Piyasalarda yeni haftada takip edilecek 5 şey
ABD-İran arasında ateşkes süreci devam ederken art arta gelen açıklamalar piyasaların odağında yer alıyor. Yeni hafta yatırımcıların yurt içinde odağı Merkez Bankası'nın kararında olacak.
ABD ve İran'ın görüşme düzenlemesi için girişimler devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşın sonlanacağına dair işaret vermesiyle finans piyasalarına olumlu bir hava hakim olmuştu. Ancak hafta sonu Hürmüz'ün yeniden kapatılması sonrası yeni haftadaki gelişmeler yakından izlenecek.
Açıklanacak verilerde işletme faaliyetlerinde bir tökezleme yaşandığı ve enflasyon baskısının arttığının görülmesi bu iyimser havayı olumsuz etkileyebilir. Ayrıca ABD Kongresi üyelerinin, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) görevi bir süre sonra devralması beklenen başkanına zorlayıcı sorular yöneltmesi bekleniyor.
1. Ateşten gömlek
Yatırımcılar, Trump'ın Fed'i yönetmek için aday gösterdiği eski Fed yöneticisi Kevin Warsh'u 21 Nisan'da ABD Kongresi'nde yanıtlayacağı sorularla daha yakından tanıyacak.
İran savaşının enerji fiyatlarını yükselterek enflasyonun artmasına yönelik endişelerle birlikte Warsh, Trump'ın istediği üzere faizleri düşürmekte zorlanabilir. Piyasalar, Şubat'ın sonunda başlayan savaş öncesinde yıl sonuna kadar 25 baz puanlık iki faiz indirimi beklerken artık faiz indirimi beklemiyor.
Trump, Fed'in mevcut başkanı Jerome Powell'ın faizleri daha fazla indirmemesinden dolayı açık bir şekilde şikayette bulunmuş, 15 Mayıs'ta Fed başkanı olarak görev süresinin bitmesinin ardından Fed'den ayrılmaması durumunda Powell'ı kovmakla tehdit etmişti.
Öte yandan, piyasalar Tesla'nın TSLA.O öncülüğünde yoğun geçecek bir bilanço dönemi için hazırlanırken Mart perakende satış verileri enflasyonun tüketici harcamalarına etkisini gösterecek.
2. Varilin dolu tarafı, boş tarafı
Piyasaların ana gündem maddesi İran riski iken, ABD ve Pakistan, savaşın sonlandırılarak Hürmüz Boğazı'nın açılacağına dair açıklamalarda bulundu.
Başta ABD'de olmak üzere hisse senedi piyasalarında İran-ABD görüşmelerine yönelik iyimser bir sonuç fiyatlanıyor. S&P 500 .SPX yeniden rekor seviyelere döndü. Enerjide dışa bağımlılığından dolayı endişe duyulan Japonya'da ise Nikkei .N225 rekor seviyede.
İşlemciler, barışın sağlanmasıyla savaş öncesinde olduğu gibi güçlü gelen bilançoların hisse piyasalarını daha yukarıya taşımasını bekliyor.
Ancak petrol piyasaları tam olarak ikna olmuş değil. Brent fiyatları 100 doların altına düşse de hâlâ Şubat seviyesinin %33 üstünde. Ayrıca, fiziksel ham petrol teslimatlarının fiyatları rekor seviyelerde.
Hürmüz Boğazı'nın açılması için görüşmeler başarısız olursa enerji fiyatları yine de yüksek kalacak. Bu durum merkez bankalarının faizleri yüksek tutmasına ve şirketlerin kârlılıklarını baskılamasına neden olabilir.
3. Kasvetli bir bahar
ABD ile İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş Nisan ayı itibarıyla bir ayı doldururken gelecek hafta şirketlerin bu savaşla nasıl başa çıktıklarına dair ilk göstergeler ortaya çıkacak.
Mart ayına yönelik anketler, şirketlerin; değişken enerji piyasaları, kesintiye uğrayan tedarik zincirleri ve şoke eden gelişmelerlerle başa çıkmaya çalışırken, girdi maliyetlerinde keskin artış ve genel iş faaliyetlerinde de yavaşlama olduğunu göstermişti.
Petrol fiyatları düşmüş ve küresel bir enflasyon şokunun tehdidi azalmış olsa da, tehlike tümüyle henüz ortadan kalkmış değil.
Enerjide dışa bağımlı Avrupa'da açıklanmaya başlanan birinci çeyrek bilançoları, havayolu şirketlerinin, perakendecilerin ve imalatçıların kârları üzerinde baskı oluşturabilecek bir belirsizlikle boğuştuğunu gösteriyor.
Net enerji ihracatçısı olan ABD ise bu durumdan nispeten etkilenmese de, artan yakıt fiyatlarının yarattığı etkilerden bütünüyle muaf değil.
Gelecek hafta açıklanacak satın alma yöneticileri endeksi (PMI) verileri yatırımcıların radarında olacak.
Japonya, İngiltere, Yeni Zelanda ve Kanada'nın gelecek hafta açıklayacakları enflasyon rakamlarının da pek iç açıcı bir tablo çizmesi beklenmiyor.
4. Asya da petrol sıkıntısını hissediyor
Gelişmekte olan Asya ülkelerindeki merkez bankaları da bu petrol sıkıntısını hissedecek.
Çin, gelecek hafta Pazartesi kredi ana faiz oranını (LPR) açıklayacak. Ancak analistler, ekonominin ivme kazanmasıyla birlikte Çin Merkez Bankası'nın (PBOC) yıl sonuna kadar bu oranı sabit tutmasını öngörüyor.
Ortadoğu'daki çatışmalar nedeniyle, Çinli şirketlerin kârı ve dış talepleri olumsuz etkilendi. Bu nedenle büyümenin yavaşlaması beklense de, Asya'nın en büyük ekonomisi olan Çin yine de birçok ülkeden daha iyi durumda.
Öte yandan Endonezya Merkez Bankası gelecek hafta Çarşamba günü bir toplantı düzenleyecek.
Ülkenin merkez bankasının son zamanlarda rekor düşük seviyelere gerileyen Endonezya rupisinin iktidarını sağlamaya çalışması bekleniyor.
Öte yandan, gelecek hafta Perşembe günü Filipinler Merkez Bankası da toplantı düzenleyecek. Banka, Mart ayında enflasyonun hızlanarak hedef aralığını aşmasının ardından durumun yayılabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.
5. TCMB'nin faiz kararı
TCMB, Çarşamba günü ortodoks politikalara bağlılığının sınandığı, son yıllardaki en önemli toplantılarından birisini gerçekleştirecek.
Türkiye, enerji ithalatına bağımlılığı sebebiyle İran savaşından en çok etkilenen ülkelerden biri oldu. Türkiye, geçen ay TL'nin değerini korumak için rezervlerinden neredeyse 50 milyar dolar harcadı ve kredi not görünümü düşürülen birkaç ülkeden biri oldu.
TCMB'nin önümüzdeki haftaki kararında Ortadoğu'da kalıcı bir ateşkes sağlanıp sağlanamaması da belirleyici olacak. Ancak ekonomistler bugün için yıl sonunda Türkiye'deki enflasyonun %30'a yakın seviyede oluşmasını beklediğinden JPMorgan ve Bank of America gibi bankalar, politika faizinin yeniden 300 baz puan yükseltilerek %40'a çıkarılacağını öngörüyor.