Instagram’a 'bağımlılık' davası: CEO Mosseri suçlamaları reddetti

PAYLAŞ
  • Meta’ya karşı açılan ve 1.500’den fazla benzer dava için emsal niteliği taşıyan davada, Instagram CEO'su Adam Mosseri ifade verdi.
  • Mosseri, kullanıcıların platforma “klinik olarak bağımlı” hale geldiği iddiasını kabul etmedi.
Instagram’a 'bağımlılık' davası: CEO Mosseri suçlamaları reddetti

Instagram’ın bağlı olduğu Meta, ABD’nin Los Angeles kentinde görülen kritik bir davada hakim karşısına çıktı. Davanın merkezinde, sosyal medya platformlarının çocuk ve gençlerin ruh sağlığına zarar verip vermediği sorusu yer alıyor.

Dava, şu anda 20 yaşında olan ve kamuoyuna “Kaley” adıyla yansıyan bir genç kadının açtığı tazminat talebiyle başladı. Davacı taraf, Instagram ve YouTube gibi platformların genç kullanıcıları bilinçli şekilde “bağımlı kılacak” özellikler geliştirdiğini ve bunun psikolojik zarara yol açtığını öne sürüyor.

“Klinik bağımlılık olduğuna inanmıyorum”

Instagram CEO'su Adam Mosseri, duruşmada verdiği ifadede, kullanıcıların platforma “klinik olarak bağımlı” hale geldiği görüşünü reddetti.

Mosseri, Instagram kullanımını, “kişinin kendini iyi hissetmeyeceği kadar uzun süre televizyon izlemesine” benzetti. “Bağımlılık” kavramı yerine “sorunlu kullanım” ifadesini tercih eden Mosseri, bu durumun kişiden kişiye değişebileceğini savundu.

Davacı avukatı Mark Lanier’in, genç kadının bir gün içinde 16 saatten fazla Instagram kullandığını hatırlatması üzerine Mosseri, bu tabloyu “sorunlu kullanım gibi göründüğü” şeklinde değerlendirdi.

Meta: Sorunlar sosyal medyadan önce başladı

Meta’nın savunma ekibi, davacının yaşadığı psikolojik sorunların sosyal medya kullanımından değil, çocukluk dönemindeki ailevi zorluklardan kaynaklandığını öne sürdü.

Şirket avukatları, davacının sosyal medya kullanmaya başlamadan önce de ciddi ruhsal problemlerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu nedenle platform tasarımının doğrudan zarar verdiği iddiasının temelsiz olduğu savunuldu.

“Güzellik filtresi” tartışması

Duruşmada, Instagram’daki yüz hatlarını değiştiren “güzellik filtreleri” de ayrıntılı biçimde ele alındı.

Davacı taraf, 2019 yılına ait şirket içi yazışmaları mahkemeye sunarak, Meta yöneticilerinin bazı filtrelerin genç kızlarda “vücut dismorfisi” riskine yol açabileceği yönünde uyarıldığını iddia etti.

Mosseri ise estetik cerrahiyi teşvik eden filtrelerin yasaklandığını ancak burun incelten ya da dudak dolgunlaştıran filtrelerin tamamen kaldırılmadığını kabul etti. Bu kararın, platformun rekabet gücünü koruma amacıyla alındığını ifade etti.

Mosseri, Instagram’ın genç kullanıcı grubundan diğer yaş gruplarına kıyasla daha az gelir elde ettiğini söyledi. Bu nedenle gençleri hedef almanın kâr maksimizasyonu amacı taşımadığını savundu.

Duruşmada ayrıca Mosseri’nin yıllık gelirinin prim ve hisse bazlı ödemelerle birlikte 20 milyon dolara kadar çıkabildiği gündeme geldi. Davacı taraf, üst yönetimin kararlarının şirketin piyasa değerini artırma motivasyonuyla şekillenmiş olabileceğini öne sürdü.

“Sonsuz kaydırma” ve dopamin tartışması

Davacı avukatları, Instagram’daki “sonsuz kaydırma” özelliği ile “beğeni” butonunun genç kullanıcılar üzerinde kimyasal ödül mekanizması yarattığını savundu. Bu özelliklerin dopamin etkisi üzerinden kullanıcı bağlılığını artırdığı iddia edildi.

Meta ise ürün tasarımının kullanıcı deneyimini geliştirmeye yönelik olduğunu, bağımlılık yaratma amacı taşımadığını belirtti.