Dünya Ekonomik Forumu'ndan 2026 raporu: 'Küresel işbirliği baskı altında ama ayakta'
- Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel İşbirliği Barometresi, artan jeopolitik gerilimler ve çok taraflı kurumlar üzerindeki baskılara rağmen küresel işbirliğinin tamamen çözülmediğini ortaya koydu.
- Rapora göre işbirliği seviyesi son yıllarda büyük ölçüde sabit kalırken, geleneksel çok taraflı mekanizmaların yerini daha küçük, esnek ve hedef odaklı ülke grupları ile yeni işbirliği modelleri almaya başladı.
Dünya Ekonomik Forumu (The World Economic Forum-WEF), McKinsey & Company işbirliğiyle hazırladığı Küresel İşbirliği Barometresi 2026 raporunu yayımladı. Ticaret ve sermaye, yenilik ve teknoloji, iklim ve doğal sermaye, sağlık ve refah ile barış ve güvenlik olmak üzere beş temel alanda küresel işbirliğinin değerlendirildiği rapor, artan jeopolitik gerilimlere ve çok taraflı kurumlar üzerindeki baskılara rağmen küresel işbirliğinin tamamen çözülmediğini ortaya koydu.
Rapora göre küresel işbirliği seviyesi son yıllarda büyük ölçüde değişmezken, işbirliğinin yapısı köklü biçimde dönüşüyor. Geleneksel çok taraflı mekanizmalar zayıflarken, daha küçük, çevik ve hedef odaklı ülke grupları ile bazı şirketlerin de dahil olduğu yeni yapıların küresel işbirliğinin sürdürülmesinde kritik rol oynadığı vurgulanıyor. Özellikle ulusal çıkarlarla örtüşen alanlarda işbirliğinin daha güçlü ilerlediği belirtiliyor.
Ticaret ve sermayede yatay seyir
Rapora göre ticaret ve sermaye alanındaki işbirliği, 2019 seviyelerinin üzerinde kalmasına rağmen durgun bir görünüm sergiliyor. Mal ticareti hacmi küresel ekonomiye kıyasla daha yavaş büyürken, ticaret akışları giderek daha uyumlu ülkelere yöneliyor. Küresel ticaret sistemi artan engellerle karşı karşıya kalırken, Yatırım ve Ticaretin Geleceği Ortaklığı (FIT) gibi girişimler üzerinden küçük ülke grupları arasında işbirliği öne çıkıyor.
Teknoloji ve inovasyonda ivme
Yenilik ve teknoloji alanında ise işbirliğinin arttığına dikkat çekiliyor. Bilgi teknolojileri hizmetleri ve yetenek akışları yükselirken, uluslararası internet bant genişliği Covid-19 öncesine kıyasla dört katına çıktı. Buna karşın ABD ve Çin başta olmak üzere birçok ülkede kritik teknolojiler ve bilgi akışlarına yönelik kısıtlamalar genişledi. Raporda, tüm bu sınırlamalara rağmen yapay zeka, 5G altyapısı ve ileri teknolojilerde uyumlu ülkeler arasında yeni işbirliği formatlarının ortaya çıktığı vurgulanıyor.
İklim ve doğal sermayede artış hedeflerin gerisinde
İklim ve doğal sermaye alanında işbirliği artış gösterse de küresel hedeflerin gerisinde kalmaya devam ediyor. Temiz enerji teknolojilerinin yayılımı 2025 ortasında rekor seviyelere ulaştı. Güneş, rüzgar ve elektrikli araç yatırımlarının yaklaşık üçte ikisi Çin kaynaklı olurken, diğer gelişmekte olan ülkeler de yatırımlarını artırdı. Çok taraflı iklim müzakereleri zorlaşırken, Avrupa Birliği ve ASEAN gibi bölgesel gruplar, enerji güvenliği ile karbon salımının azaltılmasını birlikte ele alıyor.
Sağlıkta görünürde istikrar, derinde kırılganlık
Sağlık ve refah alanındaki işbirliği genel olarak sabit kaldı. Covid-19 sonrası sağlık göstergelerindeki iyileşme bu istikrarı desteklerken, rapor artan kırılganlığa dikkat çekiyor. Çok taraflı kuruluşlar üzerindeki baskılar nedeniyle sağlık yardımları ve kalkınma destekleri ciddi biçimde azalırken, bu durumun özellikle düşük ve orta gelirli ülkeleri olumsuz etkilediği belirtiliyor.
Barış ve güvenlikte sert gerileme
Barometreye göre en büyük düşüş barış ve güvenlik alanında yaşandı. Tüm göstergeler pandemi öncesi seviyelerin altına inerken, çatışmalar arttı, askeri harcamalar yükseldi ve çok taraflı kriz çözüm mekanizmaları yetersiz kaldı. 2024 yılı sonu itibarıyla dünyada zorla yerinden edilen kişi sayısı 123 milyon ile rekor kırdı. Raporda, artan baskıların aynı zamanda bölgesel barış gücü mekanizmaları gibi yeni işbirliği arayışlarını da tetiklediği ifade ediliyor.
“İşbirliği şekil değiştiriyor”
WEF Başkanı ve CEO’su Borge Brende, “Son on yılların en belirsiz dönemlerinden birinde işbirliği dayanıklılığını koruyor. Bugün işbirliği farklı bir biçimde karşımıza çıksa da ekonomik büyüme, sorumlu inovasyon ve küresel risklere hazırlık için vazgeçilmezdir” dedi.
McKinsey Küresel Yönetici Ortağı Bob Sternfels ise liderlerin sınır ötesi işbirliğini yeniden tasarladığını belirterek, işbirliğinin farklı ortaklar ve yapılarla da olsa kritik küresel önceliklerde sonuç üretmeye devam ettiğini söyledi.
Davos 2026’ya giderken
Raporda, ülkelerin işbirliği biçimlerini yeniden yazdığına dikkat çekilerek yeni ticaret anlaşmaları, standart ittifakları ve kamu-özel sektör ortaklıklarının öneminin artacağı vurgulanıyor. WEF, etkili ve sürekli diyalogun küresel işbirliğinin temel koşulu olduğunu belirtirken, WEF’in 56. Yıllık Toplantısı’nın 19–23 Ocak 2026 tarihlerinde İsviçre’nin Davos-Klosters kentinde “Diyalog ruhu” temasıyla düzenlenmesi bekleniyor.
Üçüncü yılına giren Küresel İşbirliği Barometresi, beş temel alanda toplam 41 gösterge üzerinden küresel işbirliğinin seyrini ölçüyor.

