünümün bozulmasına izin vermeyeceğiz"
Fotoğraf: AA

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi'nde konuşma yaptı.

Enerji kaynaklı etkilerin kısa vadede devam edeceğini belirten Karahan, "Bu etkilerin orta vadeli enflasyon görünümündeki yansımaları ise para politikasındaki duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönemde para politikası kararlarını alırken bu unsurları dikkatle değerlendireceğiz" dedi.

TCMB olarak temel önceliklerinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu kaydeden Karahan, "Savaş dezenflasyon sürecini etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor" diye konuştu.

"Dezenflasyonda mesafe kat edilse de enflasyon yüksek"

Nisan itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,4 olduğunu hatırlatan Karahan sözlerini şöyle sürdürdü: "Mayıs 2024'teki zirveye kıyasla dezenflasyonda önemli mesafe kat edilmiş olmakla birlikte enflasyon yüksek seyrediyor. Sıkı para politikasıyla son dönemde enflasyonda gözlenen bozulmanın orta vadeli görünümü bozmasına izin vermeyeceğiz. İlk 4 aydaki fiyat gelişmeleri temel mal ve hizmet gruplarında dezenflasyon eğiliminin yavaşlayarak devam ettiğini gösteriyor. Akaryakıt etkisiyle ulaştırmada fiyat artışları güçlü seyretti. Para politikasındaki sıkı duruşumuz sayesinde hizmet grubunda daha ılımlı bir seyir gözlemliyoruz."

"Cari açık tarihsel ortalamanın altında kalmaya devam edecek"

Cari açıkla ilgili değerlendirme yapan Karahan, "Cari açık ilk çeyrekte artmakla birlikte milli gelire oran olarak tarihsel ortalamanın altında kalmayı sürdürdü. Cari açıktaki yukarı yönlü riskler belirginleşmiş olsa da 2026 cari açığın milli gelire oranının tarihsel ortalamanın altında kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Katılım finansın gelişimini ve güçlenmesini önemsiyoruz"

Fatih Karahan, ekonominin uzun yıllardır süregelen yapısal meselelerinden birisinin "yatırımlar için ihtiyaç duyulan tasarruf düzeyine yeterince ulaşılamaması ve bu nedenle kronik olarak cari açık verilmesi" olduğunu belirterek, bu sorunun kalıcı çözümü için yurt içi tasarrufların artırılması gerektiğini, bunun için de finansal sistemin derinleştirilmesinin ve kaynakların sisteme dahil edilmesinin büyük önem taşıdığını anlattı.

Tam da bu noktada katılım finans sektörünü makroekonomik istikrar açısından önemli bir bileşen olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Katılım finans sektörü, finansal kapsayıcılığı artırarak ve tasarruf tabanını genişleterek finansal sistemin derinleşmesine katkı sunuyor. Bunun yanında, finansal sistemin farklı kesimlere erişimini artırması para politikası aktarım mekanizmasının etkinliği açısından da önem taşıyor. Bu perspektifle, katılım finansın Türkiye finansal sistemi içerisindeki gelişimini ve güçlenmesini önemsiyoruz."

"Katılım finans kuruluşlarının kredi büyümesi mevduat bankalarının üzerine çıktı"

TCMB Başkanı Karahan, önlerindeki dönemde Türk Lirası Gecelik Katılım Referans Getiri Oranı endeksinin katılım finans ekosisteminde yeni ürün gelişimine daha fazla katkı sunmasını beklediklerini belirterek, katılım finans kuruluşları üzerinden kullandırılmaya başlanan ihracat reeskont finansmanı sayesinde ihracatçıların TCMB kaynaklarına erişim imkanının arttığını, Temmuz 2025'te başlayan kullandırımların hızla artarak bu yılın nisan ayı itibarıyla günlük 176 milyon lira seviyesine ulaştığını söyledi.

Karahan, "Böylelikle Bankamız, katılım finans müşterisi olan ihracatçılarımızın TCMB kaynaklarına ve Eximbank olanaklarına daha etkin erişimini sağlayarak reel sektörü destekledi" dedi.

Katılım finans kuruluşlarının sektör içindeki rekabet gücünün arttığını, gecelik getiri oranlarına benzer şekilde mevduat kar payı oranlarının da zamanla bankacılık sektörünün mevduat faizlerine yakınsadığını anlatan Karahan, likidite yönetimi ve iş modeli farklılıklarının da etkisiyle açılan getiri farklarındaki ayrışmanın büyük oranda daraldığını bildirdi.

Karahan katılım finansın artan rekabet gücünün kredi büyüme oranlarına da yansıdığını belirterek, "Son dönemde katılım finans kuruluşlarının kredi büyüme ivmesi mevduat bankalarının üzerine çıkmıştır. 2024 Nisan'da katılım finans kuruluşlarının 3 aylık yıllıklandırılmış kredi büyümesi diğer bankaların 17 puan gerisindeyken, 2026 Nisan'da 4 puan üzerine yükseldi" diye konuştu.

Katılım finans kuruluşlarının yurt dışı finansmana erişiminin iyileştiğine işaret eden Karahan, dezenflasyon süreciyle ülkenin makrofinansal istikrarının güçlendiğini, bu eğilimden rekabet gücü artan katılım bankacılığının da faydalandığını vurguladı.