Kişisel veriler nasıl paraya dönüşüyor? Dijital ekonominin görünmeyen kaynağı

PAYLAŞ
  • İnternette attığınız her adım kişisel veri üretiyor. Al Jazeera'da kaleme alınan bir analize göre, bu verilerin tek başına belirli bir parasal değeri bulunmasa da analiz edilerek reklamdan ürün geliştirmeye kadar birçok alanda ekonomik değere dönüştürüldüğü aktarıldı.
Kişisel veriler nasıl paraya dönüşüyor? Dijital ekonominin görünmeyen kaynağı

Günlük internet kullanımı sırasında üretilen kişisel veriler, dijital şirketler için önemli bir ekonomik kaynağa dönüşürken, bu verilerin tek bir parasal değeri bulunmuyor. Asıl değerin, verilerin toplanması, analiz edilmesi ve ticari kararlara dönüştürülmesiyle ortaya çıktığı vurgulandı.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekle

Al Jazeera'nın analizine göre bir ürün aramak, video izlemek, bir internet sitesini ziyaret etmek veya konum paylaşmak; arama geçmişi, konum, kullanılan cihaz ve alışveriş tercihleri gibi çok sayıda verinin oluşmasına yol açıyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'ne (OECD) göre verilerin değeri,nasıl oluşturulduğu, paylaşıldığı, kullanıldığı ve yönetildiğine bağlı olarak değişiyor. Bu nedenle bir kişinin verilerine sabit bir dolar değeri biçmek mümkün olmuyor.

Veriler nasıl paraya dönüşüyor?

Şirketler büyük veri kümelerini analiz ederek tüketici davranışlarını anlamaya, ürünlerini geliştirmeye, talebi tahmin etmeye ve daha hedefli reklamlar sunmaya çalışıyor.

Yapay zekanın yaygınlaşmasıyla verilerin önemi daha da artıyor. Çünkü şirketler yalnızca kullanıcının doğrudan verdiği bilgileri değil, davranışlarından çıkarılabilecek sonuçları da analiz edebiliyor.

Yapay zeka ve dijital dönüşüm uzmanı Hani el-Batş, verilerin artık tek başına bir kayıt olmaktan çıkarak kapsamlı bir "dijital parmak izi" oluşturduğunu belirtiyor.

Verilerin satılması şart değil

Veri ekonomisinin yalnızca kişisel bilgilerin üçüncü taraflara satılmasından ibaret olmadığı vurgulanıyor.

Şirketler verileri kendi bünyelerinde kullanarak müşteri davranışlarını analiz edebiliyor, ürünleri geliştirebiliyor, fiyatlandırma ve reklam stratejilerini değiştirebiliyor.

ABD'de Federal Ticaret Komisyonunun (FTC) Avast ve bazı veri aracılığı şirketlerine yönelik işlemleri ise konum ve tarama verilerinin hassas bilgileri ortaya çıkarabilecek şekilde kullanılabildiğini gösteriyor.

FTC'nin Avast hakkında 2024'te aldığı kararda şirkete web tarama verilerini reklam amacıyla satma veya lisanslama yasağı getirilirken 16,5 milyon dolar ödeme yükümlülüğü de getirildi.

Reklam pazarı veri ekonomisinin büyüklüğünü gösteriyor

ABD'de internet reklam gelirleri 2025'te yüzde 13,9 artarak 294,6 milyar dolara ulaştı. Bu rakam doğrudan kişisel verilerin değeri anlamına gelmese de verilerin ve analizlerin önemli bir parçasını oluşturduğu dijital ekonominin büyüklüğünü gösteriyor.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da dijital reklam harcamalarının da 2025'te 8,18 milyar doları aştığı ve yıllık bazda yaklaşık yüzde 17,8 arttığı bildiriliyor.

Sağlık verileri stratejik bir kaynağa dönüşüyor

Verilerin ekonomik değeri, sağlık alanında daha belirgin hale geliyor. ProPublica'nın bir araştırmasına göre ABD'nin Uganda ile yaptığı sağlık anlaşmasında, ülkenin 9 sağlık veri sistemine 7 yıl boyunca erişim öngörülüyor. Buna karşılık Uganda'ya 5 yılda 1,7 milyar dolara kadar yardım sağlanması planlanıyor.

Araştırmada, Kenya'da ise 1,6 milyar dolarlık yardım karşılığında 7 yıllık sağlık kayıtlarına erişim sağlanmasının gündeme geldiği aktarılıyor.

Bu örnekler, verilerin yalnızca mahremiyet konusu olmadığını, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir varlık haline geldiğini gösteriyor.

Peki verilerin sahibi kim?

Analize göre veri ekonomisindeki temel soru, "Kişisel verilerim ne kadar ediyor?" sorusundan çok, bu verilerden elde edilen ekonomik değerin kimin elinde toplandığı olarak öne çıkıyor.

Kullanıcı veriyi üretirken şirketler bu verileri topluyor, depoluyor ve analiz ediyor. Yapay zeka ise bu verilerden tahminler ve yeni bilgiler üreterek ekonomik değerin artırılmasına katkı sağlıyor.

Bu nedenle veri ekonomisinin geleceğinde; veriye kimin erişebildiği, nasıl kullanıldığı ve ortaya çıkan ekonomik değerin nasıl paylaşıldığı konularının daha fazla tartışılması bekleniyor.